Reklamsız Sözcü

Mehmet Ali Erbil: Otoriter değil sevgi dolu bir babayım

Ramazan ayının vazgeçilmez programı Çarkıfelek’le yeniden ekranlara dönüş yapan Mehmet Ali Erbil’le babalık ve özel hayatı üzerine keyifli bir sohbet yaptık. Erbil bu sırada eski eşleriyle ilgili şaşırtıcı detayları da ŞIK okurları için anlattı.
Edda SÖNMEZ
00:1117 Haziran 2016
Mehmet Ali Erbil: Otoriter değil sevgi dolu bir babayım
Ramazan ayının vazgeçilmez programı Çarkıfelek’le yeniden ekranlara dönüş yapan Mehmet Ali Erbil’le babalık ve özel hayatı üzerine keyifli bir sohbet yaptık. Erbil bu sırada eski eşleriyle ilgili şaşırtıcı detayları da ŞIK okurları için anlattı.

Mehmet Ali Erbil, Osmanlı terbiyesi almış bir babanın evladı. Babasıyla ilgili anılarını anlatırken hatıralarının merkezinde sevgisizlik yer alıyor. Belki de bu yüzden bulduğu her fırsatta çocuklarına vakit ayırıyor ve onlara olan sevgisini daha çok göstermek istiyor. Erbil'in geçmişe dair tek pişmanlığı ise erken yaşta evlenmek. Babalığın olgun yaşlarda idrak edilen bir durum olduğunu söyleyen Mehmet Ali Erbil'le evinde bir araya geldik. Bize oğlu Ali Sadi de eşlik etti.

Oğlu Ali Sadi Erbil ile...

– Babalar Gününüz kutlu olsun!
Teşekkürler. Annelik gibi olmasa da yine de çok kutsal bir görev babalık. Erkekler baba olunca anneler gibi pek dürtülerle hareket etmiyor. Düzgün bir baba olmak için erkeğin bence biraz daha kültürlü, eğitimli olması gerekiyor. Ben de babalık konusunda zaman içerisinde tecrübelendim.

– Kendi babanızı nasıl tanımlarsınız?
Babamda biz otoriterliği gördük ama sevgiyi ve şefkati pek göremedik. Sanatçı olmasına rağmen bizimki Osmanlı terbiyesi almış bir babaydı. İlişkimiz hep seviyeli ve ciddiydi. Mesela beni kucağına alıp sevdiğini hiç hatırlamam. Oysa ben hâlâ çocuklarımla birlikte uyuyorum, onlarla bolca vakit geçiriyorum. Galiba refleks olarak babamın yaptıklarının tam tersini yapıp, bize gösteremediği sevgiyi onlara vermeye çalışıyorum.

Mehmet Ali Erbil, babası Sadettin Erbil ile...

– Baba kelimesi sizin için ne ifade ediyor?
Baba idol, disiplin ve sevgi demek… Benim için her şey demek diyebilirim.

– Meslek seçme konusunda babanız size karıştı mı?

Babam çocuklarından bir tanesinin kendi mesleğini seçmesini çok istedi. O yüzden abimle ikimiz konservatuvar sınavlarına girdik. Abim kazanamadı ama ben kazandım. Babam çok mutlu oldu tiyatrocu olmamdan. Hatta tiyatroyu bırakmamı hiç istemedi.

– Babanızla ilgili geçmişte yaşadığınız ve hiç unutmadığınız bir fotoğraf karesi var mı?
Hiç böyle özel şeyler yaşamadık babamla. Sadece en son babamla birlikte bir filmde oynadık. Bu benim için çok önemli.

Üvey anne ve baba sendromu yaşadım

– Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?
Annem ile babam ben dört yaşındayken ayrıldığı için bize babaannem baktı. Annem ve babam ayrıldıktan sonra ikisi de evlenince ister istemez üvey anne ve üvey baba sendromu yaşadım. O dönem yaşadıklarım bana yol, su, elektirik olarak geri döndü. Bunların temelinde de anne ve baba sevgisini tam olarak yaşayamam vardı. Mesela, benim arkadaşım, dostum diyebileceğim bir insan yok çünkü çocukken üvey babam askeri doktor olduğu için şehir şehir gezerek büyüdüm. Hiçbir zaman arkadaşlığın ne olduğunu hissedemedim.

– İlk göz ağrınız Sezin'i kucağınıza aldığınızda neler hissettiniz?

Çok gençtim, o an ne hissettiğimi hiç hatırlamıyorum bile neredeyse. O zamanlar pek algılayamadım babalığın ne olduğunu. Baba olduğumu ancak olgunluk dönemimde anladım. Daha doğrusu en çok oğlum Ali Sadi doğunca baba olduğumu anladım. Çok şanslıyım ki bir de çok düzgün, problemsiz, sorunsuz çocuklarım oldu.

