Reklamsız Sözcü

Rektum kanserinde hayat kurtaran öneriler

Hızla yaygınlaşan hastalığa karşı önlem almak mümkün…
01:1620 Mayıs 2016
Rektum kanserinde hayat kurtaran öneriler
Hızla yaygınlaşan hastalığa karşı önlem almak mümkün…

Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, aşırı kilo, zararlı alışkanlıklar, stres derken modern çağın korkulu rüyası kanser vakaları giderek çoğalıyor. Bazı kanser türleri ise artış hızıyla ayrıca dikkat çekiyor. İşte onlardan biri olan rektum kanseri…

Kalın bağırsağın yaklaşık son 12-16 santimlik bölümü rektum olarak adlandırılırken, bu bölümden kaynaklanan kötü huylu tümörler rektum kanseri olarak tanımlanır. Ülkemizde de son yıllarda hızlı artış bakımından ikinci sıraya yerleşen kolorektal (kalın bağırsak) kanserlerin bir türü olan rektum kanseri, kalın bağırsak tümörlerinden biraz daha tehlikeli seyrediyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilgi Baca, rektum kanserinin sinsi belirtilerini, risk faktörlerini ve tedavisindeki en yeni gelişmeleri ŞIK'a anlattı; hayat kurtaran önerilerde bulundu…

24

Hemoroit hastalığı maskeliyor!

Özellikle aşırı et tüketimi, yağlı gıdalara ağırlık verilmesi, sebze ve meyveyle lifli gıdaların az tüketilmesi rektum kanserine zemin hazırlıyor. Genetik faktörlerin yanı sıra ülseratif kolit gibi bazı hastalıklar ve başka kanserlerin tedavi yöntemleri de rektum kanserinin gelişmesinde rol oynayabiliyor. Rektum kanserinin bir handikapı, hemoroit hastalığının bu tehlikeli hastalığı maskeleyebilmesi. Zira rektum kanserinin en önemli belirtilerinden biri olan dışkıda kanamayı kişiler çoğu zaman hemoroide yorabilirken, dışkılama alışkanlığının değişmesinin aslında ölümcül sonuçlara yol açabilecek bir hastalığın sinyali olduğundan ise habersiz olabiliyor. Kolorektal kanserin belirtileri yerleştiği bölgeye göre farklılık gösteriyor.

22

Bu belirtileri ciddiye alın

Rektum kanserlerinde en sık belirti dışkılama alışkanlıklarında değişiklikler. Normalde günde bir kere dışkılayan birinin günde iki veya dört-beş günde bir dışkılaması, bu sırada tuvalette fazla zaman geçirmesi, dışkılama hissinin devamlı olması veya tuvaletini yaptığı zaman sanki bir daha tuvaleti varmış gibi hissetmesi ve kanama olması önemli belirtilerdir. Kişide bu belirtilerden herhangi birisi varsa mutlaka genel cerrahi bölümündeki bir uzmana muayene olmalı ve 50 yaşın üzerindeyse mutlaka kolonoskopi yaptırmalıdır. Bu şikayetler hemoroide yorulabildiğinden hemoroitle ilgili hastalıklar rektum kanserini maskeliyor. Gerek toplumda yeterli bilincin oluşmaması gerekse hastaların bu tür şikayetlerini doktora anlatmaya çekinmeleri nedeniyle çoğu zaman hastalığın teşhisinde geç kalınıyor. Hastaların yaklaşık yüzde 70-80'i, kanserin iki ve üçüncü evresinde bize geliyor. Yani bu süreçte hem tümör duvarı tutmuş hem de şüpheli lenf bezleri oluşmuş oluyor.

27

50 yaş sonrası kolonoskopi şart

Rektum kanserine en sık 50 yaş üzeri kişilerde rastlanıyor. Prof. Dr. Bilgi Baca, genetik hastalığı olmayanların şikayeti olsun ya da olmasın mutlaka 50 yaşından sonra kolonoskopi yaptırmaları gerektiğini vurgularken, “Eğer kolonoskopi sonucunda bir şey çıkmazsa ve ailesel nedenler yoksa, 10 yılda bir yaptırmak yeterli. Polip türü bir şey çıktıysa, polipektomi yapıldıktan yaklaşık beş yıl sonra eğer  kanserse ameliyattan bir yıl sonra kolonoskopi yaptırıyoruz. Ailede kolorektal kanser olmuş biri varsa, o kişide kanserin görüldüğü yaştan 10 yıl öncesinden itibaren kolonoskopi yaptırmaya başlamak gerekir” diyor.

26

Tedavide yeni yöntemler umutları arttırıyor

Son yıllarda teknolojideki hızlı gelişme ve hekimlerin konuyla ilgili artan tecrübesiyle hastalığın tedavisinde çok önemli yol kat edilmesi umutları arttırıyor. Artık ameliyatlar laparoskopik yani kapalı yöntemle hatta tam donanımlı robot yardımıyla da yapılabiliyor. Rektum cerrahisinde laparoskopik ameliyat son derece önemli rol oynuyor. Hastalara açık ameliyata göre çok önemli kazanımlar sağlıyor. Örneğin laparoskopik ameliyat olan hastalar daha az ağrı, daha az kanama ve daha küçük kesilerle birkaç gün içinde ayağa kalkıp kısa sürede işe başlayabiliyor, hastanede kalış süresi azalıyor, yara yeri enfeksiyonları, kesi yeri fıtık gelişme riski ve karın içi yapışıklıkları minimuma iniyor. Laparoskopik cerrahi günümüzde artık robot yardımıyla da yapılabiliyor. Robot kullanımı tamamen hastanenin şartlarına ve cerrahın deneyimine bağlı. Robotik cerrahi rektum cerrahisinde çok daha önem kazanıyor. Zira dar alanda daha yakından ve geniş görüş imkanı sağlarken, en ufak, en ince ayrıntıların bile görülmesini mümkün kılıyor.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet