Reklamsız Sözcü

Normal yaşantınıza devam edin

Terörün etkisini artırdığı bugünlerde, korkuyla yaşamak yerine normal yaşantıya devem etmek gerekiyor
07:2223 Mart 2016
Normal yaşantınıza devam edin
Terörün etkisini artırdığı bugünlerde, korkuyla yaşamak yerine normal yaşantıya devem etmek gerekiyor

Terörün yarattığı korku ve tedirginlik insanların günlük hayatını oldukça etkiliyor. Tıpkı bugünlerde yaşadığımız güvensizlik hissinin, sokakları, toplu taşıma alanlarını, caddeleri boşalttığı gibi… Ancak uzmanlar zor olsa da eski hayatımıza devam etmemiz, çocuk çocuk dışarı çıkmamız gerektiği konusunda uyarıyor.

Son günlerde yaşanan terör saldırıları hepimizde korku, tedirginlik ve güvensizlik oluşturdu. Üsküdar Üniversitesi NP İstanbul Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mahir Yeşildal, terör saldırılarının toplumda tedirginlik, korku, umutsuzluk ve güvensizlik oluşturabileceğini söyledi.

ÇARESİZLİK HİSSİ YARATIYOR

Terör olaylarının sadece olaylara maruz kalan kişileri değil, toplumu da derinden etkilediğini belirten Dr. Yeşildal, şu değerlendirmelerde bulundu:
Terör olayları toplumda en çok çaresizlik hissi yaşatır. Bu tip toplumsal travmalar; sadece o travmaya maruz kalmış insanları değil bir karabasan gibi toplumun bütün kesimlerini etkiliyor. Bu karabasanın içerisinde maalesef en çok gördüğümüz şey çaresizlik hissi. İnsanların en temel duygularından biri güvende olma ihtiyacıdır. İnsanın olmazsa olmaz hiyerarşik sıralamasında yeme-içmeden sonra güvende olma ihtiyacı gelir.

PSİKİYATRİ POLİKLİNİKLERİNE BAŞVURU ARTIYOR

Terör olayları, saldırılar, savaşlar, deprem gibi olaylar bu güvende olma hissini ortadan kaldırıyor. Daha sonra bireyde başlayan çaresizlik, şaşkınlık, donakalmak, umutsuzluk, hiç kimseye güvenememe, kendi içine kapanma, uykusuzluk, en küçük ses geldiğinde irkilme, yüksek sesle biri konuştuğunda korkma, olayı rüyasında görme, kabuslarını yaşama, o olayı yeniden yeniden yaşama. Bu olaylardan sonra psikiyatri polikliniklerine başvurma oranı artıyor.

HAYATINIZA KALDIĞINIZ YERDEN DEVAM EDİN

Travmadan sonra üç temel semptomun ortaya çıktığını belirten Dr. Yeşildal, travmayla başa çıkmada en öncelikli durumun normalleşmeye dönmek olduğunu söyledi. Dr. Yeşildal, sözlerini şöyle sürdürdü:

Birincisi, yeniden yaşama belirtileri. İkincisi aşırı uyarılmışlık belirtileri. Üçüncüsü, kaçınma belirtileri. Kaçınmadan kaçınmak zordur. Daha önce patlama olmuş bir yere gitmek zordur. Bir riski göze alıp hareket etmek zordur ama nihayetinde eğer terör gruplarının böyle bir amacı varsa toplumsal olarak bu amacı da gerçekleştirmemek önemli. Mümkün mertebe normal yaşantıya devam edilmelidir. Zor da olsa kişinin uykusuna, yediği yemeğe dikkat etmesi gerekir. Zor da olsa kişinin çoluk çocuğu ile birlikte dışarı çıkması, toplumsal ilişkilerine devam etmesi gerekiyor. Aksi takdirde kronik ruhsal hastalıkların da kapısını açmış olabilir.

SİYASETÇİLERE ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR

Bu tip olaylara maruz kalmış kişilere yardım etmek gerekir. Hamasi birlik beraberlik söyleminden ziyade pratikte birlikte hareket etmek gerekiyor. Burada yöneticilere, siyasetçilere de önemli görevler düşüyor. Toplumun her kesiminin ötekileştirmeden, travmayı artırmadan yapıcı bir dil kullanılması gerekiyor. İnsanların da yaşadıkları ruhsal travma sonrasında psikiyatrik ya da psikolojik destek almaları gerekiyor.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet