Demokrasiyi “iğdiş” etmek!

Başbakan Erdoğan'ın, daha büyük güç elde etmek için, Başkanlık Sistemi'ni istediği malûm… Bunu gerçekleştirmek için, “Kuvvetler ayrılığı önümüze engel olarak dikiliyor” diye mazeret gösterip demokrasiyi “iğdiş” etmeye, başka bir ifadeyle “hadım” etmeye çalışıyor! Fakat…

Erdoğan'ın kadim (çok eski, başlangıcı zamanın derinliklerinde kaybolan) arkadaşı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bile “Kuvvetler ayrılığı demokrasinin temelidir” diyerek, ona karşı çıkmak zorunda kaldı.

Bu konuda herkes bir şey söyledi ama Başbakan'a en iyi cevabı Kemal Kılıçdaroğlu verdi. Hakkını yememek için Kılıçdaroğlu'nın sözlerini özetleyelim. Şöyle dedi:

Sayın Başbakan, kuvvetler ayrılığı ilkesinden şikâyet ediyor. Yani demokrasiden şikâyet ediyor. Ben iş yapacağım, demokrasi benim önümde engel, diyor. Bunu söyleyen bir Başbakan o ülkede Başbakanlık yapamaz. O Başbakan'ın ömrü, demokratik açıdan dolmuş demektir! O Başbakan halkın önüne çıkıp demokrasi ve özgürlükten söz edemez. Ona artık çağdaş bir ülkenin Başbakanı sıfatıyla kimse bakmaz. O artık kendi saltanatını kurmak isteyen, halkı baskılamak isteyen, demokrasiyi sınırlandırmak isteyen bir Başbakan'dır! Siz nasıl demokrasiden şikâyet edebilirsiniz? Öyle bir arayış olabilir mi? Her dediği, ağzından çıkan her cümlesi kanun oluyor bu ülkede… Böyle demokrasi olur mu? Eğer bir Başbakan iktidardayken, başarısızlığının nedenini demokrasiye bağlıyorsa, orada utanç verici bir tablo var demektir. Ben başarılı olacağım ama demokrasi benim önümde engel, diyor ve o kadar ileriye gidiyor ki Sayın Başbakan, CHP Meclis'te muhalefet ediyor, diyebiliyor. Bir insanın demokrasiden bu kadar habersiz olduğuna ilk kez tanık oluyorum!”

Loading...