Facebook'ta Paylaş

Ebeveyn olmak dünyanın en zor ama en güzel işi… Öte yandan da en ağır sorumluluğu…Çocuklar onlara nasıl davranılırsa onu yansıtırlar. Yapacağımız doğru ebeveynlik bu hayatta yapabileceğimiz en değerli yatırım. Peki bu "en iyi ben bilirim" diyen ebeveyn toplumunda doğruları aslında kimden öğrenmek gerek?

Talyaa Vardar’la geçen yıl Alaçatı’da tanışmıştım. Ondan iki günlük sanat terapisi almıştım. Aile terapistiyim, o terapistiyim, bu terapistiyim diyen ama işi zerre kadar bilmeyenlerin arasındaki farkı da anlamıştım. Üç gün eğitime katılıp elindeki sertifikayla ofis açıp aileleri ağırlayanları da biliyorum, bu işten yönlendirmeleri hep yanlış olduğu halde para kazananları da. Biraz da bu gözle bakıp, öyle karar vermek lazım Talyaa Vardar’ın eğitimine. Doğrulayıcı dil kullanmanın önemine dikkat çeken Talyaa Vardar, Türkiye’de uluslararası sertifikaya sahip tek ebeveyn koçu olarak çalışıyor.

Diyor ki; “Tüm çocuklar kendi getirdikleri özellikleri erkenden bize anlatmaya başlıyorlar. Daha bir yaşına basmamış bir bebek bile karakter özellikleri hakkında bize ciddi ipuçları verebiliyor. İşte bu noktada klasik olmayan bakış açıları ve farklı yaklaşımlarla ebeveynlere çocuklarının ileride nasıl daha başarılı bireyler olabileceklerini anlatıyoruz.”

Ebeveyn koçluğu programı, ebeveynlere dört ana karakter özelliğinin anlatılması ile başlıyor. Programda ebeveynlere doğru dinleme, gözleme, soru sorma, takdir edici sorgulama ve doğrulayıcı dil kullanma gibi farklı teknikleri öğretiyorlar. Farklı karakterlerdeki her çocuğun doğuştan gelen özelliklerini mercek altına alarak ebeveynlere doğru davranış modellerini gösteriyorlar.

Çocuk yetiştirirken ebeveynlerin en sık yaptığı hatalar
• Bilhassa anneler çocuklarından ayrışamıyor, söylemleri ‘biz’ oluyor. Bu çok yanlış (Sınavdan iyi not aldık, babamız bizi tatile götürecek, çok çalıştık gibi).

• Çocuğa sürekli ‘sen mükemmelsin, müthişsin’ demek. Bu yaklaşım çocuklarda narsizm gelişimine zemin hazırlıyor.

•  Çocukları cinsiyet ayrımı yaparak yetiştirmek. Kız çocukların fazla korunup sakınılarak, erkek çocukların ise egosu yüksek olarak yetiştirilmesi.

• Elinde yemek kaşığıyla çocuğun arkasından koşmak. Bu davranış çocuğun kendi ihtiyaçlarını belirleyemeyeceği mesajını veriyor.

• Yanlış cümleler kurulması, ‘Giymezsen hasta olursun, düşersin, zarar görürsün’ gibi. Bu cümleler erken yaşta bilinçaltında koşullandırma yapıyor. Doğru cümle: ‘Dışarısı soğuk, üşür müsün acaba?’

• Dış uyaranları kontrol etmemek. Bilgisayar, televizyon, tablet ve cep telefonu gibi teknolojik aletlerin kullanımını sınırlandırmamak. Bu durum çocuklarda odaklanma sorununa neden oluyor, hiperaktiviteyi de besliyor.

 



Diğer Yazıları


19 Ekim 2015

Çocuklarına “hayır” diyemeyen aileler…

12 Ekim 2015

Bay Madanayuyu’nun aynasında…

28 Eylül 2015

“Toprağın kadınları” aranıyor!

21 Eylül 2015

Bir çocuk filminde dehşetin reklamı

14 Eylül 2015

Çocuklarımıza yapılan ölümcül yatırım!

7 Eylül 2015

Bir annenin ilhamı

31 Ağustos 2015

Bir beş kilo versen…

24 Ağustos 2015

Kendi yüzünüzü ne kadar tanıyorsunuz?

17 Ağustos 2015

Esmersoy ve Casper arasında…

10 Ağustos 2015

Varoluşa dair ufuk açıcı bir anlatı…

3 Ağustos 2015

Kim üstlenecek bu sorumluluğu?

27 Temmuz 2015

Bir saat kitap, bir saat bisiklet

Tüm Yazıları