Sözcü Plus Giriş

Son yıllarda CAS, FIFA ve UEFA davaları ile TFF Tahkimi gibi milli ve milletlerarası spor hukuku konularındaki çalışmaları ile adından söz ettiren Avukat Emin Özkurt, UEFA’nın mutfağında Türk olmadığı için ülke olarak sıkıntılar yaşandığını söyledi.

Türkiye’nin, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası organizasyonunu tek başına düzenleme hayallerinin suya düşmesi üzerine Türk futbolunun yüzleşmesi gereken ciddi sorular olduğunu belirten Özkurt, bundan sonra ne yapılması gerektiğini de açıkladı.

Türkiye’ye verilmesine kesin gözüyle bakılan Avrupa Futbol Şampiyonası’nın, tüm Avrupa’yı kapsayan derin ekonomik krize ve Türkiye’nin tüm devlet garantilerine rağmen kazanılamamasının ciddi bir spor yöneticiliği başarısızlığı olduğunu da belirten Avukat Özkurt, Platini’nin açıklamalarının da maç oynanırken kural değiştirmekten farksız olduğunu söyledi.

Bilindiği gibi, UEFA İcra Kurulu’nda verilen bu kararın, sadece Şenez Erzik’in red oyu ile 1’e karşı diğer tüm üyelerin onayıyla çıkmıştı. Bu durumun da, UEFA’da Türkiye’nin kendi safına kimseyi çekememesi ve UEFA içerisinde yalnızlık yaşadığının acı bir gerçeği olduğu belirtilmişti.

‘GELDİĞİMİZ NOKTA TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞI’
Konunun hukuki yönüne dair görüşlerini açıklayan, son yıllarda CAS, FIFA ve UEFA davaları ile TFF Tahkimi gibi milli ve milletlerarası spor hukuku konularında başarılı çalışmaları ile adından söz ettiren, Avukat Emin Özkurt önemli açıklamalarda bulundu.

Konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede UEFA’nın bu kararının dava edilebileceğini belirten Özkurt, “Türkiye’nin resmi adaylıkta bulunduğu 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası süreci UEFA’nın talimatları uyarınca başlamış ve ilerlemekte olan bir süreçti” diyerek, şunları söyledi:
“UEFA’nın daha önceki adaylıklarda olduğu gibi, Teklif Talimatnamesi ve Teklif Devir-Teslim Süreci Talimatı çerçevesinde adaylık sürecini yürütmesi lazımdı. Böylece, söz konusu düzenlemeler ışığında, önceden bilinen şartlar altında, adil rekabet koşulları çerçevesinde bir yarış gerçekleştirilecekti, ancak bu böyle olmadı.

EURO 2020 süreci UEFA Talimatları uyarınca resmen başlamış ve ilerlerken, UEFA’nın kendi düzenlemelerini ve yerleşik uygulamalarını bir kenara bırakıp yepyeni bir sistem getirmesi hukuken yerinde değildir. Türkiye’ye karşı yapılan bu hareketin, oyun başladıktan sonra kural değişikliğine gitmekten başka bir anlamı yoktur.

Kurumlar kendi talimatlarına uymakla yükümlüdürler. Hal böyleyken Türkiye’nin ve resmi adaylık beyanında bulunmuş diğer ülkelerin, menfaatlerinin ihlal edilmiş olmasından hareketle spor yargısına başvuruda bulunma hakları olduğunu düşünüyorum.”

“SÜREÇ HENÜZ TAMAMLANMIŞ DEĞİL”
Sürecin henüz tamamlanmadığını belirten Avukat Emin Özkurt, “Bu yeni müsabaka formatı UEFA içerisinde henüz neticelenmiş değil. Bu konu UEFA’nın Milli Takımlar Müsabaka Komitesi’ne gidecek ve buradan çıkacak bir rapor tekrar UEFA İcra Kurulu’na gelecek. Ancak, bu noktadan sonra UEFA içerisinden farklı bir karar çıkması ihtimali yok denecek kadar azdır, boşuna ümit beslememek gerekir” dedi.

Bu noktada UEFA’da ve kurullarında Türklerin azlığına değinen Avukat Emin Özkurt, “Uluslararası spor organizasyonlarında ne yazık ki etkimiz çok zayıf. Oysa ki, bizim ülkemizde kendini çok iyi geliştirmiş, bilgili, öz güven sahibi ve temsil kabiliyeti yüksek pek çok insanımız var” diyerek, sözlerini şöyle tamamladı:
“UEFA’nın içine veya kurullarına baktığınızda, Avrupa’nın pek çok ülkesinden çok sayıda milletten kişi bulabiliyorsunuz, ancak neredeyse hiç Türk göremiyorsunuz. Türkiye’nin en büyük eksikliği bu işin mutfağına inememiş olmak, bunda da birinci derecede sorumluluk yetişmiş insanımızın elinden tutacak birilerinin olmamasından kaynaklanıyor.”

Yayınlanma Tarihi:14:53,