ÇOCUKLARIMI GENELDE ÖZGÜR BIRAKIRIM

– Kendinizi nasıl bir baba olarak tanımlıyorsunuz? Örneğin, kıskanç mısınız?
Arkadaş, dost bir babayım. Hiç kıskanç olmadım. Meslek seçimleri, eğitimleri olsun hep onları özgür bıraktım. Otoriter değil ama sevgi dolu bir baba oldum. Bu, çok daha değerli bence. Çünkü bu şekilde her fırsatta onlara sevgimi gösterebiliyorum.

– Baba olduktan sonra hayatınızda neler değişti?

Onların büyüdüğünü ve geliştiğini görmek, onlara yeni bir şeyler öğretmek bana haz veriyor. Böylece ruhumun geliştiğini hissediyorum.

Erkeklik şiddet uygulamakla olmaz

– İki tane kız çocuk yetiştiriyorsunuz ve ülkenin kadına bakış açısı ortada. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Eğer kadın kendi ayakları üstünde duruyorsa, kişiliği olgunlaşmışsa, eğitimliyse şiddet görmesi çok zor. Ancak şu da bir gerçek ki, yine de ülkemizde var bu potansiyel. Erkeklerin egemen olduğu bir toplumda yaşadığımız için ister istemez şiddet de oluyor. Ama bu konuda kızlarıma güveniyorum; kendilerini ezdirmezler. Ama tabii ki öyle bir şey olduğunda baba olarak devreye girerim ve damada dersini veririm. Erkeklik şiddet uygulamakla olmaz.

– Hayatta kızlarınızdan beklediğiniz en önemli şey ne?

Doğru, dürüst, namuslu ve çalışkan olmaları. Bizim onlara bıraktığımız mirası daha da ileri götürmeleri. Toplumda sevilip sayılsınlar, hayata karşı net bir çizgileri ve duruşları olsun. Kızlarıma bırakabileceğim en büyük ve değerli miras bunlar.

Ali Sadi benim olamadığım kadar cool

– Oğlunuzla ilişkiniz nasıl?
Ali Sadi ile aramız çok ciddi. Arıyorum, telefonu açıyor ve “Ne oldu?” diyor. “Oğlum sadece aradım” diyorum. “Bir şey mi oldu?” diye cevap veriyor. O çok cool oysa ben hiç öyle değildim. Yeni nesil çocukların özgüveni yerinde. Biz ezik büyüdük. Ailede, poliste, eğitimde baskı gördük.

– Çocuklarınızın sizin izinizden gitmesini istiyor musunuz?

Hiçbir çocuğumun sanata karşı hevesi yok. O yüzden Yasmin'in oyuncu olmak istemesi bana sürpriz oldu. Annesini de (Nergis Kumbasar) ekranda görünce birdenbire dedi ki, “Annem de, babam da oyuncu. Ben niye olmayayım?” Şimdi bu konuda eğitim alıyor ve teklifler geliyor. Ünlü bir anne-babanın çocuğu olduğu için bu çok doğal.

– Yasmin magazine konu olunca kızıyor musunuz?

Tabii ki birazcık uyarıyorum. Ünlü bir anne-babanın çocuğu olduğu için kızım daha çok ilgi çekiyor; o yüzden biraz dikkat etmesini istiyorum.

Hediyelerimi boşanma günlerinde alıyorum

– Çocuklarınız size en son hediye olarak ne verdi? Nasıl hissetiniz o an?
Ayakkabı. Valla pek duygulanmadım (Gülüyoruz). Çocuklarım beni hiç hediyesiz bırakmaz Babalar Günü'nde. Ben de annelerini bırakmam hediyesiz.

– Hâlâ eski eşlerinize hediye alıyor musunuz?
Tabii ki alıyorum. Doğum günleri var. Allah'tan evlilik yıldönümlerini es geçiyoruz. Onun yerine boşanma günlerinde alıyorum hediye. Fakat iyi günümde, de kötü günümde de hepsi yanımda.

 Mehmet Ali Erbil ve Nergis Kumbasar boşandıktan sonra iki yakın arkadaş oldu.

Tüm eşlerimi 30'uncu yaşlarını görmeden boşadım

– Hayata dair pişmanlıklarınız var mı?
Muhakkak vardır ama ben keşkelerimle, hatalarımla, başarılarımla Mehmet Ali'yim. İnsan hayatında birçok hata yapıyor ama yanlışlarımızla yoğuruluyor ve büyüyoruz. Tek pişmanlığım çok erken, 22 yaşında evlenmiş olmak çünkü erkek çok geç olgunlaşıyor. O yaşta hiçbir şeyin bilincinde olamıyorsunuz. Oysa ben tüm eşlerimi 30'uncu yaşlarını görmeden boşadım.

Son güncelleme: 11:0317.06.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet