Reklamsız Sözcü

Reflü hangi hastalıklarla karıştırılıyor?

Sosyal yaşamı en fazla etkileyen hastalıklardan biri olan reflünün birçok çeşidi var. Bu yüzden belirtileri zaman zaman farklılık gösteren hastalık, kalp, kulak burun boğaz ve göğüs hastalıklarıyla benzer işaretler verebiliyor…
01:2127 Temmuz 2016
Reflü hangi hastalıklarla karıştırılıyor?
Sosyal yaşamı en fazla etkileyen hastalıklardan biri olan reflünün birçok çeşidi var. Bu yüzden belirtileri zaman zaman farklılık gösteren hastalık, kalp, kulak burun boğaz ve göğüs hastalıklarıyla benzer işaretler verebiliyor…

Sosyal yaşamı en fazla etkileyen hastalıklardan biri olan reflünün birçok çeşidi var. Bu yüzden belirtileri zaman zaman farklılık gösteren hastalık, kalp, kulak burun boğaz ve göğüs hastalıklarıyla benzer işaretler verebiliyor…

Reflü, geri akım anlamına geliyor. ‘Gastroösofageal reflü' ise mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması demek. Az miktarda reflü, özellikle yemeklerden sonra birçok kişide olmasına rağmen sürekli ve fazla olmadığı sürece sorun yaratmıyor. Reflünün hastalık olma hali ise bu sürecin sürekli hale gelmesi ve yemek borusuna hasar vererek yaşam kalitesinde bozulma yaratmasıdır. Kadıköy Şifa Sağlık Grubu Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Levent Eminoğlu, reflüyle ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı…

10

Gece öksürüklerine dikkat!

Hastalığa dair yakınmalar iyi anlaşılmalıdır. Klasik olarak ağza acı su gelmesi, yanma, gıda artıklarının geri gelmesi ve geğirme en belirgin şikayetlerdir. Birçok kişi ağzına acı su ya da gıda gelmediği sürece reflüsü olmadığını düşünür. Ancak reflü kendini pek çok değişik şekilde belli edebilir.  Örneğin; ‘laringofarengial reflü' denilen grupta klasik göğüs yanması ve gıdaların geri gelmesi hiç olmaz. Tüm yakınmalar kulak-boğaz hastalıklarındaki gibidir. Gıcık öksürüğü, boğazda takılma hissi, ses kısıklığı, kronik farenjit ve sinüzit, ses tellerinde nodül görülebilir. Erişkin dönemde ortaya çıkan alerjik astımın yüzde 70'inden ve gece öksürüklerinin önemli kısmından reflü sorumludur. Yani reflü, göğüs hastalıklarıyla da karışabilir. Reflü, mide fıtığıyla birlikte göğüste baskı, çarpıntı, nefes yetmeme hissi, sırta vuran ağrı yapabilir. Bu belirtileriyle de kalp hastalıklarıyla karıştırılabilir ve hastalar çoğu zaman kalp krizi geçirdiklerini zanneder.

İlaçla tedavi edilebilir mi?

Yeni başlamış reflüde eğer doktorunuz önerdiyse öncelikle asit baskılayıcı, yemek borusunu koruyan şuruplar ve mide boşalımını hızlandıran ilaçlar kullanılabilir. Bunun yanında;
– Asitli içeceklerden ve alkolden, özellikle de mayalı alkolden (kırmızı şarap ve bira gibi) uzak durmak,
– Acı, ekşi, kızartılmış gıdaları, kahveyi, turunçgilleri, domatesi, naneyi tüketmemek,
– Az ve sık yemek,
– Yatmadan iki saat önce katı gıda tüketimini kesmek,
– Fazla kilolardan kurtulmak ve dar kıyafetler giymemek yakınmaları azaltabilir. Eğer tüm bu önlemlere rağmen reflü yakınmaları devamlılık gösterir ya da ilaç bırakılmasıyla tekrar ederse girişimsel tedaviler düşünülmelidir.

7

Teşhisi kolay mı?

Reflü tanısının doğru bir şekilde konması için öncelikle doktorun hastanın öyküsünü çok iyi dinlemesi gerekir. Ancak yakınmalarda devamlılık varsa ‘gastroskopi' gereklidir. Gastroskopi işlemi, yemek borusunda hasar ya da hücresel değişim varlığı, mide fıtığı, midede başka bir sorun olup olmadığı konusunda emin olmamızı sağlar. Bunun dışında asit kaçışının biyokimyasal olarak belgelendirilmesi için yemek borusu hareket özelliklerinin ve alt büzücü kasın değerlendirilmesi gerekli olabilir.

Girişimsel yöntemler

Girişimsel tedaviler, reflünün kökenindeki asıl sorun olan mekanik bozukluğu onarmaya yönelik işlemlerdir. Mide kapağı endoskopik, laparoskopik ya da robotik olarak onarılabilir.

Endoskopik tedavi: Ağızdan girilerek yapılır. Son yıllarda birçok endoskopik yöntem geliştirildi ancak birçoğu da terk edildi. Şimdi endoskopik dikişle onarım yöntemini kullanıyoruz. Bu yöntem, üç santimin üzerinde mide fıtığı olan, yemek borusunda ileri düzey hasar ya da hücresel değişim oluşan, 18 yaşından küçük hastalarda önerilmiyor.
Laparoskopik onarım: Karından yapılan ancak karnın kesilmediği küçük deliklerle girilen bir yöntemdir. Başarı oranı ise yüzde 94 düzeyindedir. Bu tedavide onarım hastanın kendi dokusu kullanılarak yapılır. Hastanın sadece bir gece boyunca hastanede kalması yeterli olur.
Robotik onarım: Karın içinde yapılan onarım laparoskopide yapılan onarımın aynısıdır ama tekniği farklıdır.

Kimler için ameliyat şarttır?

– Yapısal kökenli yani mide fıtığına bağlı kronik reflüde altın standart laparoskopik onarımdır.
– Uzun süreli yakınması olan,
– 3 cm'den büyük fıtığı olan,
– İlaç kullanımıyla rahatlayan ancak ilacı bırakınca yakınmaları devam eden,
– Uzun süre ilaç kullanmak istemeyen,
– İlaca rağmen yakınmaları süreklilik gösteren,
– Yemek borusu dışı yakınmaları yani gıcık öksürüğü, ses kısıklığı, alerjik astım, gıdaların ya da sıvının geri gelmesi gibi yakınmaları olan,
– Yemek borusunda hücresel değişim oluşmuş olan hastalarda ameliyat gerekliliği vardır.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet