Hristofyas ağladı

Rum Lider Hristofyas, kemer sıkma politikalarını anlatırken gözyaşlarına engel olamadı.

Hristofyas ağladı

Kıbrıs Rum Kesimi lideri Dimitris Hristofyas, ekonomik kriz nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Hristofyas, 17.5 milyar Euro’luk borç sebebiyle kemer sıkma politikalarını anlatırken gözyaşlarını tutamadı. Hristofyas, “Zorlu mücadelenizde her zaman yanınızda olacağım. Borçlanmadan ötürü kaybedeceğimiz hakları geri alacağımıza eminim” dediği sırada ağlamaya başladı.

Rum Kesimi, ekonomik kriz nedeniyle IMF ve AB’ye yüksek faizli 11.5 milyar Euro borçlanmak zorunda kaldı. Rumlar, özellleştirme, vergilerde artış, emekli maaşlarında kesinti gibi kemer sıkma önlemlerini hayata geçirecek. İşçi sınıfının haklarını savunmak vaadiyle seçimi kazanan Hristofyas, 5 yıllık görevinin sonunda ekonomide ‘yıkım’a neden oldu.

‘TANIYORUM’ DE DESTEK OLALIM 


KKTC Dışişleri Bakanı Özgürgün’den, ‘iflas açıklayan’ Rum Kesimi’ne şartlı yardım önerisi: Geçmişteki gibi yine destek oluruz. Ama ‘Türkler azınlık’, ‘sözde hükümet’ söylemlerini bırakıp işbirliği yapsınlar

AB Dönem Başkanı Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin Lideri Dimitris Hristofyas’ın ülkenin iflasını açıklamasının ardından, adanın öte yakasından ilginç bir teklif geldi. KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, ‘Geçmişte elektrik vererek destek olmuştuk. Şimdi de destek olmayı düşünürüz’ dedi, şartları sıraladı… GKRY’deki krizin Yunanistan’ın yaşadığı mali sıkıntılarla da doğrudan bağlantılı olduğunu anlatan Özgürgün şunları söyledi:

KRİZ ÇOK BÜYÜK


‘Yunanistan’ın ekonomik krizde olması ve birçok Kıbrıs Rumu’nun ve ayrıca devletin parasının da Yunanistan bankalarında bulunması, Güney’i içinden çıkılamayacak bir duruma soktu. Kredi konularında Rusya ile temas ettiler ama olmadı. 5 milyar euroluk kredi için AB ile de temaslar oldu. Ama AB’nin de ağır koşullarda kredi sağlayacak olması, Kilisenin ve aşırı tarafların de buna karşı çıkması sistemi kilitledi. Dolayısıyla çok ciddi ve büyük bir kriz baş gösterdi. Hatta Hristofyas bunu Türkiye’nin müdahale ettiği süreçten sonra oluşan koşullardan bile daha büyük bir kriz olarak nitelendirdi.

NEDENİ FANATİZM


Güney’İ de bu noktaya getiren ne yazık ki fanatizm oldu. Hiçbir zaman ekonomik açıdan düşünmediler. Adada iki taraf arasındaki bir anlaşmanın ekonomik olarak faydaları olacağını, doğal kaynakların, suyun, doğalgazın ve elektriğin adaya büyük katkı sağlayacağını göz ardı ettiler. ‘Kıbrıslı Türkler azınlıktır, Türkiye de işgalcidir’ demeleri ve getirileri görmezden gelmeleri krizi getiren en büyük sebepler. Türkiye ile biz yıllardır sorun için çözüm peşinde koşarken, hep ‘Ben iyi durumdayım’ dediler ve bizim taviz vermemiz gerektiği iddiasını öne sürdüler. Güney’de yaşanan kriz Kuzey’de hissedilmeyecek, iki taraf arasında ciddi bir ekonomik alışveriş yok’.

ELEKTRİK GİBİ
KKTC Dışişleri Bakanı, ‘Güney Kıbrıs’a elektrik sağlamada olduğu gibi, mali olarak destek sağlamayı düşünür müsünüz?’ sorusu üzerine şu yanıtı verdi: ‘Tabii ki düşünebiliriz. Elektrik konusunda zaten iyi niyetimizle bunu gösterdik. Karşılığını alarak da olsa elektriği verdik. Dolayısıyla destek olmayı sürdürebiliriz. Ancak, karşınızda ‘Türkler azınlıktır’, ‘Sözde hükümet’ ya da ‘Türkiye işgalcidir’ iddialarını dillendirmeye devam eden bir taraf varsa ve bunu yapmaya devam ederse, nasıl yardımcı olursunuz. Öncelikle burada bir otorite ve demokrasi, ekonomi olduğunu algılaması ve bizimle işbirliğine hazır olduğunu söylemesi lazım.’

 

 

Günün Trend Videosu

Daha fazla göster
Loading...