Reklamsız Sözcü

Tecavüz suçunda cezalar caydırıcı mı?

Tecavüz suçu yaptırımlarının yeterliliğini ceza avukatları ile konuştuk.
Gizem ÖZLEN
14:1727 Ocak 2016
Tecavüz suçunda cezalar caydırıcı mı?
Tecavüz suçu yaptırımlarının yeterliliğini ceza avukatları ile konuştuk.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’un en işlek caddelerinden biri olan Bağdat Caddesi’nde 19 yaşındaki bir genç kız tecavüze uğradı. Genç kızı binanın arka bahçesine sürükleyip tecavüz eden zanlı ise evinde yakalandı.

Bu olayın ardından hukuki yaptırımlar konusu tekrar gündeme geldi. Peki bu durumda uygulanan yaptırımlar neler? Cezalar yeterli mi?

Bu sorunun cevabı hakkında konuşan Ceza Avukatı Metin Sinan Aslan, tecavüz konusunda ağır cezaların olduğunu ancak indirim durumlarının caydırıcılığı etkilediğini söyleyerek, “Uygulanan hukuki yaptırımlar aslında caydırıcı ancak indirim meselesinden dolayı caydırıcılıktan uzaklaşma oluyor. İyi hal ve tavırdan dolayı verilen indirimler cezaların cayrdırıcılığını etkiliyor. Cezalar aslında ağır cezalar özellikle çocuklara karşı uygulanan suçlar olduğunda çok daha yüksek cezalar veriliyor” dedi.

“HAKİMLER CEZALARIN YÜKSEKLİĞİNDEN ÇEKİNEBİLİYOR”

Aslan, “Çok yüksek cezalar mevzubahis olduğunda hakimler çekinebiliyor. Hatta hakimlerin çekinirliği onları beraata itebiliyor. Ancak hukuki cezalar göz önüne alındığında caydırıcılıkla ilgili bir problem yok. Başka bir problem ise ispatlamada ortaya çıkıyor. Ne yazık ki ülkemizde kadınlar olay anında konuşamıyor. Geç ifade etmesiyle de karşı taraftan gelen itirazlar ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu.

“TECAVÜZ EDENİN RUH SAĞLIĞI BOZUKTUR”

Başka bir ceza avukatından aldığımız görüşte ise avukat, tecavüz eden kişinin ruh sağlığına değinerek, “Tecavüz eden  kişi ruhsal olarak sağlıklı bir kişi değil. Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunun 108. maddesinde tıbbı tedaviye tabi tutulmak öngörülmüş ama bu hususta tedavi gören birine rastlamadığım gibi bununla ilgili bir alt yapının oluşturulduğunu da sanmıyorum. Ayrıca, tıbbi tedaviden kastedilen erkeğin cinsel isteğinin engellenmesi değil, kadınları cinsel obje olarak görmemeleri gerektiğini kafalarına sokmak şeklinde olmalı bence. Tabiki bu sadece  şuç işlendikten sonra yapılabilecek  bir eğitim veya tedavi yöntemi olmamalı . Daha çocukluktan bunun tedbiri alınmalı  bir anne ve babanın benim oğlum istediği kızla gezer tozar, kızdan veya eşinden ayrılırsa bu onun elinin kiri elini yıkar olay biter gider diye çocuklarını  yetiştirmemeli.” dedi.

TÜRK CEZA KANUNU’NDA YER ALAN MADDELER

Türk Ceza Kanunu’nda yer alan 102. ve 105. maddeler cinsel taciz ve cinsel suçlara yönelik maddelerdir.

TCK’nın 105. maddesi gereğince, “Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adli para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur”

Suçun;

a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

e) Teşhir suretiyle,
işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.

Cinsel taciz: Cinsel içerikli sözler, tavırlar, ısrarcı bakışlar, sarkıntılık ve dokunma gibi rahatsız edici davranışlardır.

Yine TCK’nın 102. maddesinin 1. fıkrasına göre,”Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.”

Aynı maddenin 2. fıkrası da şu şekildedir: “Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.”

Suçun;

a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından,

d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,

e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır.

(4) Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Cinsel suç: Tecavüz, cinsel taciz, zorla alıkoyma, namus adına gerçekleştirilen saldırı ve cinayetler, zorla evlendirme ve bekaret kontrolü gibi suçları içerir.

 

 

 

 

 

 

 

Son güncelleme: 10:0128.01.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet