Bütçe övünmelerinin altı kaval!

MECLİS'teki Bütçe görüşmelerinde övünmeler, gerçek hayattaki dövünmeleri örtüyor. Bugünkü yazıyı “örtüyü kaldırmaya” ayırdım.

Şu tablo çıktı:
Hızlı Büyüdük övünmesi.
Doğru değil.
Son 10 yılın ekonomik büyüme ortalaması yüzde 5… Ve gerçek şu ki, 80 yıllık büyüme ortalaması da yüzde 5. Demek ki, 10 yıllık büyüme Türkiye'yi “orta gelirli ülke olma tuzağından” kurtaracak bir başarı olmuyor.
İhracat patladı övünmesi.
Doğru değil.
Türkiye'nin dışarıya ihraç ettiği 1 ton sanayi ürününden elde ettiği gelir, 1027 dolar.
İleri teknoloji ürünü satan ülkelerin 1 ton ihracatta elde ettikleri gelir 10 bin 835 dolar.
Gerçek şu ki, ileri teknoloji ihracatçısı ülkeler yüzde 3 büyürse Türkiye'nin onlar gibi zengin ülke olabilmesi için yılda yüzde 5 değil, yüzde 10 büyümesi gerekiyor.

* * *

İstikrarı yakaladık övünmesi.
Doğru değil.
Türkiye'yi 10 yıldır yönetenler “sürdürülemez bir cari döviz açık” yarattılar. Gerçek şudur ki, cari döviz açığının sürdürülemez büyüklüğe ulaşması mutlaka mali istikrasızlığı doğurur. Mali istikrarsızlık mali krizi yaratır. Mali kriz ekonomik krize yol açar. Cari açığını kapatamayan Türkiye'de iktidar “istikrarı biz yakaladık” diyorsa palavra atıyordur.
İlk 10'a gireceğiz övünmesi.
Doğru değil.
Türkiye geçen yıl 250 milyon ton sanayi ürününü fabrikalarında üretti ve bunun 90 milyon tonunun kilosunu ortalama 1. 60 dolardan sattı. Gerçek şudur ki, son 10 yılda dünyadaki hızlı ekonomik büyümeyi fırsata dönüştüremeyen Türkiye, düşük ve orta düşük teknolojik mal üreten ülke kategorisinden orta yüksek ve yüksek teknolojik mal üreten ülke sınıfına atlayamadı.

* * *

Verimi artırdık övünmesi.
Doğru değil.
Türkiye'nin işçileri bir saatlik çalışma ile milli geliri ancak 4 dolar artırabilirken G8 ülkelerinde bir işçi bir saatlik çalışma ile ülke milli gelirini 40 dolar yükseltebiliyor. Burada işçinin bir kusuru, kabahati yok. Gerçek şudur ki, son 10 yılda 8 kez teşvik paketi açılmasına rağmen Türkiye'nin fabrikaları aşırı ithalata bağımlı olmaktan çıkamadı. Bir inek düşünün günde 1 kilo süt veriyor fakat günde 3.5 kilo sütün fiyatı kadar yem yiyor. Türkiye yüksek teknolojik pahalı mal ithal eden fakat düşük teknolojili ucuz mal ihraç eden ülke yapısını değiştiremedi.

* * *

Anadolu kaplanları övünmesi.
Doğru değil.
Kaplan gibi girişimcilerimiz var, Ortağu'ya, Afrika'ya, Latin Amerika'ya mal satıyoruz fakat son 10 yılda üretimde dışa bağımlılık yüzde 10 daha arttı. Gerçek şudur ki, Türkiye'de fabrikalardan çıkan üretiminin milli gelir (GSMH) içindeki payı 1998'de yüzde 24'dü. 2010'da yüzde 16'ya geriledi. İmalat sanayinde dış girdi oranı yüzde 70'e kadar çıktı.
IMF'ye borç veriyoruz övünmesi.
Doğru değil.
IMF'ye borçların kapatılması ve göstermelik borç verir duruma gelinmesi çoğunluğu özel sektörün olmak üzere Türkiye'yi 320 milyar dolar dış borcu olan ülke durumundan kurtaramadı. Gerçek şudur ki, Türkiye dışardan para gelmeden yaşayabilecek durumda geçmişte de değildi, şimdi de değil.

* * *

İşsiz sayısı azaldı övünmesi.
Doğru değil.
Büyüme hızının yükseldiği bazı dönemlerde işsiz sayısı azalıyor. Ne var ki, büyüme hızının düştüğü dönemlerde işe alınanların sayısı, iş isteyenlerin sayısının çok altında kalıyor. Gerçek şudur ki, Türkiye'de en büyük korku “işimden olurum korkusu” olmaya devam ediyor.
Yoksulumuz azılıyor övünmesi.
Doğru değil.
75 milyon nüfusun sadece en üst gelir grubundaki 15 milyonun geliri giderinden fazla. 15 milyon her ay bir miktar para biriktirebilecek durumda. İkinci ve üçüncü gelir grubundaki 30 milyon insanın ise gelir, harcamaları eşit. Bir kuruş biriktiremiyorlar. En alt gelir gurundaki 15 milyonun ise geliri giderini karşılamıyor. Borçla yaşıyor, geleceğinden yiyor.
Gerçek şudur ki:
Övünmelerin altı kaval.

Loading...