Başçı’dan enflasyon tahmini

MB Başkanı Başçı, 2012 yılı sonu için enflasyon tahmininde bulundu

Başçı’dan enflasyon tahmini

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı enflasyonun 2012 yılı sonunda yüzde 6.5'in altında gerçekleşeceğini söyledi. Başçı ayrıca yıl sonunda kredi büyümesinin yüzde 15'i geçeğini vurguladı.

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, yılsonu kredi büyümesinin yüzde 15'i geçeceğini belirterek, “Buna mukabil enflasyonda meyve sebze fiyatlarından kaynaklanan çok düşük bir gerçekleşme yaşanacak. 6.5 altında bir gerçekleşme ile yılı bitireceğiz. Oradaki şok meyve sebze fiyatlarından geliyor. Krediler bizim öngördüğümüzün üzerinde arttı. Yapısal tedbirlerle aşırı hızlı kredi büyüten banka olmayacak diye tahmin ediyoruz” dedi. Başçı, enflasyonun 2013 yılsonunda 5'e yakın olmasına oldukça gayret edeceklerini söyledi.

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, bankanın konferans salonunda “2013 Yılında Para ve Kur Politikası” konulu bir basın toplantısı düzenledi. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başçı, bir gazetecinin Merkez Bankası için krizin sona erip ermediğini sorması üzerine “Küresel ekonomik kriz toparlanma döneminde Euro Bölgesindeki borç kriziyle şekil değiştirdi. Orada çözüm yönünde çok önemli adımlar atıldı. Hem maliye politikası, hem para politikası adına oldukça önemli adımlar atıldı. Finansal açıdan bakıldığında krizin derinliği iyice azaldı ama reel etkileri hala devam ediyor. Onları hala takip ediyoruz. Finansal açıdan oldukça iyi noktaya geldik, ama reel büyüme, istihdam açılarından henüz değil açıkçası” ifadelerini kullandı.

-KALDIRAÇ ORANIN ALTINDA BANKA YOK-

Her hangi bir bankanın kaldıracını iyileştirmezse gibi bir durum olmadığını dile getiren Başçı, “Bütün bankaların kaldıraçları şu anda iyi. 3.5'in altından banka yok. 3 ila 5 arasında ise 3 banka var. Dolayısıyla hiçbir bankaya etki yapmayacak bu. Sadece önleyici bir tedbir” dedi. Başçı, kaldıraç rasyosunda Türk lirası döviz ayrımı olmadığını söyledi.

-YILSONUNDA KREDİ BÜYÜMESİ YÜZDE 15'İ GEÇECEK, ENFLASYON YÜZDE 6.5'İN ALTINDA GERÇEKLEŞECEK-

MB Başkanı Başçı, kredilerle ilgili bir ayrımın hükümetin kararında olacağını ifade ederek, “BDDK'nın attığı adımlar daha ziyade ticari krediyi destekleyen adımlar var. Kredi risk ağırlıklarını onlar ticari krediler için daha düşük, tüketici krediler için daha yüksek tutuyorlar. Bu bir siyasi tercihte denebilir, teknik bir tercihte denebilir. Orada Merkez Bankası'nın yapabileceği çok fazla bir şey yok ama biz gelişmeleri izliyoruz” dedi.

Kredilerde kesinlikle bir sınırlama şeklinde uygulamanın söz konusu olmadığını vurgulayan Başçı, “Tahmin olarak geçen sene başlarında bu yıl krediler yüzde 14 civarında büyür o durumda da enflasyonda yüzde 6.5 olur diye bir tahmin vermiştik. Yılın ilk tahmini. Yılsonunda kredi büyümesi yüzde 15'i geçecek diye gözüküyor buna mukabil enflasyonda meyve sebze fiyatlarından kaynaklanan çok düşük bir gerçekleşme gerçekleşecek. 6.5 altında bir gerçekleşme ile yılı bitireceğiz. Oradaki şok meyve sebze fiyatlarından geliyor. Krediler bizim öngördüğümüzün üzerinde arttı. Yapısal tedbirlerle aşırı hızlı kredi büyüten banka olmayacak diye tahmin ediyoruz” diye konuştu.
Başçı ayrıca, enflasyonun gelecek sene yılsonunda 5'e yakın olmasına oldukça gayret edeceklerini söyledi.
Merkez Bankası'nın IMF'nin duruşunun neresinde olup olmadığının sorulması üzerine Başçı, “IMF Başkanını bir açıklaması var. Esnek para politikası krizi çözmekte bir anahtardır diye bir beyanı var. Dolayısıyla IMF'de esnek para politikasının ne kadar önemli olduğunu noktasına gelmiş gözüküyor” dedi.

-2013'TE YÜZDE 4 CİVARINDA BİR BÜYÜME BEKLİYORUZ-

Sürdürülebilirlik açısından yüzde 15 veya altındaki bir kredi büyümesinin çok rahatlıkla sürdürülebilir olduğunu ve ekonomiye de gereken desteği vereceğini belirten Başçı, “Baz çok büyüdü, yüzde 55'in üzerinde kredilerin gayri safi hasılaya oranı var. Orada tamamen hiç büyümese yenilense bile ekonomiye destek demektir. Bir miktar derinleşmeyle birlikte daha fazla destek verecektir. Biz 2013'te daha iyi bir büyüme bekliyoruz. Şu anda aşağı yukarı bütün kuruluşlar yüzde 4'ün civarında bir büyüme konusunda uzlaştılar. Uluslararası Para Fonu'da 4 civarında, piyasa ekonomistleri de 4 civarında bir tahmin veriyor. OVP'da 4 var. Bizde en az 4 olacağını tahmin ediyoruz. Bunun teknik gerekçesi 2012 yılında sadece ihracatın katkısıyla ekonomi büyüdü. 2013 yılında hem ihracatın hem de dengeli bir şekilde iç talebin büyümeye katkısını göreceğiz. Bu nedenle rahatlıkla yüzde 4 civarında bir büyüme gerçekleşebilir. Bütçe hedeflerine de yardımcı olur” diye konuştu.

-KREDİLERİN VADESİNİN ARTIRILMASI YÖNÜNDE BİR ÇALIŞMA YAPILABİLİR-

Yüzde 16'lık sermaye rasyosunun aşırı yüksek olup olmadığının sorulması üzerine, “Türkiye'de BDDK 8'i uygulamıyor. 8'in daha üzerinde olan 12'yi uyguluyor. Bununda çok faydasını gördük. Finansal istikrar açısından oldukça faydalı oldu” dedi.
Özel sektörün doğrudan yurt dışından borçlanmalarını genellikle büyük şirketler yaptığını dile getiren Başçı, “Oradaki eğilime baktığınız zaman borç döndürme rasyolarında bir sorun görmüyoruz. Bunların hepsinin nakit teminat karşılığı olduğunu gördük. Orada en fazla vade uzatmasıyla ilgili konu olabilir. Vade dağılımlarına baktığınızda bir, iki gün üzerinde olan krediler var bunları daha arttırma yönünde bir çalışma olabilir” ifadelerini kullandı.
“İç talep artarsa cari açık artar mı?” sorusuna Başçı, “Orada artmayacak şekilde biz ona yol veririz. Dış talep ne kadar artarsa ihracat ne kadar artarsa iç talebinde o kadar artmasına izin veririz. Ama dengeli bir büyüme olur. Ama daha hızlı bir büyüme olur. Ama ekonomide başlangıç koşulu iyi. Dengelenmiş bir ekonomiden başladığımız için” dedi

-YURT DIŞINDA HALA BİR TAKIM RİSKLER VAR-

Kasım ayından sonra portföy akımlarında, girişlerinde bir artış olduğunu anlatan Başçı, “Bunlar genellikle çok uzun vadeli, en uzun vadeli oluyor. O da 10 yıldır devlet iç borçlanma senetlerine giriyorlar. Dolayısıyla kısa vadeli DİPS'e mi girsin uzun vadeliye mi girsin derseniz uzun vadeliye girse daha iyi olur. DİPS'e mi girsin para piyasasında mı gecelik pozisyon alsın DİPS'e girse daha iyi” dedi.
Döviz kurlarıyla ilgili iyi bir noktada olunduğunu vurgulayan Başçı, “Kasım ayından beri bu yana yüzde 120 sınırını geçmesini engelledik. Şu an itibariyle 115 civarında bir yerlerde serbest bir şekilde davranıyor döviz kurları” ifadelerini kullandı.
Yurt dışından hala bir takım riskler olduğuna işaret eden Başçı, “Euro Bölgesindeki problem finansal açıdan geride kalmış olsa bile reel açıdan yansımaları var. ABD'de maliye politikası belirsizliği var. Japonya'da da hem maliye politikası hem de para politikası belirsizliği var. Onlar bize o kadar yakın tehditler olmayabilir” dedi.

-SANAYİCİLER KREDİ GEÇMİŞİNİ GÖRMEK İSTİYOR-

Sanayi ve Ticaret Odalarını 3 ada bir ziyaret ettiklerini belirten Başçı, burada karşılaştıklarını sorunun çeklerle ilgili olduğunu söyledi. Başçı, biz kredi geçmişini görebilelim. Ona karşıda çok önemli bir adım atıldı. Risk merkezinin İstanbul'da BDDK ile gelecek seneye devreye girecek. Kendi rızası ile karşı tarafa kredi geçmişi izni verilebilecek. Bunun devreye girmesini özel sektör ve TOBB istiyor. Önümüzdeki yıl bu görülebilecek hale gelecek. Ödedikleriniz ve ödemedikleriniz görülebilecek.

-FAİZ İNDİRİMİ-

Başçı faiz indirimiyle ilgili şunları söyledi:
“Biz son attığımız adımların hem politika sinyali olarak hem de fiili indirim olarak attığımız adımları finansal istikrar amacıyla yaptık. Büyümede çok derin bir sorun gördüğümüz için atmadık. Son çeyrekte tam tersine oldukça güçlü öncü göstergeler var. İster kredilerin artış hızına bakın ister anketlere verilen cevaplara, işadamlarına verilen cevaplara bakın. 4. Çeyrekte dikkat eder bir artış olacak. Oda Kasım'da görülecek Ekim'de görülmedi çünkü bir bayram etkisi artı birde fiili çalışmanın etkisi vardı. Aralık'ta da görülmeye devam edecek. İşler çok iyi herkes harıl harıl işlerini yapıyor diye söylemiyorum. Oradaki yavaşlamanın dibini gördük tekrar hızlanmaya başlıyor büyüme. O yüzden bizim indirim onunla alakalı değil. Bizim faiz indirimimiz tamamen finansal istikrar gerekçeleriyle. Aynı zamanda zorunlu karşılık artırımı yaptık. Eğer kredilerle ilgili bir kaygımız olsaydı Zorunlu Karşılıkları artırmazdık.”

Günün Trend Videosu

Daha fazla göster
Loading...