Reklamsız Sözcü

Utanmak sizi kanserle yüz yüze getirebilir

50 yaşından itibaren görülme sıklığı artan rektum kanseri, hemoroitle benzer belirtilere sahip. Hastalar rektum kanserine dair belirtiler nedeniyle sorun yaşadıklarında genellikle utanıp, doktora gitmedikleri için teşhis gecikiyor. Bu durum da hayati risk yaratıyor...
02:0520 Ekim 2016
Utanmak sizi kanserle yüz yüze getirebilir
50 yaşından itibaren görülme sıklığı artan rektum kanseri, hemoroitle benzer belirtilere sahip. Hastalar rektum kanserine dair belirtiler nedeniyle sorun yaşadıklarında genellikle utanıp, doktora gitmedikleri için teşhis gecikiyor. Bu durum da hayati risk yaratıyor...

50 yaşından itibaren görülme sıklığı artan rektum kanseri, hemoroitle benzer belirtilere sahip. Hastalar rektum kanserine dair belirtiler nedeniyle sorun yaşadıklarında genellikle utanıp, doktora gitmedikleri için teşhis gecikiyor. Bu durum da hayati risk yaratıyor…

Kalın bağırsağın makata yakın ilk 12 cm'lik bölümüne rektum adı verilir ve bu bölümden kaynaklanan kötü huylu tümörlere rektum kanseri denir. Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Sezer Sağlam, rektum kanseri sıklığının 35 yaşından itibaren arttığına ve en fazla 50 yaşından sonra görüldüğüne dikkat çekerek, bu konuda önemli bilgiler verdi.

Kimler risk altında?

Rektum kanseri Batı dünyasında en sık rastlanan üçüncü kanser tipidir. Kalın bağırsak kanseri her yaşta görülmesine karşın hastaların yüzde 90'ından fazlası 40 yaş ve üzerindedir. Bu yaştan itibaren her on yılda risk yaklaşık iki katına çıkar. Ailesinde kalın bağırsak kanseri veya polipi bulunanlarda, ülseratif kolit hastalığı olanlarda bu risk artar.

Erken teşhisin önemi

Hastalık erken evrede saptandığında ameliyat öncesi radyoterapiye ve kemoterapiye gerek duyulmaz. Hastalığı erken evrede yakalamak için günümüzde, Dünya Sağlık Örgütü'nün de onay verdiği şekilde, 40 yaşından itibaren kolonoskopi ve gastroskopi standart olarak önerilir. Diğer bir önemli konu da kanama anında rektoskopi ve kolonoskopi yaptırılmasıdır. Erken dönemde tanı koyulan kanserlerde iyileşme oranı yüzde 80-90 arasındadır. İyi huylu poliplerin, yani et parçalarının zamanla kanserleşmesiyle oluşan kalın bağırsak kanserinin önlenmesi için poliplerin kanserleşmeden tanınması ve cerrahi yöntemlerle çıkarılması gerekir.

19

Belirtileri nelerdir?

Türk halkının tuvaletle ilgili sorunlarını anlatmasındaki zorluk nedeniyle ne yazık ki bazı problemler geç ifade edildiğinden teşhiste gecikmeler yaşanabilir. Bu konudaki en önemli belirti dışkılama şeklindeki değişikliktir. Buna tenesmus adı verilir. Tenesmus tuvalete gidip rahatlayamamaktır. İkinci en sık görülen bulgu ise makattan gelen kırmızı, taze kandır. Bu da hastalığın ilk belirtilerindendir. Bu iki belirtinin dışında önemli bir başka belirtisi yoktur fakat kişinin dışkılama alışkanlığındaki değişikliği fark etmesi uzun sürebilir. Kanama da Türk halkında ne yazık ki çoğu zaman hemoroit kaynaklı sanılır. Bundan dolayı da tanı aşamasında büyük bir gecikme yaşanır. Türkiye'de her yıl 4 bin civarında yeni vaka söz konusu olmaktadır.

1

Hangi yaş grubu tehlikede?

Kolon ve rektum kanserlerinde çoğu kanserde olduğu gibi 50 yaş üstü risk başlar ve 40 yaş altı risk azdır. 40 yaş altı hastaların oranı yüzde 5-7 arasındadır.  Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği beslenme biçimi dışında beslenmek de bu hastalığın oluşma sürecinde etkili rol oynamaktadır. Özellikle margarin tarzı, sanayi tipi, doymuş yağların kullanılmasının olumsuz yönde katkısı olduğu söylenmekte. İkinci önemli faktör ise sigara kullanımı. Burada bir etken tek başına sebep olmayabilir ama birkaç etken bir araya geldiğinde hastalık ortaya çıkabilir. Genetik de hemen hemen bütün kanserler için en önemli risktir. Eğer bir tümör 50 yaş altında birinde varsa, bu kişinin birinci derece yakınının da normal tarama yaşından 10 yaş daha alt yaşta taranması gerekir. Onun dışında antioksidan gıdaların alınmamasının yani çiğ meyve ve sebzelerin tüketilmemesinin hastalığa katkı verdiği söylenir. Fazla kırmızı et tüketiminin de rektum kanserine doğrudan katkı yaptığı biliniyor.

12

Ameliyat öncesi tedavi önemli

Ameliyat sonrasında hastalığın tekrar etme yüzdesi oldukça yüksek. Bu nedenle ameliyat öncesi mutlaka kemoterapi ve radyoterapinin birlikte olması gerekiyor. Burada iki önemli unsur var. Birincisi, hastalar makatlarının kurtarılmasını istiyorlar. Bu anlamda ameliyat öncesi tedavi iki-üç kat fazla fayda sağlıyor. Hekimler ise makatın kurtarılmasından ziyade hastalığın tekrarını önemsiyorlar. Bu nedenle tedavi biraz daha zorlaşabiliyor. Bu tedavi hem dışkılama yolunun karna açılması dediğimiz kolostomiyi azaltıyor hem de hastalığın tekrarını ciddi şekilde azaltarak doktorları memnun ediyor. Eğer ameliyat öncesi tedavi olursa hastalığın tekrarı yüzde 10'un altında, olmaz ise yüzde 25-40 civarında oluyor.

İşte korunma yolları…

Rektum kanserinden sadece beslenmeyi şekillendirerek korunmak yetmiyor. Zeytinyağlı Akdeniz diyeti yapmak gerek. Bu süreçte kırmızı etin uygun bir şekilde pişirilmesi, her gün 5 km yürünmesi hastalık riskini azaltıyor. Ayrıca 40 yaşından itibaren 10 yılda bir kolonoskopi ve gastroskopinin de yapılması çok önemli.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet