Reklamsız Sözcü

Su Günü’ne su fakiri olarak giriyoruz

Prof. Dr. Demir: Dünya ciddi su kıtlığı ve su savaşları ile karşı karşıya
07:1522 Mart 2016
Su Günü’ne su fakiri olarak giriyoruz
Prof. Dr. Demir: Dünya ciddi su kıtlığı ve su savaşları ile karşı karşıya

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, 22 Mart Dünya Su Günü için yaptığı açıklamada dünyanın ciddi bir su kıtlığı ile karşı karşıya olduğunu belirtti.

SU SAVAŞLARI OLMADAN TEDBİR ALINMALI

Demir, özellikle ilköğretimden başlayarak çocuklar ve gençlerin su ve çevre bilinci öğretilmesi gerektiğini belirterek, “Toplumun tüm kesimlerine suyumuzun sınırlı olduğunu, su kaynaklarımızın her geçen gün ihtiyaçlarımızı karşılamada yetersiz kaldığını, dünyanın ciddi su kıtlığı ve su savaşları ile karşı karşıya olduğunu anlatmalı, bu günden tedbir alınmasını öğretmeliyiz” dedi.

Prof. Dr. Demir, bütün dünyanın suyun anlam ve önemini kavramaya başladığını dile getirdi. 1992 yılında Rio de Janerio’da düzenlenen BM Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda 22 Mart Dünya Su Günü ilan edildiğini ve her yıl farklı bir tema ile bütün dünyada bugünün kutlandığını hatırlatan Prof. Dr. Yusuf Demir, “2016 yılının ana teması su ve istihdam olan bu çalışmalarda, özellikle dünyamızın kuraklık ve kıtlıkla karşı karşıya kaldığı dönemde suyun bir canlı hakkı ve ihtiyacı mı olduğu, yoksa bir meta mı olduğu tartışılmaktadır” diye konuştu.

“SU YAŞAMIN ANA ÖĞESİ”

Günümüzde suyun bir canlı ihtiyacı ve hakkı olduğunun tartışılmaz bir gerçek olduğunu söyleyen Prof.Dr. Demir, “İçinde yaşadığımız evrende su yaşamın ana ögesi ve yaşamın kendisidir. Evrende yaşayan tüm canlıların vücudundaki tek taşıyıcı sudur. Su olmadan canlılarda bir birimi bir noktadan başka noktaya taşımak mümkün değildir. Bu nedenle 22 Mart dünya su gününden başlayarak küresel su politikalarına karşı halkımızı; Toplumsal öncelikli bir değer olduğunu, stratejik bir meta haline geldiğini, kamu mülkiyetinde ve kamu işletmeciliği denetiminde kalmak zorunda olduğunu, sadece ekonomik bir meta olarak ele alınamayacağını, küresel ticaret konusu yapılamayacağını, ülkeler arasında savaş konusu değil barış aracı olarak kullanılmasını sağlayacak ikili anlaşmaların ve ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini anlatmalı ve öğretmeliyiz” dedi.

BULUNDUĞUMUZ COĞRAFYA HASSAS BİR ÖNEME SAHİP

Prof.Dr. Demir, özellikle ilköğretimden başlayarak çocuklar ve gençlerin su ve çevre bilinci öğretilmesi gerektiğini ifade ederek, “Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafyanın bu anlamda hassasiyeti ve önemini, elimizdeki kaynaklardan başta Dicle ve Fırat olmak üzere komşularımızla ilişkilerimizi ve bizi bekleyen tehlikeleri kamuoyu ile paylaşmalı, toplumun duyarlı ve bilinçli hale getirilmesine çalışılmalıdır. Gelecek nesillere suyu bugünden taşımalıyız” dedi.

Son güncelleme: 07:1622.03.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet