Reklamsız Sözcü

Organik giysi ve kozmetikler güvenli mi?

Son yıllarda gelişen yeşil hareket ve ekolojik bilinç, gıda kadar giysi ve kozmetik alanında da tüketiciyi organik ürünlere yöneltiyor.
23:5422 Mart 2016
Organik giysi ve kozmetikler güvenli mi?
Son yıllarda gelişen yeşil hareket ve ekolojik bilinç, gıda kadar giysi ve kozmetik alanında da tüketiciyi organik ürünlere yöneltiyor.

Son yıllarda gelişen yeşil hareket ve ekolojik bilinç, gıda kadar giysi ve kozmetik alanında da tüketiciyi organik ürünlere yöneltiyor. Bu ürünlerin bazılarında ‘doğal',  bazılarında ‘yüzde 95 doğal',  bazılarında ise ‘yüzde 100 organik' yazıyor. İşte bu ürünleri satın alırken dikkat etmeniz gereken noktalar…

Organik ürün üretimi yeterince denetleniyor mu?

– Organik ürün üretiminde uyulması gereken birtakım kuralları var. Bu kurallara harfiyen uyulduğunu ve kuralların denetlendiğini söyleyebilir miyiz?
Hayır, ne yazık ki söyleyemiyoruz. Ürünün organiği için tüketicinin anlayabileceği kriterler saymaya çalışmamızın nedeni de bu. Organik tanımı insanlar tarafından konulmuştur, dolayısıyla esnetilmeye de son derece açıktır… Organik ürünler sertifikasyona tabidir ama denetlemesi çok zayıftır. Dolayısıyla da üretici kötü niyetliyse engelleyemezsiniz. Hatta daha ağırı, üreticinin kendi ailesi için ürettiği organik ürünleri ayrı tutması. Tarım ilacı satanların da, “Yemelik mi satmalık mı?” diye sorduklarını çok iyi biliyoruz. Ne var ki bunların hiçbiri, daha iyi bir ürünü aramak açısından engelleyici olmamalıdır. İnsanlar kendilerini “Organikler de ne kadar organik canım!” diyerek rahatlatmaya çalışırlar. Ama iki ürün arasındaki fark tahmin edebileceklerinden çok daha derindir.

Ucuz olanı tercih edenin çocuğu tüylenir…

Organik denen ürünler arasındaki farkı anlatmak için bir örnek vermek gerekirse yumurtayı ele alalım. Endüstriyel üretim sürecinde hayvan 40 santimetrelik kafeslere hapsedilir. Bu kafesin bir tarafından yem akarken, diğer tarafından bantla yumurta toplanır. Bu sistem elbette çok az işgücü gerektirir; hayvanın güneşten alması gereken ve yumurtanın sarısını veren maddeler de yem katkısı biçiminde sentetik olarak verilir. Ama bu yumurtanın ‘organik' olarak adlandırılan biçiminde de tavuğun en fazla 1-2 metrekare serbest dolaşma alanı mevcuttur ve sarıyı verecek yem katkıları da biraz daha kalitelidir. Bu durumda üretilen büyük boy organik yumurtanın 10 tanesi 3 lira 40 kuruş, anne-bebek yumurtası diye satılanın 4 tanesi 3 lira 25 kuruş ve standart yumurtanın 30 tanesi 7 liradır. Bu rakamlar bile işin kalitesinin ne kadar esnetilebileceğini açıkça göstermektedir. Özetle, GDO'lu yeme dayalı aşırı uyarılmış üretim yöntemi yumurtanın içeriğini de değiştiriyor. Dolayısıyla her halükarda daha iyisi tercih edilmek zorundadır; ucuz yumurta satın almayı tercih edenin çocuğu tüylenir ve erken yaşta adet görmeye başlar. Aşırı tüylenme olan iki çocuğu gözlemlediğimde gördüğüm, yumurta kesilince tüylenme de geçtiğiydi.

Ne tür giysileri tercih etmeliyiz?

– Sadece yiyip içtiklerimiz değil, üzerimize giydiklerimiz de birçok kimyasal işlemden geçiyor. Peki ne tür giysileri tercih etmeliyiz? Yeni trend organik giysiler… Bunlar da kimyasal işlem görmüyor mu? Güvenle giyilebilir mi?
İnsan yaşadığı sistemin bir parçasıdır. Biz ne kadar aksini düşünsek de derimiz aslında fazlasıyla geçirgendir, dolayısıyla cilde temas edenlerden de etkilenir. Ancak şunu da söyleyelim, bu alandaki endişe daha çok bebekler için geçerlidir çünkü bebek cildi daha geçirgendir. Dolayısıyla kıyafet seçimlerinde gerçek pamuk ve yün tercih etmek gerekir. Bu ürünlerin geçirdikleri kimyasal işlemlerinin detayını bilmiyorum ama elbette ki bu tür işlemlerden geçiriliyorlar. Özellikle bebekler için yapmamız gereken, satın alınan ürünlerin bir kez yıkanmadan kullanılmamasıdır. Zaman zaman tekstil ürünlerinde sağlığa zararlı boyaların kullanıldığını da duyuyoruz, dolayısıyla aynı prensip hep geçerli. Ürün ne kadar sentetik ve ucuz ise zararlı madde kullanılma olasılığı da o kadar fazladır. Hatta giyilen tişörtün beyaz olması da bir şey değiştirmez çünkü beyazlatma da ayrı bir kimyasal işlemle sağlanır…

Eviniz kimya fabrikası gibiyse dikkat!

Unutulmaması gereken bir diğer nokta da, ‘organik ürün' hassasiyeti gösteren bireylerin çoğunun evinin kimya fabrikası gibi olmasıdır. Bunu en çok temizlik maddelerinin tüketiminde görüyoruz, “Evi temizliyoruz” diyerek doğrudan kimyasala basmak yalnızca bizim ülkemize özgü bir yaklaşım. Yaptığım bir konuşma sonrası dinleyicilerle sohbet ederken bir hanım ayda beş litre çamaşır suyu kullandığını ifade etti. Bunun elbette çamaşır deterjanı, yumuşatıcısı, bulaşık deterjanı, kireç sökücüsü, parlatıcısı boyutu da var. Siz bu kadar kimyasal maddeyi evinizin içinde harcadıktan sonra tekstilin organiğini alsanız ne olur, almasanız ne olur… Tüketici farkında değil ama hepi topu 500 liralık bulaşık makinesi için kireç sökücüye “Aman borusu kireç tutmasın” diyerek binlerce lira ödüyorlar. Endüstri de bunun farkında ve aslında bulaşık makinesini kireç sökücüsü satmak için üretiyorlar.

Kozmetiğin organiği olur mu?

– Kozmetik ürünlerin de organiği çıktı. Bunlar ne kadar organik?
Karaköy'den geçiyorum; adam üç tekerlekli el arabasında sahlep satıyor ve ürün için organik yazmış. Bir yaklaşım trende dönüştüğü zaman hayatın her alanını etkisi altına alır. Bunun en iyi örneği de hijyendir. Gözle görünmeyen ve kolay anlaşılamayan bir şey vardır ama makbul hale gelmiştir. Bu durum organik kavramı için de geçerlidir. Oyuncaktan saç fırçasına kadar insana dair her şeyi ‘organik' olarak adlandırabilirsiniz. Bu özellik gözle görünmediğinden kolay kabullenilir. Aslında kozmetik ürünler doğrudan vücuda uygulandıklarından zaten doğala en yakın olmak zorundadır. Ama ‘organik' tanımı kulağa daha çekici gelir, ‘doğal' lafı biraz daha avamdır ve aynı etkiyi yaratmaz. Her ne olursa olsun bu tür ürünlerde en iyisinin tercih edilmesi en akıllıca seçimdir. Ama bundan da önemlisi, nasıl olsa organik diye tüketimin arttırılmamasıdır, zira organik de olsalar kimyasal bileşen içerirler. Çünkü ürün ne kadar organiğe kayarsa, bozulma olasılığı da o kadar artar. Dolayısıyla benzoik asit gibi bazı koruyucu maddeleri karıştırmak zorunda kalırsınız. Ama makul miktarlarda kullanımla bir sorun yaşanması olasılığı çok çok zayıftır.

BiTTi

 

 

 

 

Son güncelleme: 07:1023.03.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet