“Uyurken boxerle yatıyorum”

'41' adlı diziyle ekranlara gelecek olan Nebahat Çehre, bir dergiye verdiği röportajda ilginç açıklamalarda bulundu.

“Uyurken boxerle yatıyorum”

Aşk-ı Memnu ve Muhteşem Yüzyıl gibi dev yapımlardaki rolleriyle büyük hayranlık uyandıran ve stiliyle her daim konuşulan Çehre, Unspoken dergisinin Yayın Yönetmeni Uğur Çokiçliye verdiği röportajda, soruların hepsini tüm samimiyetiyle ve cesurca cevapladı. Uyurken Boxerla yatıyorum! diyen Nebahat Çehre, 1999 depreminden sonra bütün saten geceliklerini dağıttığını ve ne olur ne olmaz diye Boxerla uyuduğunu itiraf ediyor. Evdeki halinin çok sade olduğunu ve alıştığımız salon kadını imajından oldukça uzak olduğunu da belirtiyor.

İşte bu ilginç röportajdan bazı satırbaşları;
Yaptığı mesleğin ve medyanın yoğun ilgisinin gelip geçici olduğunu belirten Çehre, “Şöhrete sırtımı dayamam, bir gün ben de unutulacağım” diyerek sektör hakkındaki gerçeklere değiniyor.
Aradığım vasıflarda birini bulmak çok zor! diyen Nebahat Çehre, nedenlerini; bekar olması gerekiyor, toplumda bir yeri olması, beni kaldırması ve benim onu kaldırmam gerekiyor diyerek sıralıyor.
Güçlü duruşunu bozmadığını ve gardını asla indirmediğini söyleyen ünlü oyuncu, duygusal anlarında yalnız kalmak istediğini ve kimseye duygusal çöküşlerini göstermediğini “Kimse beni ağlarken görmedi, ailem bile” diyerek itiraf ediyor. Deşarj olmak istediğinde arabasına binip ağladığını ve bunun kendisini daha iyi hissetmek için yaptığı bir alışkanlık olduğunu açıklıyor.
Kendisini yalnız hissedip hissetmediği sorulduğunda; yalnızlık hissetmiyorum diyerek cevap veren Çehre, sözlerine “Karşıma beni heyecanlandıracak kimse çıkmadı” diyerek devam ediyor
Aşk-ı Memnu dizisindeki Firdevs Yöreoğlu karakteriyle birlikte kendisiyle özdeşleşen salon kadını imajını Türkiyede kendisinin yarattığını belirten ünlü oyuncu, Salon kadınını ben yarattım diyerek iddiasını ortaya koyuyor!
Gençlik ve güzellik üzerine sorulan sorulara karşılık Çehre, beni yaşıma göre değerlendirin, 20’li yaşlarında, hiç deforme olmamış bir kadın olarak bakmayın diyor ve sözlerini “Yıllara ve yer çekimine karşı koyamıyorum!” diyerek devam ettiriyor.
Yeşilçam dönemindeki şartları, günümüz şartlarıyla kıyaslayan stil ikonu, “Sokaklarda, gazeteler üzerinde yemek yerdik” diyor ve günümüz oyuncularının şimdiki standartlar için teşekkür etmesi gerektiğini söylüyor.
Hayatta her şeyin kendisine gümüş bir tepsiyle sunulduğunu söyleyen Nebahat Çehre, buna rağmen her şeyini kaybetse bile mutsuz olmayacağını “En tepeden en dibe inebilirim” sözleriyle anlatıyor.
Hayatının kırılma noktasını; Yılmaz Güney ile yaptığı ilk evliliği olarak tanımlayan Çehre, o evlilikten sonra düştüğü ekonomik sıkıntının kendisini çok güçlendirdiği belirtiyor. Hayatındaki en tutkulu dönemlerinin aşık olduğu dönemler olduğunu söyleyen güzel oyuncu, “Aşka aşık bir kadınım” diyor ve şu an hayatının dinginlik içerisinde geçtiğini sözlerine ekliyor. Muhteşem Yüzyıl’dan sonra 6 aylık bir dinlenme sürecine giren Nebahat Çehreyi, çekimlerine Ocak ayında Burak Özçivit ile başlayacakları 41 adlı dizide, geleceği gören mistik bir kadın olarak izleyebileceğiz.

 

Loading...