Reklamsız Sözcü

Tüp bebekten önce bilinmesi gereken 5 önemli nokta

Tüp Bebek, Üreme İmmünolojisi ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Halit Fırat Erden anlatıyor…
01:3712 Mayıs 2016
Tüp bebekten önce bilinmesi gereken 5 önemli nokta
Tüp Bebek, Üreme İmmünolojisi ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Halit Fırat Erden anlatıyor…

Tüp bebek tedavisi, çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için popüler bir seçenek olmasına rağmen birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Bu nedenle anne adayının tedaviye başlamadan önce konuya dair tüm gerçekleri bilmesi çok önemli…

13

1- Önce doğurganlık testi (AMH) yaptırın
Kadın, hemen veya bir süre bekledikten sonra çocuk sahibi olmak istiyor olabilir. Her iki durumda da doğurganlık seviyesinin ne durumda olduğunu bilmesi iyi olacaktır. AHM adı verilen doğurganlık testi kadının yumurta rezervi hakkında bilgi verir. Sonuçları yüksek, orta ve düşük olarak derecelendirir. Tarama testine benzeyen AHM ile yumurtalık rezervinin ne kadar güçlü ve sağlıklı olduğu tespit edilir. Bu uygulama, kadının bilgilenmesi açısından iyi bir başlangıç olacaktır. Bir kadın eğer 33 yaşındaysa ve rezervi düşükse, yaşı ilerlediğinde yumurta rezervi daha da düşük olacaktır ve hamile kalması zaman geçtikçe zorlaşacaktır. Rezervi orta veya yüksek bir aralıkta ise her yıl bu testi yaptırıp düşük aralığa girdiğinde bir kadın doğum uzmanına danışması gerekir.

2- Her zaman ilk seçenek değil.
Birçok kadın çocuk sahibi olmak için ilk seçeneğinin tüp bebek tedavisi (IVF) olduğunu düşünür ancak kadın doğum uzmanları önce doğal yollardan hamile kalmaya çalışılmasını önerir. Yaş 30 ile 35 arasında ise en az altı ay doğal yollar denenmeli, eğer başarılı olunmuyorsa doktora danışarak tedavi kararı alınmalıdır. Doktor tüp bebek tedavisine başlamadan önce oral yolla veya enjekte edilen doğurganlık (fertilite) ilacı deneyecektir. Tabii ki AMH testinin sonucunun düşük çıkması veya kadının 40 yaşın üzerinde olması istisnai durumlardır. Eğer sperm sayısı düşükse doğrudan tüp bebek tedavisine başlanmalıdır. Kadının fallop tüplerinin tıkalı olması, tekrarlayan düşükler (üç veya daha fazla) veya bazı genetik hastalıklara sahip olması doğrudan tüp bebek tedavisine başlanmasını gerektiren başlıca nedenlerdir.

3- Genç yaşlarda daha iyi sonuç verir.
Tüp bebek tedavisinin daha çok ileri yaşlara yönelik bir seçenek olduğu düşünülür ancak bu yöntem erken yaşlarda daha etkili olur. Tüp bebek tedavisinin başarı oranı 30'lu yaşların başında yüzde 50 iken, 40'lı yaşlarda yüzde 20'dir. Sonuç olarak, bu tedavi yumurtaların yaşını değiştiremediği için tüp bebek konusunda erken karar vermek gerek.

4- Sabırlı olmak şart.
Tüp bebek konusunda en büyük yanılgılardan biri de hemen başarılı olmasını beklemektir. Çoğunlukla birkaç kez denenmesi gerekir. Ortalama olarak iki veya üç deneme olacaktır. Daha genç hastalarda bu sayı daha da az olabilir. İlk denemede hamile kalınmazsa ikincide büyük olasılıkla başarılı olunur. Ancak 40'lı yaşlardaysanız ortalama üç adet döngüsünde sonuç alabilirsiniz. Bu noktada önemli olan, her denemeden bir ders çıkartılması ve bir sonraki denemede bulunan sebebin çözümüne yönelik tedavi uygulanması olmalıdır. Çünkü bilim dünyası hızla doğurganlığa yönelik sorunların çözümünü bulmaya devam ediyor. Yakın geçmişteki bazı bilinmezler bugün çok daha rahat çözülebiliyor. Bugünkü bilinmezin de yakın bir tarihte çözülmesi yüksek bir olasılık. Çiftlerin tüp bebek tedavisi sürecinde ruh sağlığını koruması ve maddi imkanlarını da dikkate alması gerek. Bu arada çiftler en az bir ay, en çok da altı ay süreyle tüp bebek denemesini tekrarlayabilir.

11

5- Yüzde 100 başarılı değil.
Tüp bebek tedavisi hakkında bilmeniz gereken en önemli şey yüzde 100 başarılı olmadığıdır. Tedavi uzun sürebildiği gibi, maddi yönüyle zorlayıcı ve duygusal açıdan yıpratıcı olabilir ancak başarısızlıkla da sonuçlanabilir. Tedavi süreci boyunca çiftlerin denge yakalaması için egzersiz ve terapi gibi alternatif çıkış noktalarına yönelmeleri önerilebilir. Hamile kalma konusunda genetik nedenler gibi bazı faktörler kontrol edilemez. Tedavideki başarısız sonuçlar çoğunlukla çiftin düzeltemediği durumlardan kaynaklanır. Kadınların diyet ve egzersiz alışkanlıkları çok önemlidir. Ancak tedavinin başarısı açısından yaş çok önemlidir. Genetik denge de doğurganlık için çok önemlidir. Ya mükemmeldir ya da hamile kalmak için yeterli değildir. Tabiat ana, doğru olana karar verecektir…

TEDAVİDEN ÖNCE…

Özel bir beslenme programı uygulanmalı mı?
Bu konuya ilişkin kesin sonuç ortaya koyan bilimsel bir çalışma yoktur. Ancak çeşitli araştırmalar özellikle hamilelik planlamasına geçildiği dönemde Akdeniz tipi diyetle (yüksek oranda bitkisel yağlar, sebzeler, balık, baklagiller ve hafif atıştırmalıklar) beslenen kişilerde tüp bebek başarı oranlarının yükseldiğini ortaya koymuştur. Daha detaylı beslenme ve destek tedavileri ancak doktor gözetiminde olmalıdır.
Kilo vermek gerekir mi?
Kilosu fazla olan kadınların tüp bebek tedavisi öncesinde zayıflamasının tedavi sonucuna olumlu etkisi net olarak ortaya konmamıştır. Ancak kilonun ideal seviyede olması, tedavi süresinin kısalmasına, gereksinim duyulan ilaç oranının azalmasına ve tüp bebek yöntemiyle hamile kalındığı takdirde düşük yapma riskinin azalmasına yol açar. Ayrıca ideal kiloya gelmek, tedavinin sonucu dışında, hamilelik gerçekleştiğinde düşük ya da gebelik şekeri gibi sorunlara karşı faydalı olur. Bu noktada bilinmesi gereken; vücut kitle endeksi ölçümü yapılması gerektiği ve 25 -29 arası kilolu, 30'un üstü şişman olan hastaların risk altında olduğunun bilinmesidir. Şişmanlık hem gebeliğin hem de yumurtanın kalitesini olumsuz yönde etkiler.

Ortalama maliyeti nedir?

Tüp bebek tedavisinin maliyeti 10-15 bin TL arasında değişebilir. Bu rakam, genetik tarama, kullanılan ilaçlar ve destek tedavilere bağlı olarak değişkenlik gösterir.

YARIN: Anne olma şansını arttıran yöntemler

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet