Reklamsız Sözcü

Tahıllı gıdalardaki tehlike!

Tahıllar, özellikle buğday ve buğday ürünlerinden yapılmış besinler; kan şekeri düzeyini ve insülin seviyesini basit şekerden daha fazla yükseltiyor.
02:182 Ekim 2016
Tahıllı gıdalardaki tehlike!
Tahıllar, özellikle buğday ve buğday ürünlerinden yapılmış besinler; kan şekeri düzeyini ve insülin seviyesini basit şekerden daha fazla yükseltiyor.

Tahıllar, özellikle buğday ve buğday ürünlerinden yapılmış besinler; kan şekeri düzeyini ve insülin seviyesini basit şekerden daha fazla yükseltiyor. Bu yüzden; iç organlarda yağlanma göbeklilik, insülin direnci obezite ve diyabet gelişimini kolaylaştırıyor. Dolayısıyla kalp hastalıklarına da yol açıyor…

Şeker hastalığı ile tahıl özellikle de buğday tüketimi arasında belirgin bir ilişki olduğu; tahıl ürünlerinin yoğun olarak tüketilmesiyle birlikte dünyada şeker hastalığının görülmeye başlandığı ispatlanmıştır…
Tahılların endosperm bölümünde yoğun olarak kompleks karbonhidratlar bulunmaktadır. Buğdayın içerdiği karbonhidratların yüzde 75'i amilopektin (dallanmış glikoz zincirleri) yüzde 25 amiloz (düz glikoz zincirleri) şeklindedir. Amilopektin yapısındaki karbonhidratlar buğday dışında baklagillerde, patates ve muz gibi besinlerde de bulunmaktadır. Her besinde bulunan amilopektinin yapısı, sindirim ve emilim hızı birbirinden farklıdır. Buğday ve buğday ürünlerinde ayrıca lektin adı verilen protein bileşikleri vardır ve bu sorunlu protein bileşikleri insülin reseptörlerine bağlanarak, insülin direncine neden olurlar ve şeker hastalığı gelişimini kolaylaştırırlar. Lektin proteinleri ayrıca bir doyma hormonu olan leptin hormonuna direnç yaratarak, doyma hissini ortadan kaldırarak, obezite ve yağlanmaya yol açarlar. Tahıllar ve özellikle buğday ve buğday ürünlerinden yapılmış besin maddelerinin kan şeker düzeyini ve insülin seviyesini basit şekerden bile daha fazla yükselterek; iç organlarda yağlanma, insülin direnci, obezite ve diyabet gelişimini kolaylaştırdığı kanıtlanmıştır. Buğday ve buğday ürünleri ayrıca kanda bulunan küçük LDL partiküllerinin miktarını artırarak ve bunların oksitlenmesini kolaylaştırarak şeker hastalığı ile birlikte damar sertliğine, inmelere yol açabilirler.

DiĞER BiR SORUN: AGE OLUŞUMU

Tahıl ürünlerinin kan glikoz düzeyini artırarak ve insülin direncine neden olarak AGE oluşumuna (ileri glikasyon son ürünleri) neden olduğu bilinmektedir. Kanda ve dokularda artan glikoz; ortamdaki proteinli yapıtaşları ile birleşerek, glikoz-protein bileşiğini oluşturur. Geri dönüşümsüz olan bu atık, toksik bileşikler vücudun her tarafına yayılarak doku ve organların bozulmasına ve erken yaşlanmaya neden olur. Tahıllarla birlikte fruktoz, işlenmiş et ürünleri ve hayvansal diğer gıdalar da vücutta AGE oluşumunu artırırlar. AGE'ler kanser, böbrek yetersizliği, damar sertliği, ereksiyon bozukluğu, bunamaya yol açabilir.

69

KEMiK ERiMESiNi DE TETiKLiYOR

Başta buğday ve yulaf olmak üzere tam tahıllardan baskın bir beslenme tarzı vücutta asit birikimine neden olmaktadır. Kemiklerde bulunan kalsiyum ve fosfor, asidik saldırılara karşı kanın PH değerinin korumasına destek olurlar. Kemik ve dişlerdeki bu iki mineral, kanın PH değerini korumaya yönelik tampon maddelerdir. Tam tahılların ağırlıklı olduğu, bazik karakterde sebze ve meyvelerden fakir bir beslenme kemik sağlığını bozar. Sebze ve meyveler bazik karakterde (alkali) olduğu için kan PH'sını dengelerken, tahıllarla birlikte hayvansal proteinlerden zengin bir beslenme asidik karakterde bir beslenme tarzıdır ve sağlıksızdır. Kemik sağlığını korumak için sebze ve meyve ağırlıklı, tahılların ve hayvansal gıdaların azınlıkta olduğu bir beslenme rejimi son derece önemlidir. Tahılların neden olduğu göbek ve iç organlardaki yağ dokusunun salgıladığı sitokinlerin yol açtığı yangı hali de osteoporoza neden olur, kemik ve eklem sağlığını olumsuz etkiler. Tahıllarda bulunan fitatların; başta D vitamini, kalsiyum, magnezyum, fosfor gibi minerallerin emilimini azaltarak, lektin proteinlerinin de eklem dejenerasyonuna neden olarak kemik ve eklem sağlığının bozulmasına neden olabildikleri bilinmektedir.

68

BAĞIMLILIK YAPARAK iŞTAH AÇARLAR

Tahıllarda bulunan proteinler vücut için sorun yaratma potansiyeline sahip besinlerdir. Tahıllar insanoğlunun beslenme tarihinde nispeten yeni olan besinlerdir. İnsanın sindirim sisteminin anatomik ve fizyolojik yapısı, sindirim ve emiliminde önemli rol oynayan enzimatik yapısı tahılların sorunsuz olarak sindirim ve emilimini engellemektedir. Buğdayda yer alan gliadin proteinlerinin tam olarak enzimatik sindirimi mümkün olmadığı için 7 ve daha çok aminoasitten oluşan gliadin peptit zincirleri kana ve daha sonrada kan-beyin bariyerini aşarak beyin hücrelerine ulaşmaktadır. Bu peptit bileşikleri beyin hücrelerinin üzerlerinde var olan morfin reseptörlerine bağlanarak bir tür morfin etkisi yaratarak; kişide haz, mutluluk ve bağımlılık duygusuna neden olmaktadır. Buğday, arpa ve çavdarda bulunan gliadinlerin yanı sıra, tam tahıl ürünlerinde bulunan lektin proteininin de beyin hücrelerinde bulunan leptin reseptörlerini bloke ederek leptin direncine, obeziteye ve kronik hastalıklara zemin hazırlayabildiği bilinmektedir.

67

SEBZE VE MEYVE DAHA FAYDALI

Tahılların ortalama yüzde 14 kadarı, sebze ve meyvelerin ise yüzde 70-80 kadarı sudur. Tam tahıllar B ve E vitaminlerinden zengin, A ve C vitaminlerinden ise yoksundurlar. Tıpkı baklagiller gibi kompleks karbonhidratlardan zengindirler, yağ oranları son derece düşük ve bitkisel proteinleri içerirler. Tahılların içerdiği fitat ve lektin gibi proteinler genel sağlık açısından birçok olumlu etkileri olduğu gibi, antibesin işlevi de olan proteinlerdir. Sebze ve meyveler besin içeriği bakımından tam tahıllardan üstündürler ve tahıllarda bulunan her türlü besini fazlası ile barındırırlar. Tam tahıllar, asla sebze ve meyveler kadar besin değerine sahip değillerdir. Tam tahılların baskın olduğu, sebze ve meyvelerin geri planda olduğu bir gıda rejimi son derece sağlıksızdır. Tam tahıllar asidik, sebze ve meyveler ise alkalik karakterde besinlerdir.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet