Reklamsız Sözcü

Türkiye okumayı sevmeli

Türkiye ve Avrupa Güzeli Neşe Erberk şimdi de sosyal sorumluluk kraliçesi...
Yüksel ŞENGÜL
02:2717 Nisan 2016
Türkiye okumayı sevmeli
Türkiye ve Avrupa Güzeli Neşe Erberk şimdi de sosyal sorumluluk kraliçesi...

Neşe Erberk “Bugünü Herkese Kitap Vakfı önderliğinde dünyada bir ilk olan Kitap Hediye Etme Günü ilan ediyorum. Ülkemizde en önemli konu okumaktır. Bu da kitabı sevmekle olur” dedi.

Boğaz'ın hemen kıyısındaki Feriye Lokantası'nda buluştuk Neşe Erberk'le… Lara, Alin ve Selin isimlerindeki üçüz kızlarıyla olduğu kadar sayıları 32'yi bulan anaokullarıyla da gurur duyan Türkiye (1983) ve Avrupa Güzeli (1984) Erberk'le eğitimden kadınlarımıza ve güzellik tüyolarına kadar her şeyi konuştuk. Ama en önemlisi bugün ilk kez yaşanacak olan bir sosyal sorumluluk projesiydi. Sohbetimize de onunla başladık.

– Bugünün önemini en iyi sizden öğrenebiliriz…
Bugünü (17 Nisan Pazar) dünyada bir ilk olan Kitap Hediye Etme Günü ilan ediyorum. Sloganımız da “Benden sana, senden okuyan Türkiye'ye.”
– Sosyal sorumluluk projelerine destek oluyorsunuz…
Eğitim ve doğa olunca her sosyal sorumluluk projesine destek oluyorum. Bugün başlayacak olan projemizin amacı kitap okuma alışkanlığını kazandırmaktır. Bu yıldan itibaren her nisan ayının üçüncü pazarı Kitap Hediye Etme Günü olarak yaşanacak.
– Marka yüzü olduğunuz çamaşır deterjanı (Tursil) tanıtımında Türkiye'yi dolaşıp, kadınlarımızla konuşuyorsunuz.
Kadınlarımıza kariyer ve ev hayatını nasıl dengeli yürütmeleri gerektiğini anlatıyorum. Ünlüler, milyonlara hayat stilleriyle de örnek olmalılar. Her birey önce kendisine sonra topluma faydalı olmalıdır. Bunun için girişimcilik gerekiyor. Karşılaştığım kişilerin çoğunda cesaret yok. Onlara cesaret veriyorum.
– Türk kadını ne durumda?
Türk kadını ne yazık ki iyi durumda değil. Elbette her kadın kentlerdeki kadar şanslı değil. Umutları yavaş yavaş gelişiyor.
– Peki kadınlarımız neden bu durumda, teşhisiniz nedir?
Üstünüze alınmayın lütfen. Erkeklerin yüzünden Türk kadınlarının büyük bölümü hak ettikleri yerde değil. Anadolu'yu çok geziyorum ve öyle değerli, yaratıcı ve girişimci kadınlar görüyorum ki, çabaları gözlerimi yaşartıyor. Yıllar yılı baskı altında kalmışlar.
– Ne denilmiş onlara?
“Sen kadınsın, otur evinde” ya da “elinin hamuruyla erkek işine karışma” sözleriyle dışlanmışlar.
– Üç çocuk isteyenler var…
Üç çocuk isteyenler, sürü yaratmak isteyenlerdir. Biz, düşünen insan olsun istiyoruz.

