ÇETE!

Saygı Öztürk, Ankara'da soruşturması süren “100 milyon TL devlet soygununda” rol alan işadamlarını, şirketlerini aklamak ve “adaletin pençesinden kurtarmak” için Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçuile hem makamında hem otomobilinde görüşmeyi gerçekleştiren çete üyelerinin isimlerini yazdı.

Adı üstünde çete!

Rüşvet veriyor.

Hediye sunuyor.

Yemek yediriyor.

Müdür satın alıyor.

Müfettiş ayarlıyor.

Müsteşar kucaklıyor.

Hakimi hoşnut ediyor.

Suçluyu suçsuz kılıyor.

Kaçakçıyı aklatıyor.

Bu çete, bu kadar gücü, imkanı, fırsatı, cesareti nereden buluyor, kimden alıyor? Çeteye parayı akıtanlar “hangi vurgun düzeninden faydalanıp devlet parasını”kaç misliyle soyuyorlar?

 

Xxx

 

Son örneğe bakın.

Çete neyi aklıyor görün.

Çin'den kumaş alınmış.

Türkiye'de elbise yapıp, ihraç edeceğim, Türkiye'ye döviz kazandıracağım, katma değer yaratacağım denilmiş. Yalan söylenmiş. Çin kumaşı iç piyasada satılmış. Devletin vergisi soyulmuş.

Yine Çin'den kumaş alınmış.

Hamburg'a indirilmiş.

Sahte evrakla Çin kumaşı, Avrupa Birliği kumaşı haline getirilmiş. Türkiye'ye sıfır gümrükle sokulmuş. Devletin vergisinden 100 milyon TL soyulmuş.

Bazen insanlar çıkıyor.

Ya temiz vicdanlıdırlar.

Ya pay verilmeyenlerdir.

İhbar ediyorlar.

Ahlaklı polisler ve savcılar da var. İhbarın üzerine gidiyorlar ve ortaya; ilgili bakanlıklarda sözü geçen, yetkisi olan bürokratları banka hesaplarıyla ve yüksek yargının hakimlerini de pahalı kuyumcu ürünleriyle etkileyip, Danıştay Başkanı'nın otosuna kadar sinebilen “çete marifetleri”fotoğraflarıyla, telefon konuşmalarıyla dökülüyor.

 

Xxx

 

Dikkat isterim: Bu çeteleri yemleyen, parayla destekleyen firmalar, işadamları kim? 100 milyon TL'lik soygunu; kaçar milyon olarak paylaştılar. Bu işadamları, tablo halinde isimleriyle niçin yayınlanmıyor? Ben bu yüzden; “Danıştay Başkanı'nın otosuna giren çetenin arkasında bakan olmalı” diye şüphelenirim. Şu sorulara cevap verilmezse şüphelenmeye devam ederim:

1-Çetelerin yemlendiği sistem kapsamında yıllar boyunca hangi maldan ne kadarının Türkiye'ye girişine izin verilmiştir?

2- Bu mallar ithal edilseydi, devlet ne kadar vergi toplayacaktı?

3- Bu sistemle (çeteler üreten sistem)üremiş kaç kaçakçılık olayı ve dosyası vardır. Soyulan vergi tutarı nedir?

4-Bu sisteme (çeteleri yemleyen sistem)giren malların kaçına kontrol ve sayım için gidilmiştir?

5- Bu sistemle (rüşvet peydahlatan sistem)getirilen malların Türkiye'de işlenip ihraç edilmesiyle Hazine'den ne kadar destekleme, teşvik verilmiştir?

6- Bu sistemle (Danıştay başkanının otosuna giren sistem)getirilen malların yargıya yansıyan dosyalardan kaçını gümrükler genel müdürlüğü kazanmış, kaçı yargıda aklanmıştır?

Bu soruların cevabı yoksa.

Ben o bakandan şüphelenirim.

Siz de şüphelenin.

 

UYAN BORUSU

Akıllı binayı ne yaktı?

Klimacılar susuyor.

İzolasyoncular dilsiz.

Kablocular da sağır.

Yangının üzerinden 12 gün geçti, İstanbul İtfaiyesi Müdürü raporunu açıklamadı. Rapor belki Belediye Başkanı'na sunuldu ama halka duyurulmadı. Akıllı binayı yakan ilk kıvılcım neden çıktı ve o ilk kıvılcım neyi yakarak 7 dakika içinde 152 metrelik Akıllı Bina'nın en tepesine kadar ulaştı? Kıvılcım klimadan çıktı diyorlar, klimacılar ise susuyor. Kıvılcım dış cephe izalasyonunu yaktı diyorlar. İzolasyoncular da susuyor. Kıvılcım kablolardan çıktı diyorlar. Kablocular da sağır. Yani klimalar kıytırık, izolasyon maddeleri berbat, kablolar dandik öyle mi? Evine klima koyan, giydirme, mantolama izolasyonu yaptıran, rezidans,  konak, villa, tower gibi “akıllı binalarda” oturan, çalışan vatandaşları kim bilgilendirecek?

Loading...