Sözcü Plus Giriş
UĞUR DÜNDAR

Boruyu döşeyenin kazancı insan hayatından daha değerli…

5 Aralık 2012

 

Ar­ka­daş­lar ara­dı.
Ulus­la­ra­ra­sı Ba­sın Ens­ti­tü­sü'n­den (IPI) say­gın ga­ze­te­ci­ler gel­miş. Ül­ke­miz­de­ki ile­ri (!) ba­sın öz­gür­lü­ğü ko­nu­sun­da Türk mes­lek­taş­la­rıy­la ko­nuş­mak is­ti­yor­lar­mış.
“Soh­be­te sen de ge­lir mi­sin?” di­ye sor­du­lar.
Ge­le­bi­le­ce­ği­mi söy­le­ye­rek, ad­re­si is­te­dim.
“İs­tik­lal Cad­de­si, fa­lan­ca so­kak, fi­lan­ca nu­ma­ra, üçün­cü kat…” de­di­ler…
Ad­re­si ver­mek­le ye­tin­me­yip, Tak­sim Mey­da­nı ta­ra­fın­dan gel­di­ğim tak­dir­de, so­ka­ğı na­sıl bu­la­ca­ğı­mı da ta­rif et­ti­ler

* * *

Ben de öy­le yap­tım.
Ama ted­bi­ri el­den bı­rak­ma­dım.
Ran­de­vu­muz­dan tam 3 sa­at ön­ce yo­la çık­tım!
İyi ki de öy­le yap­mı­şım!
Sa­at­ler sü­ren bir yol­cu­luk­tan son­ra Tak­si­m'­e var­dım ama na­sıl?
La­fı uzat­ma­dan sa­de­ce son etap­ta ya­şa­dı­ğı­mız se­rü­ve­ni an­la­ta­yım:
Dol­ma­bah­çe yö­nün­den ge­le­rek Tak­si­m'­­e çı­kan araç­la­rın kul­lan­dı­ğı ara yo­la gir­dik. Yak­la­şık 100 met­re öte­de­ki The Mar­ma­ra Ote­li'nin önü­ne çı­ka­ca­ğız. O da­ra­cık so­kak­ta sağ­lı sol­lu park et­miş araç­la­ra çarp­ma­mak için, 4 kez dur­mak zo­run­da kal­dık. Al­la­h'­tan yar­dım­se­ver bir mil­le­tiz. Va­tan­daş­la­rın “sağ yap, sol yap, ho­opp…” di­ye­rek yön­len­dir­me­le­ri so­nu­cun­da, hiç­bir ara­ca çarp­ma­dan ote­le var­ma­yı ba­şar­dık!
Böy­le­ce İki­tel­li'den Ro­ma'­ya git­me­nin, Tak­si­m'­e ulaş­mak­tan da­ha ko­lay ol­du­ğu­nu an­la­dık!

* * *

Sa­li­men gel­di­ği­mi­ze şük­re­dip de­rin bir “o­h” çek­tik­ten son­ra, ara­ba­mı­zı ote­lin oto­par­kı­na bı­ra­ka­rak yü­rü­me­ye baş­la­dık.
İs­tik­lal Cad­de­si'­nin şim­di­ye ka­dar bel­ki de bin kez de­ğiş­ti­ri­len kı­rık dö­kük par­ke­le­rin­de se­ke­rek iler­ler­ken, bir de ne gö­re­lim?
İş ma­ki­ne­le­ri bi­zim gi­re­ce­ği­miz so­ka­ğı boy­dan bo­ya kaz­mı­yor mu?
Kar­şı­mı­za çı­kan gö­rün­tü­yü hiç abart­ma­dan yan­sı­tı­yo­rum:
Yol bo­yun­ca de­rin bir çu­kur açıl­mış, ya­ya­lar için de, ya­rım met­re ge­niş­li­ğin­de bir kal­dı­rım bı­ra­kıl­mış!
Kal­dı­rım açık ol­sa ney­se!
Üze­ri­ne mı­cır ve kum dö­kül­müş, böy­le­ce bir­kaç met­re yük­sek­li­ğin­de te­pe­cik­ler oluş­muş.
Va­tan­daş, yağ­mu­run kay­gan ha­le ge­tir­di­ği mı­cır ve kum yı­ğın­la­rı­nı tır­ma­na­rak so­ka­ğı geç­me­ye ça­lı­şı­yor!
San­ki be­le­di­ye hiz­me­ti de­ğil de “Sur­vi­vo­r” ya­rış­ma­sı ya­pı­lı­yor!
Te­pe­le­ri tır­ma­na­rak, ça­mur­la­ra ba­tıp ça­ka­rak çu­ku­ra düş­me­den iler­le­me­yi ba­şa­ran va­tan­daş­lar bir­bi­ri­ni kut­lu­yor!
Hat­ta “ça­k” ya­pan­lar bi­le olu­yor!
Bu ara­da bi­ri­le­ri de bo­ru­la­rı dö­şü­yor!
İnip kal­kar­ken ya­ya­la­ra te­ğet ge­çen kep­çe­ler, in­san ha­ya­tı­na ve­ri­len de­ğe­ri gös­te­ri­yor.
Top­lan­tı­ya ka­tı­lan ga­ze­te­ci­ler, gör­dük­le­ri, ya­şa­dık­la­rı kar­şı­sın­da çok şaş­kın…
İç­le­rin­den bi­ri, “Sur­vi­vor So­ka­ğı”n­da pa­ça­la­rı­na ya­pı­şan ça­mur­la­rı te­miz­le­me­ye ça­lı­şır­ken “Ben de yaş­lan­dı­ğı­mı dü­şü­nü­yor­dum. Bu en­gel­le­ri aş­tı­ğı­ma gö­re, me­ğer hâ­lâ iş var­mış!” di­yor.
Ne de ol­sa ki­bar in­san­lar!
So­kak­ta­ki en­gel­ler­den çok, ba­sın öz­gür­lü­ğü­nün önün­de­ki en­gel­ler hak­kın­da ko­nuş­mak istiyor­lar.
İn­san ha­ya­tı­nın bu den­li ucuz ol­ma­sı­na acı acı gü­lü­yor­lar.

* * *

Top­lan­tı­nın ar­dın­dan çık­tı­ğı­mız so­kak­ta, düş­me­mek için du­var­la­ra tu­tu­na­rak iler­le­me­ye ça­lı­şan bir va­tan­daş ta­nı­yıp, ko­lum­dan tu­tu­yor.
“U­ğur Bey adım Ah­met, 70 ya­şın­da­yım. İs­tan­bu­l'­da do­ğup bü­yü­düm. Be­yoğ­lu'nun yer­li­si­yim. Si­ze ye­min edi­yo­rum, ben Ah­met ol­dum ola­lı, böy­le bir zu­lüm gör­me­dim!” di­yor.
Ne di­ye­yim?
“Hak­lı­sı­nız ben de gör­me­dim!” di­yo­rum.
Bo­ru­yu dö­şe­ye­nin ka­zan­cı­nın in­san ha­ya­tın­dan da­ha de­ğer­li ol­du­ğu bir ül­ke­de baş­ka ne de­nir ki?..