Sözcü Plus Giriş

2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesin hesap Kanunu Tasarısı TBMM Genel Kurulu’nda görüşülüyor…

RAPORU GÖRMEDEN NASIL ELEŞTİRİ YAPARIM

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis Genel Kurulu’ndaki bütçe görüşmelerinde Sayıştay raporları üzerinden Hükümet’e yüklendi. “Sayın Başbakan bu kürsüye gelin; o raporlar Sayıştay’dan niye gelmedi? Onu açıklayın.” diyen Kılıçdaroğlu, “Raporu görmede ben nasıl kesin hesap raporunu eleştireceğim.” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda bütçe maratonu başladı. 2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı görüşmeleri 11 gün sürecek. İlk gün Meclis’te grubu bulunan partilerin genel başkanlarının konuşmaları yapılıyor. Bir konuşma yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin bütçelerin gecikerek hazırlanmasını eleştirdi. “Kendi çıkardığı yasaya uymuyorsa bu hükümete ne denir?” diye soran Kılıçdaroğlu, “Sayın Başbakan birazdan bu kürsüye gelip konuşacak. Yine 1930’lardan 1940’lardan bahsederseniz bahsedin. Ama neden bütçeyi geciktirdiğiniz açıklayın.” diye konuştu.

 

YASA BURDA, RAPORUN GELMESİ GEREKİR

“Atalarımızı seviyoruz; doğru yaptığı şeylere de sahip çıkmalıyız.” diyen Kılıçdaroğlu, Sayıştay raporlarının bütçeyle beraber gelmek zorunda olduğunu vurgulayarak takdir yetkisi verilmediğini ifade etti. Kılıçdaroğlu, “Gelmeyen, getirilmeyen rapor, dolayısıyla buna nasıl el kaldıracaksınız sayın milletvekilleri. Vicdanlarımızı kilitlemeyelim. Görevini yapmayan bu hükümet. Benim AK Partili askerlerim var. İşaret ederim el kaldırırlar; işaret ederim el indirirler. Raporu görmede ben nasıl kesin hesap raporunu eleştireceğim. Sayın Başbakan bu kürsüye gelin; ‘o raporlar Sayıştay’dan niye gelmedi; onu açıklayın. Gerçek nedir; ben o gerçeği öğrenmek istiyorum. Yasa burda, gelmesi gerekir, bütçeyle gelmesi gerekir. Bu yasa değişti mi; değişmedi. O zaman biz göreceğiz, geleceğiz. Aksi; bu meşru olmayan gayri meşru bir tartışmadır.” dedi.

Kılıçdaroğlu, Bakanlar Kurulu üyelerinin karnesini çıkardı. İşsizliğin bütün kötülüklerin anası olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Kadına şiddet niye yüzde bin 400’dür?” diye sordu. 10 yıldır bu ülkede işsizliğin kol gezdiğini ancak sorunun bir türlü çözülmediğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları

Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Başbakan’a sesleniyorum. Niçin 37 gün gecikmeyle yasayı ihlal edip programı açıkladığınızı açıklamak zorundasınız. Eğer bir hükümet kendi çıkardığı yasaya uymuyorsa bu hükümete ne denir?

Sayıştay yasasının sonunda ‘TBMM’ye raporlar sunulur’ yazıyor. Bu raporlar bütçeyle beraber Meclis’e gelmek zorundadır. Saygıdeğer milletvekilleri bütçe harcamalarının doğru yapılıp yapılmadığını Sayıştay denetleyecek. Biz ona göre oylayacağız, yasa doğrudur diye. Nasıl el kaldıracaksınız? Vicdanları kilitlemeyelim. Sayıstay yasasında değişiklik yaptınız. Başbakan gelin, o raporlar Sayıştay’dan niye gelmedi açıklayın. Ya bu yasama organı hiçbir iş yapmıyor, ya da yasama organı yürütmeyi takmam diyor.

Sayın Başbakan en sonunda saman ithal ettiniz. Nasıl oluyor da Türkiye Cumhuriyeti saman ithal hale geliyor. Bizim meramız mı yok? Her şeyi ithal etmeye başladık. Tarımı da öldürdük. 2002’de tarımda kullanılan arazi 24 milyon hektar, şimdi 20.5 milyon hektar. 3.5 milyon hektar ekilmiyor.

10 yıldır işsizlik kol geziyor. Başbakan işsizlik sorununa mucize bir çözüm buldu. Okuduğuma inanamadım ama Başbakan söylediyse doğrudur dedim. Her işveren bir işsizi işe alsın sorun çözülsün. Çözüldü mü, çözülmedi. İşveren verimlilik olursa işçi çalıştırır. Kim bu öğüdü size verdi merak ediyorum. Onu da açıklarsanız mutlu olurum.

AKP iktidarı döneminde ekonomi o kadar hızlı büyüdü ki yetişmek mümkün değil. Bir ülke uluslararası arenada söz sahibi çıkacaksa sizinle benzer ekonomilerle kıyaslarsınız. Daha önceki hükümetler dünya ortalamasının üstündü büyümüş. Bu hükümet ortalama altında büyümüş. Büyüme mucizemiz bu. Doğan her çocuk 1963 dolar borçla doğuyordu. Başbakan sizin iktidarınızda her çocuk 4320 dolar borçla doğuyor. Vatandaşın kredi kartı borcu 16 kat arttı, 68 milyar lirayı buldu. Vatandaşların bankalardan çektikleri tüketici kredisi borcu da 82 kat arttı. Hükümet ne yaptı? İcra dairelerinin sayısını artırdı. Niçin icra daireleri sayısını artırıyorsunuz, vatandaş borcunu ödeyemiyor. 2001’de icra dairelerindeki dosya sayısı 9 milyondu, şimdi 20 milyona çıktı. Bu konuda kimse elinize su dökemez, başarılısınız.

Üretirseniz, büyürsünüz. Üretim odaklı büyüyeceksiniz. Bunu yapmazsanız işsizliği çözemezsiniz. Üretimin önündeki bütün engelleri kaldıracaksınız. 7 kez mali af çıkardınız. Niçin 7 kez çıkardınız Başbakan? Bir soru daha onları niçin şantaj unsuru olarak kullandınız. Düzgün ödeme yapana tehdit yaptılar. Devlet vatandaşına şantaj yapmaz.

Dünyanın en pahalı benzinini kullanan ikinci ülkeyiz. Meksikalı sanayici yüzde 48, Polonya’daki sanayici yüzde 33 avantajla başlıyor. Polonyalı yüzde 12 daha ucuz elektrik kullanıyor. Başbakan ve ekibinin kullandığı klasikleşmiş cümle var, 2023’de ilk 10’a gireceğiz. Sayın Başbakan 1987’de 14. büyük ekonomiydik. Şimdi 17., neden geriye gidiyoruz? Kimin döneminde geriledik, iktidarınız döneminde geriledik.”

Mahmud Abbas Meclis’e seslenecek

Filistin Lideri Mahmud Abbas bugün Genel Kurul’a seslenecek…

MECLİS’TEN CANLI YAYIN

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda bütçe maratonu başladı. 2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı görüşmeleri 11 gün sürecek.

TBMM Genel Kurulu, saat 14.00’de Meclis Başkanı Cemil Çiçek başkanlığında toplandı. Genel Kurul, 2011 yılı Sayıştay denetim raporlarının TBMM’ye sunulmaması nedeniyle tartışmalı başladı. CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, usule uygun bir bütçe kanun tasarısı olmadığını savundu. Tasarının ekinde olması gereken Sayıştay raporlarının, kanun tasarısı ile birlikte sunulmadığını belirten Hamzaçebi, “Sayıştay, 132 kamu kurumunun denetim sonuçlarını, Parlamento’dan gizledi. Lamı cimi yok. Burada olmak zorunda.” dedi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ise “Bütçe kesin hesap kanununu da görüşüyoruz. Kesin hesabı neye göre konuşacağız. Milletin denetiminden kaçıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

Meclis Başkanı Cemil Çiçek ise konunun Sayıştay bütçesi görüşmelerinde komisyonda da gündeme geldiğini ifade ederek, “Buna rağmen görüşmeler devam etti.” dedi. Lehte ve aleyhte konuşmaların ardından yapılan oylama ile görüşmelere devam edilmesine karar verildi. Ardından Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2013 yılı bütçesine ilişkin sunumuna başladı. Sunumu Bakan Şimşek’in eşi Esra Şimşek de takip etti.

ZAM SİNYALİ

TBMM’de bütçe sunumu yapan Maliye Bakanı Şimşek, “Harcamalar tek tek gözden geçirilecek. Harcamaların 2013 yılında bütçe öngörüleri çerçevesinde kalması için gerekli tedbirleri alacağız” dedi.  Son açıklanan verilerin 2012 yılı büyümesinin yüzde 3’ün bir miktar altında kalacağını gösterdiğini belirten Şimşek “Harcamaların 2013 yılında bütçe öngörüleri çerçevesinde kalması için gerekli tedbirleri alacağız. Harcama programlarında verimlilik artışı sağlamak için idari mekanizma oluşturacağız” diyerek zam sinyali verdi.

Mehmet Şimşek ‘Dünya ekonomisinin yüzde 21’ni oluşturan ABD’de iş gücü piyasası büyümenin bir süre daha ılımlı süreceğini göstermektedir. ABD ekonomisinin bu yıl yüzde 2,2 büyümesi beklenmektedir. Avro bölgesinde ise bir çok ülke resesyona girmiştir. 2011 Yılında yüzde 1,4 büyüyen avro bölgesinin 2013 yılında ise neredeyse 0,2 büyümesi beklenmektedir.

Maliye Bakanı Şimşek, 2013 yılında bütçe giderlerinin 404 milyar lira, bütçe gelirlerinin 370,1 milyar lira, bütçe açığının 34 milyar lira olacağını tahmin ettiklerini açıkladı.

Şimşek, 2011 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı hakkında bilgi verdi. Geçen yıl bütçe giderlerinin 314,6 milyar lira, bütçe gelirlerinin 296,8 milyar lira, bütçe açığının 17,8 milyar lira, faiz dışı fazlanın ise 24,4 milyar lira olarak gerçekleştiğini ifade ederek, 2012 yıl sonunda bütçe giderlerinin 362,7 milyar lira, bütçe gelirlerinin 329,2 milyar lira, bütçe açığının 33,5 milyar lira, faiz dışı fazlanın 15,5 milyar lira olacağını tahmin ettiklerini, Şimşek, GSYH’ye oran olarak ise bütçe giderlerinin yüzde 25,3, bütçe gelirlerinin yüzde 22,9, bütçe açığının yüzde 2,3, faiz dışı fazlanın yüzde 1,1 olacağını öngördüklerini bildirdi.

Hedefe oranla bütçe açığındaki sapmada esas itibariyle harcamalardaki artışın etkili olduğunu belirten Şimşek, 2012 yıl sonunda, merkezi yönetim bütçe giderlerinin 362,7 milyar lira ile başlangıç ödeneğine göre yüzde 3,3 oranında, yani 11,7 milyar lira daha yüksek gerçekleşmesini beklediklerini kaydetti.

SAPMA OLMAMASI BAŞARI

Bakan Şimşek, “Bu yıl küresel ekonominin önemli ölçüde yavaşlamasına ve beklentilerin kötüleşmesine rağmen bütçe gelirlerinde sapma olmayacak olması takdir edersiniz ki bir başarıdır” diyerek, 2012 yılında bütçe gelirlerinin 329,2 milyar lira, vergi gelirlerinin ise 278,8 milyar lira ile bütçe hedefleri doğrultusunda gerçekleşmesini beklediklerini söyledi.

Bu yıl bütçe açığındaki sapmayı kontrol altına almak için vergi artışları dahil bazı tedbirler aldıklarını, bu dönemde mali disiplinin önemini kavrayan pek çok ülkenin de benzer önlemlere başvurduğunu, hatta özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi gibi gelir etkisi kısa sürede görülen önlemlerin genel olarak tercih edildiğini söyleyen Şimşek,Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Plan’a uygun olarak hazırlanan 2013 yılı merkezi yönetim bütçesinin, Maliye Bakanlığı döneminde hazırlanan dördüncü, AKP hükümetleri döneminde hazırlanan 11. bütçe olduğunu anımsattı.

2013 yılı bütçesinin, mali disiplini ve makroekonomik istikrarı korumayı amaçlayan, büyümeyi, istihdamı ve yatırımları destekleyen, eğitim, sağlık ve altyapıyı önceliklendiren, sosyal nitelikli harcamalara ağırlık veren ve toplumsal refahı gözeten bir bütçe olduğunu ifade eden Şimşek, daha sonra 2013 yılı bütçesine baz oluşturan makroekonomik tahminlere değindi.

Buna göre, 2013 yılında GSYH büyüklüğünün 1 trilyon 571 milyar lira, ithalatın 253 milyar dolar, ihracatın 158 milyar dolar, büyüme oranının yüzde 4, deflatörün yüzde 5,3, yıl sonu TÜFE oranının da yüzde 5,3 olarak öngörüldüğünü söyledi.

Şimşek, bu çerçevede 2013 yılında bütçe giderlerinin 404 milyar lira, faiz hariç giderlerin 351 milyar lira, bütçe gelirlerinin 370,1 milyar lira, vergi gelirlerinin 317,9 milyar lira, vergi dışı gelirlerin 52,2 milyar lira, bütçe açığının 34 milyar lira, faiz dışı fazlanın 19 milyar lira olacağını tahmin ettiklerini bildirdi.

Bakan Şimşek, GSYH’ye oran olarak ise; bütçe giderlerinin yüzde 25,7, faiz hariç giderlerin yüzde 22,3, bütçe gelirlerinin yüzde 23,6, vergi gelirlerinin yüzde 20,2, bütçe açığının yüzde 2,2 faiz dışı fazlanın yüzde 1,2 olacağını öngördüklerini bildirdi.

14 BİN ATAMA

Şimşek, 2013 yılında eğitime ayırdıkları kaynağı bir önceki yıla göre yüzde 20,7 oranında artırarak 68,1 milyar liraya çıkardıklarını,, böylece 2002 yılından bu yana bütçeden eğitime ayrılan kaynağı 6 kattan fazla artırarak, eğitimin bütçe içindeki payını yüzde 9,4’ten yüzde 17’ye yükselttiklerini bildirdi.

Eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğini sağlamak ve okullardaki teknolojiyi iyileştirmek amacıyla uygulamaya konulan FATİH Projesi’ni 2013 yılında da destekleyeceklerini ifade eden Şimşek, 2012 yılında bu proje için bütçeden ayırdıkları 803 milyon lira iken, 2013’te bunu 1,4 milyar liraya çıkardıklarını belirtti.

Şimşek, 2013 yılında eğitime ayırdıkları kaynağı bir önceki yıla göre yüzde 20,7 oranında artırarak 68,1 milyar liraya çıkardıklarını,, böylece 2002 yılından bu yana bütçeden eğitime ayrılan kaynağı 6 kattan fazla artırarak, eğitimin bütçe içindeki payını yüzde 9,4’ten yüzde 17’ye yükselttiklerini bildirdi.

2013 yılı bütçesiyle akademik altyapıyı daha da güçlendirdiklerini anlatan Şimşek, üniversitelerin öğretim elemanı ve personel ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayabilmek için ilave 14 bin atamaya izin verdiklerini bildirdi.

2013 yılında kamu sağlık harcamaları için Sosyal Güvenlik Kurumu ve merkezi yönetim bütçesinde 67,9 milyar kaynak öngördüklerini anlatan Şimşek, bu rakamın, 2012 yılına göre yüzde 11,1 oranında arttığını, 2002’ye göre ise 5 kattan fazlasına ulaştığını, böylece eğitimden sonra en fazla kaynağı sağlığa ayırmış olduklarını kaydetti.

Tüm illerde uygulanan aile hekimliği hizmeti ile vatandaşlara kolayca ulaşabilecekleri, birinci basamak sağlık hizmeti sunduklarını ifade eden Şimşek, aile hekimliği için 2013 yılı bütçesinde yüzde 17,1 oranında bir artışla 4 milyar kaynak tahsis ettiklerini vurguladı.

Tarıma ve çiftçiye de desteği artırarak devam ettireceklerini belirten Şimşek, tarıma ayrılan toplam destek tutarını 2013 yılında 13,1 milyar liraya çıkartıklarını da vurguladı. Bakan Şimşek, riskli yapıların fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerine dönüştürülmesi amacıyla Kentsel Dönüşüm Programı’nı başlattıklarını belirtirken, deprem başta olmak üzere Türkiye’yi her türlü afet riskine karşı daha güvenli hale getirecek projeye 2013 yılı bütçesinde, Çevre Katkı Payı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Döner Sermayesinden gelen tutarla birlikte, yaklaşık 1 milyar lira kaynak ayrıldığını bildirdi.

ERDOĞAN GENEL KURULU TERK ETTİ

Mehmet Şimşek’in konuşmasından sonra parti liderlerinin konuşmalarına geçildi. İlk olarak BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak söz aldı. BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak 2013 yılı Bütçe Kanunu Tasarısı görüşmelerinde AKP Hükümeti ve uygulamalarını sert bir dille eleştirdi

Kışanak, konuşmasında bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını gösteren haritayı da gösterdi.  Önceki gün yapılan KCK operasyonlarında Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak dahil 80 kişinin gözaltına alındığını hatırlatan Kışanak, konuşmasının son bölümünde kürsüden 4 kare kaldırdı.

4 FOTOĞRAF GÖSTERDİ

Kışanak, önce KCK tutuklamalarını hatırlatarak BDP’li yöneticilerin tek sıraya dizildiği fotoğrafı gösterdi. Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarında çekilen fotoğrafı gösteren Kışanak, Uludere’de 35 köylünün hayatını kaybettiği saldırının ardından yan yana dizilmiş cenazeleri gösterdi. Kışanak son olarak, PKK cenazesine biber gazlı tazyikli su müdahalesini gösteren kareyi paylaştı.

‘ÖNCE BUNLARIN HESABINI VERİN’

Ardından dokunulmazlıkları hatırlatan Kışanak, ‘Siz önce bunların hesabını verin sonra bizim dokunulmazlığımızı görüşün’ dedi.

2013 Bütçesi TBMM Genel Kurulu görüşmelerinde kürsüye çıkan MHP lideri Devlet Bahçeli yine sert eleştirilerde bulundu.

HABUR’UN ÇÖZÜME NE FAYDASI OLDU?

MHP lideri konuşmasında, Bahçeli, Cumhuriyetin bu milletin son kararı olduğunu, numaralı cumhuriyet sevdalıları, başkanlık sevdası peşindekiler aynanın karşısında kendisine yeniden yön vermeleri gerektiğini anlattı. Habur’daki taviz sorununun çözüme bir katkı sağlamadığını belirten Bahçeli şöyle devam etti: “3 yıl önce başlattığınız demokratik açılım sözde kürt sorunu demekle Kürt kardeşlerimin sorunu demekle sorunun çözümünde bir fayda elde edilmiş midir? Habur’daki taviz sorunun çözümüne bir fayda sağlamış mıdır?”

ATATÜRK’Ü HEDEFE KOYDULAR

Atatürk’ü önemsizleştirmenin hiçbir akılla izah edilemeyeceğini belirten Bahçeli: “Dersim’deki eşkiyayı kutsamak, eşkiya Rıza’yı övüp Gazi Mustafa Kemal’i hedefe koymak mücadele edenleri önemsizleştirmeyi hangi akılla izah edeceksiniz. Yakında Patrona Halil’e de iade-i itibar verilir.” dedi.

BİZİ KORUMAK KİMİN HADDİNE?

Türkiye’nin NATO’dan Patriot füzelerini talep etmesine de değinen Bahçeli şu ifadelere yer verdi: “AKP hükümeti NATO’nun beyanlarına karşı açıklama yapmalı. NATO’nun bizi değil, bizim onları korumamız gerekmektedir. Sınıra Patriot konulması doğru ve mantıklı bir adımdır. Hz. Peygambere hakarette tepkisiz kalan bir kişi bugün NATO Genel Sekreteri olarak Türkiye’yi korumaktan söz etmektedir. Bizi korumaya almak kimin haddinedir. Türkiye manda ve himaye alıntına alınmıştır da bizim mi haberimiz yoktur.-Türkiye NATO’nun planlarına karşı koymalı, İzmir merkezli yapının da ne olduğu kamuoyuna açıklanmalıdır.”

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’de 2013 bütçe kanunu tasarısı görüşmelerinde konuşuyor.

İşte CHP liderinin konuşmasının satır başları..

Bütçe hakkı temel bir haktır ve demokrasinin temelidir. Bizde ilk kez Kanuni Esasi ile kabul edildi. Parlamentonun denetimini güçlendirmek için yasal çıkartılmıştır.

Kamu maliye yönetimi TBMM’nin bütçe hakkına uygun yürütülür.  Yani bütçe hakkı TBMM’nindir. Yetkililer parlamentoya gelip hesap vereceklerdir. Bütçe nasıl başlıyor? Bir siyasal iktidarın parlamentoya saygı duyması için yasalara uymak zorundadır. Daha önce ub bütçeler parlamentoya gelirken orta vadeli program mayıs ayında açıklanırdı. Bu son yıllarda sürekli geciktiriliyor.

Sayın Başbakan’a sesleniyorum, bu kürsüye geleceksiniz niçin 37 gün ihlal ederek orta vadeli planı açıkladığınızı bize açıklayın. Kesin hesap, TBMM’den çıkan bütçenin ne kadar tutarlı olduğunu gösterir. Sayıştay kamu adına bütçeyi denetler. 1862 yılından beri bu uygulama böyledir. Atalarımızı seviyoruz atalarımızın yaptığı doğru işlere de sahip çıkalım.

Sayıştay’ın denetimdeki amacı, Türkiye’ye güvenilir ve yeterli bilgi sunulmasıdır. Bir yasa çıktı parlamentodan. Sayıştay bize bütçe yasası geldiğinde bu raporları getirecek. Geldi mi? Gelmedi.. Sayıştay raporları bütçeyle Meclis’e gelmek zorundadır diyor. Bütçe harcamalarının doğru yapılıp yapılmadığını Sayıştay gelip denetleyecek ondan sonra biz oy vereceğiz. Siz nasıl el kaldıracaksınız? Vicdanlarımızı kilitlemeyelim. Burada oturan hükümet görevini yapmıyor. Rapor yok bunu oylayın onaylayalım. Benim AKP’li askerlerim var deyip nasıl olsa geçiririm diyorlar. Sayıştay yasasında değişiklik yaptınız. o kanun hükmünde kararnameyi çıkarırken siz sayıştaya sordunuz mu sormadınız mı? Tüyü bitmemiş yetimin hakkı görüşülüyor burada. Kamu harcamalarını meclis adına denetleyen kurumun raporunu meclise getirmiyorsunuz

Parlak tabloları gazetelerden okuduk. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Bakanlar Kurulu’nun karnesini çıkaracağım size. Sayın Başbakan siz Niğde’deye gittiğinizde patatesin fiyatını sordunuz mı? Siz saman ithal ettiniz. Siz 21. yüzyılın Türkiye’sinde saman ithal ettiniz. Bizim meramız mı yok. Hollanda Konya’dan küçük bir yılda 80 milyar dolarlık tarım ihracatı yapıyor. Tarımı da öldürdük. 2002 yılında tarımda kullanılan arazi miktarı 3 milyon hektar azaldı. Balıkesir’e besicilere gidin. İşsizlik.. Türkiye’nin en temel sorunlarından biri işsizliktir. İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır.

HANİ EKONOMİ BÜYÜYORDU?

2000 yılında işsizlik yüzde 7’ydi. 2012 8.8. Hani ekonomi büyüyordu. Eğer büyüme köpüklü büyümeyse o ayrı. İşsizlik nasıl çözülür ona da geleceğim. 10 yıldır bu ülkede işsizlik kol geziyor. Sayın Başbakan işsizliğe mucize bir çözüm buldu. Her işveren bir işçi alırsa bu sorun çözülür. Sayın Başbakan size bu öğüdü kim verdi merak ediyorum. İntiharlar artıyor niye artıyor o zaman? Atama bekleyen öğretmenler var niye bekliyorlar. Hızlı büyüme.. AKP döneminde ekonomi öyle bir büyümüş ki kimse yetişememiş. 2 dünya savaşı darbeler falan hepsini topla 5.2 büyüme. Sizin döneminizi alıyorum bu rakamın altında. Büyüme mucizemiz bu değerli arkadaşlarımız. 2003-2012 yılında bizimle aynı kulvarda yürüyenlerin büyüme ortalamsı yüzde 6.4. Biz yüzde 5.1. Bugün büyüme silahları geldi. Beklentinin çok altında. Bu rakam hükümetin başarısız olduğunu gösteriyor.

2002’de doğan her çocuk 1963 dolar borçla doğuyordu. Sizin devri iktidarınızda 4 bin 320 dolar borçla doğuyor. VAtandaşın kredi kartı borcu 68 milyar liraya çıktı. Sadece bu mu vatandaşların çektiği kredi borçları var 187 milyar TL. Hükümet ne yaptı icra dairelerinin sayısını arttırdı.

DEVLET VATANDAŞINA ŞANTAJ YAPMAZ

Devri iktidarınızda 20 milyon icra dosyası oluştu. Bu konuda evet başarılısınız. Bir ekonominin büyümesinin temelinde üretim vardır. Tüketim odaklı değil üretim. Bunu yapmazsanız işsizliği çözemezsiniz, dünyada söz hakkına sahip olmazsınız. Üretimin önündeki engelleri ortadan kaldıracaksınız. 7 kez mali af çıkardınız. Vatandaş devlete olan borcunu ödeyemiyor. Onları çıkardınız neden şantaj olarak kullandınız. Beyanını artır yoksa hesabını inceleyeceğiz. Devlet vatandaşına şantaj yapmaz. Dünyanın en pahalı benzinini kullanan ikinci ülkeyiz. Diğer ülkeler yüzde 33 avantajla başlıyor. Polonyalı yüzde 12 daha avantajlı. Sayın Başbakan ve ekibinin kullandığı bir cümle var 2023’e rekorla gireceğiz. Biz 1987 yılında 14. büyük ekonomiydik. Şimdi 17. büyük ekonomiyiz. Neden geriye gidiyoruz? Siz rakiplerinizi de kıyaslayacaksınız. Kimin döneminde geriledik.

Bir başbakan yardımıcısı şunu söylüyor: Türkiye’nin mevcut üretim planlamasıyla 2023 mhedefine ulaşması asla mümkün değildir. Bu politikayla siz bunun yakalayamazsınız. Bir çok konuda önemli adımlar attık diyor ama eğitimde kaliteyi arttıramadık diyor. Nicelik olarak iyiyiz ama nitelik konusunda uzun bir yol alacağız diyor. Doğrulara her zaman doğru dedik. Ekonomiyi bilimden ayrırsanız doğru bir yola giremezsiniz. katma değerli ürünlere yatırım yapmalısınız. Teşvik politikanızı buna göre yapmalısınız. 2002’de toplam ihracatımız içindeki katma değerli ürünlerin oranı yüzde 6. 2012 yılında yüzde 2’ye düştü. Üniversiteleri ne hale getirdiniz. Üniversiteyi konuşturmazsanız orada nasıl bilim olur. Ara malını ithal ediyoruz. Siz Türk lirasını şişirirseniz ara mal ithalatını cazip hale getirirsiniz.

Geliyorum cari açık konusuna. Türkiye 2011’de en yüksek cari açığı veren ikinci ülke oldu. Bu ekonomik politika ile bu cari açıkla bu tren yürümüyor diyorlar. Ekonomi şimdi soğutuluyor. Bir ülke üretmeden tüketiyorsa hasar görür. Dışarıdan sıcak para geliyor durumumuz iyiyiz diyor.

Bir ingiliz bankacı 1 milyon dolarını Türkiye’de değerlendirseydi bir yılda 200 bin dolar gelir elde ediyor. Bir esnaf bu parayı kazanabiliyor mu, esnafta dolar ne arara. 1979’dan 2003’e kadar Türkiye’nin bütçesinden ödenen faiz 134 milyar. 2003-2012 arasına 450 milyar lira faiz ödemişiz. 450 milyar lirayı kimin parasıyla ödediniz. Buna ne denir tefeci ekonomisi deniz. Londrada oturan adam kazanıyor. 2011’in aralık ayında  İMKB’ye 1 milyar dolar gönderen birisi 3 aralık 2012’de 1 milyon 544 bin dolar elde ediyor. Hangi sanayici kazanır? Sıcak para spekülatörlerine para gönderiyorlar. Aynı bankacı bu parayı Rusya’ya gönderseydi 93 bin dolar kazanacaktı. Bu adamlar Türkiye’yi sevmesin de kim sevsin?

KOMŞULARLA DÜŞMAN OLDUK

Türkiye Alla’ın verdiği gelipte yerleştiğimiz jeopolotik bir konum. Sayın Başbakan sana bir sorum daha var. Bu durumda bizim kadar Rusya’ya bağlı bir ülke daha var mıdır?

Sayın Başbakan Rusya’ya bir yılbaşı gezisi yaptınız. Karadenizde Avrupa’ya doğalgaza izin verdiniz? Niye verdiniz bu izni? Ne yaptınız biliyor musunuz? Nabucco’yu çöpe attınız.

İçime sindiremediğim Türkiye’ye yakışmayan bir sözü duyduğum için de kendimi çok kötü hissettim. Bir Rum bakan çıkıp dediki arama yaparız kime ne bundan’. Biz ne yaptık Piri Reisi gönderdik. Allah aşkına Türkiye’yi bu duruma düşürmek bizim büyüklüğümüze yakışır mı?

Komşularımızla sıfır sorun olacaktı. Şimdi ne oldu? Hepsiyle düşman olduk.

Sicili bozuk bir yürütme organı bu ülkenin başına dert açar. Askerlerimizin başına çuval geçirdiler ne yaptılar? Gazeteciler soruyor nota verecek misiniz? Ne notası müzük notası mı diyorlar. Siz İsrail’le3 kapalı kapılar arasında nasıl bir pazarlık içindesiniz?

ULUDERE’NİN SORUMLUSU…

Sayın Başbakan kürsüye gelip özür dileyeceksiniz. Türkiye toprakları NATO’nun toprakları değildir. Bu parlamentoda 8 milletvekili tutuklu. Oturduk konuştuk Meclis Başkanıyla. Benim bildiğim söz namustur. Bu imzaladığımız protokolün metnidir. Sayın Başbakan Pınarhisar Cezaevine giderken adalet istiyorum dedi. Toplumun büyük bir kısmı bu isyanı duymadı. Biz yasayı değiştirdik geldi başbakan olarak koltuğuna oturdu. 8 vekilin seçimlere girme yasağı yoktu ama başbakanın vardı. Karar resmi gazetede yayınlandı. Bu demorkasi ayıbının giderilmesi lazım. Sakin ola ki biz davalar devam etmesin demiyoruz. Ama mahkum edilmemişlerdir. Parasız eğitim isteyenlerin hapiste olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Gittiğiniz herhangi bir ülkede basılmamış kitaba yasak getirildiğinizi gördünüz mü? Cumhuriyet bayramı. BAyram kutlaması için izin istenmez. Vay efendim siz misiniz bayram kutlayan biber gazına müracat. Böyle demokrasi olmaz.

Daha önce statlarda bayram kutlanır mı dediniz şimdi de sokak kutlamalarını yasaklıyorsunuz. Eğer orada sağduyulu polislerimiz olmasaydı ortalık kangölüne dönerdi.

Uluderenin sorumlusu arkanızda oturanlardır. Sınır ötesi operasyon yapma yetkisi Meclis’e ait. Meclis yetkiyi hükümete verdiler. Onlar da gittiler 34 vatandaşımızı imha ettiler. Ben doğmadan önce yaşanan olayı bana soruyorsun sonra da senin yaptığın katliamı söyleyince kızıyorsun. Bu hükümet halkına parlamentoya hesap veren hükümet değildir. Gazeteciler konuşamıyor 76 gazetecinin hapiste olduğu başka bir ülke yok. Neymiş o teröristmiş. Düşünce açıklayan insana ne zamandır terörist diyoruz.

DARBE HUKUKUNUN ARKASINA SAKLANMAYIN

Düşünce özgürlü hayatı ve dünyayı sorgulamaktır. İktidarları sorgulamaktır. İktidarın her dediği doğrudur dediğiniz zaman orada iktidar bitiyor. O sayıştay raporu gelmeden kesin hesap yapılamaz.

Yürütme organı ve Başbakan defalarca sivil iktidardan bahsettiler. Sayın Başbakan 12 Eylül darbe hukukunu değiştirmeye var mısın? Varsan gel tamamını değiştirelim. Ama siz darbe hukukunun arkasına saklanırsanız olmaz. Yüzde 10 barajını yani Kenan Evren’in getirdiği yasanın arkasına niye saklanıyorsun. Demokrasi budur işte arkadaşlar. Ben darbeye karşıyım diyemn Başbakan kendisine muhtıra veren Paşa’ya üstün hizmet madalyası veeriyorsun. Bir de zırhlı araç vereceksin. SEvsinler böyle darbeye karşı gelen paşayı. Bu bütçe halka bir şey vermiyor.

3 Z İLE YOLA DEVAM EDİYORLAR

Bu hükümet döneminde mazota yüzde 208 oranında zam yapıldı. Pek çok şeye zam yapıldı. memura gelince 4+4. Emekliye gelince 3+3. Dolmuş ücreti yüzde 183. Siz hiç bir siyasi iktidarının milli gelirden size pay vermeyeceğim dediğini duydunuz mu? Bu bir demokrasi ayıbıdır. Esnaf geçinemiyort yüzde 15 maaşından kesiliyor. Siz hiç çalışan ülkenin cezalandırıldığı başka bir ülke gördünüz mü?

Bir bütçenin parlamentoda ayrıntılı tartışılması lazım. İktidar muhalefet ayrımı yapmadan artılar ve eksilerin söylenmesi lazım. 3y ile yola çıktılar 3z ile geldiler. Zam zulüm ve zindan.

 

Yayınlanma Tarihi:14:25,