Kızlarımın sayesinde gençleşiyorum

– Sizin üçüz kızlarınız var…
(Gülüyor). Kızlarım Lara, Alin ve Selin'le gurur duyuyorum. 16 yaşındalar, lise eğitimi alıyorlar.
– Üçüz annesi olmak avantaj mı dezavantaj mı?
Üç kız annesi olmak zenginliktir. Onlar beni besliyor. Çünkü, onları eğitmem için önce benim öğrenmem gerekiyor.
– Siz genç kızlığınızda voleybol oynadınız. Üçüzlerin spor tutkusu var mı?
Selin ile Alin voleybol oynamayı, Lara ise pinponu seviyor.
– Evde annelerine yardım ediyorlar mı?
Kızlarım çamaşırdan bulaşığa ve yemeğe kadar her işi yapabiliyor. Annem küçükken ev işini bana öğretmişti. Ben de bildiklerimi onlara aktarıyorum. Lara ile ben, evin temizlik cengaverleriyiz. Evde sürekli bir neşe ve hareketlilik oluyor. Kızlarım sayesinde gençleştiğime inanıyorum.
– Güzellik yarışmasına katılarak annelerinin yolundan yürümek isteyen var mı?
(Gülüyor). Benim güzellik yarışmasına katılmam, tamamen annemin isteğiyle olmuştu. Şimdi de anneanneleri olarak “Üçünüzü de ayrı ayrı güzellik yarışmalarına sokacağım” diyor. Ben de anneciğim, spor ve eğitimlerini sürdürmeleri bana göre yeterlidir karşılığını veriyorum. Annem güzelliğine düşkündür, bakımlıdır. Markete bile giderken makyajını yapar. Onunla gurur duyuyorum.

kraliçe oluşlarım tamamen annemin projeleriydi…

– 1983'te Türkiye, 1984'te ise Avrupa Güzeli olarak taç taktınız…
(Gülüyor) Ben annemin projesiyim. Annem ne derse yapan bir kız olduğum için kraliçe oldum.
– Güzelden güzellikten en iyi siz anlarsınız. Bir kadın en sağlıklı şekilde nasıl güzelleşir?
Bunun en kısa cevabı, mutlu kadın güzeldir. İstediğiniz estetiği, istediğiniz makyajı yapın, şayet mutlu değilseniz asla güzel görünemezsiniz.

filmcilere hayır dedim

– Siz neden oyunculuk yapmadınız?
Oyunculuk teklifi çok aldım. Hatta bir keresinde Fatma Girik'in kızı rolünü teklif ettiler. Bu teklif beni çok mutlu etmişti. Çok da severim Fatma Hanım'ı, seslerimiz de kısıktır, çok benzer. Kabul edemedim.
– Neden?
Eğitimini almadığım mesleği yapamam. Ben bildiğim işi yaparım. Hayalim hep iş kadını olmaktı. Önce stajlar yaptım, sonra gidip kendi reklam ajansımı kurdum.
– Eğitim konusunda çalışmalar yapıyorsunuz. Son durum nedir?
Şimdilik 32 anaokulu açtım. Bunun dokuzu İstanbul'da, diğerleri de ülkenin çeşitli bölgelerinde bulunuyor. Anaokulunun olduğu her yere bir de ilkokul açmayı planlıyorum. İlk adımı Etiler'de attık. Ayrıca orta okullar da açacağım. Eğitim konusunda hizmet vermek beni mutlu ediyor. Daha yapacak çok işim var eğitim konusunda, bu yüzden 120 yaşına kadar yaşayacağım (gülüyor).

Estetiğe karşı mısınız?
Hayır, estetiğe asla karşı değilim. Bir kadın psikolojik olarak rahatlayacaksa, mutlu olacaksa, estetik yaptırabilir. Henüz 20 yaşındaki kızların botoks yaptırmaları beni üzüyor, yüreğim sızlıyor.
Güzel, fit ve formda kalmanızın sırları…
Yaşımı asla saklamam, 52 yaşındayım. Yaklaşık 30 yıl önce bisikletten düştüm ve dizim ters döndü. Ameliyatlar oldum, dolayısıyla sürekli fizik terapi yaptırmam gerekiyor. Bu duruma en uygun olduğu için pilates yapıyorum. Güzel, fit ve formda kalmanın ilk şartı spor, ikincisi dengeli beslenme, üçüncüsü de huzurdur.

 

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet