Transfer bombası

Şimdi ülkeler kriz ile boğuşuyor, cari açık sorunuyla uğraşıyor… Ülkelere para lazım, tıpkı bizim gibi… Elin oğlu şirketlerinin yurtdışındaki faaliyetlerinden elde ettikleri kârları ülkelerine getirmeleri için teşvikler veriyor.

Türkiye'de ise tam tersi… Öyle bir süreç yaşandı ki, bırakın yurtdışı faaliyetleri adeta yurtiçindekileri bile kârları ile beraber devrettik. Parayı gören veriyordu fabrikanın tapusunu, şirketin anahtarını, bankanın yönetimini…
Hey gidi Türk müteşebbisi; otelini, atölyesini, evini, arsasını, sigorta şirketini yabancıya satmak için adeta çırpınıyordu…
Sadece özel sektör de değil, devlet de ne var ne yok sattı. Halen de satıyor… Son olarak Halkbank'ın borsadaki arzının yüzde 80'ini yabancılar aldı, sırada ne kaldı?

Açık davet
Hani biz sıcak parayı istemiyoruz, gelirse doğrudan yatırım gelsin diyoruz. Adam gelip sıfırdan yatırım yapsın, fabrika kursun, istihdam sağlasın, küçük ve orta boyutlu işletmecilere iş sağlasın istiyoruz. Ama nerede o bolluk?
Bizde yapılanı söyleyeyim. Zaten kurulmuş, pazarı olan, kâr eden şirketler satıldı. Kârlılığı artırmak için çalışan sayısında indirime gidildi ve yan sanayi üreticileri rekabete sokularak fiyatlar kırıldı, maliyetler azaltıldı, kârlar artırıldı. Boşuna mı?
Adama gel demişsin, buyur etmişsin, reklamını yapmışsın, kapıyı ardına kadar açmışsın… Babasının hayrına değil, kâr elde etmek amacıyla Türkiye'ye geliyor bu sermaye.
Gitme diyemezsin. Dersen, sormazlar mı, “Gel diye bin bir takla atarken güzeldi de, şimdi kazandığım paramı ülkeme götürünce mi kötü” diye?

Hoş geldin beş gittin
Nitekim götürmeye çoktan başladılar…
Yabancı yatırımcılar net kâr transferlerinde 1 milyar dolar sınırını ilk olarak 2006 yılında geçtiler. 2007 yılına gelindiğinde 2 milyar dolar geçilmişti.
2008'in zaten kriz yılı olması nedeniyle fazla bir değişme olmadı. 2009 yılı ise toparlanma ile geçti.
2010'a geldiğimizde trend devam etti ve kâr transferinde 3 milyar doları gördük. Bu yıl beklentiyi 3.5 milyar dolara tırmandırdık.
Ancak bu rakamlar katlanarak büyüyecek. Yeniden yapılanmaydı, krizdi derken paralar harcandı, çoğu şimdilik burada kaldı… Ama gidecek… Bize de el sallamak düşecek.
Ektiler, suladılar, olgunlaştırdılar, şimdi hasat toplama zamanı…

Loading...