Çağrı

İk­ti­da­rın gün­dem de­ğiş­tir­me oyun­la­rıy­la tar­tış­ma­ya aç­tı­ğı baş­kan­lık sis­te­miy­le do­ku­nul­maz­lı­ğın kal­dı­rıl­ma­sı ko­nu­la­rı­nın ate­şi düş­me­den 2013 Yı­lı Büt­çe gö­rüş­me­le­ri mu­ha­le­fe­tin ağır eleş­ti­ri­le­riy­le baş­la­dı. Ye­rel­de imar de­ği­şik­lik­le­ri, kış ve tra­fik ka­za­la­rı, Ata­türk anıt­la­rı­nı yık­ma, Çam­lı­ca, Tak­sim, Göz­te­pe ca­mi­le­rin­den son­ra Ka­ra­köy Ca­mi­i yap­tır­ma gi­ri­şim­le­ri ve te­rö­rist ya­ka­la­ma ope­ras­yon­la­rıy­la olay­lar bir­bi­ri­ne ek­le­ni­yor. BDP'­li­le­rin do­lay­lı sal­dı­rı­la­rıy­la teh­dit­le­ri de hız kes­me­den sü­rü­yor.

An­cak

Ama hep­sin­den önem­li sa­yı­la­cak bir du­rum gi­de­rek olum­suz­lu­ğa sü­rük­le­ni­yor. Son yıl­lar­da özel­lik­le 12 Ey­lül 2010 hal­koy­la­ma­sıy­la ya­pı­la­rı de­ği­şen Ana­ya­sa Mah­ke­me­si ile Ha­kim­ler ve Sav­cı­lar Yük­sek Ku­ru­lu'n­dan son­ra Yar­gı­tay ve Da­nış­ta­y'­da ya­pı­lan de­ği­şik­lik­ler, yar­gıç­la­rın yer de­ğiş­tir­me­si, ki­mi dos­ya­lar­dan ki­mi sav­cı­la­rın el çek­ti­ri­le­rek yar­gı­lan­ma­sıy­la en­di­şe­le­ri ar­tı­ran yar­gı ke­si­mi­ne yö­ne­lik so­run­lar yurt­taş­la­rın baş­lı­ca il­gi ko­nu­su ol­muş­tur.
10 Ara­lık İn­san Hak­la­rı Gü­nü ne­de­niy­le Cum­hur­baş­ka­nı ya­yım­la­dı­ğı ile­ti­de “..Ül­ke­miz­de son yıl­lar­da önem­li ge­liş­me­ler kay­de­dil­miş, va­tan­daş­la­rı­mı­zın te­mel hak ve öz­gür­lük­le­ri­nin ko­run­ma­sın­da ve ola­bi­le­cek ih­lal­le­rin tek­ra­rı­nın önü­ne ge­çil­me­sin­de ye­ni me­ka­niz­ma­lar oluş­tu­rul­muş­tur.” Bö­lü­mü ne öl­çü­de ger­çek ve inan­dı­rı­cı de­ğil­se gü­nü­müz Baş­ba­ka­nı'nın ile­ti­sin­de­ki “..in­san hak­la­rı, de­mok­ra­si ve hu­kuk dev­le­ti il­ke­si­nin ko­run­ma­sı ve ile­ri gö­tü­rül­me­si­nin ön­ce­lik­li he­def­le­ri ara­sın­da yer al­dı­ğı..“ söz­le­ri de o öl­çü­de gül­dü­ren bir ters­li­ği açık­la­mak­ta­dır. Büt­çe ko­nuş­ma­sın­da­ki cum­hu­ri­yet yan­daş­lı­ğı­nı ka­nıt­la­ma­sı ko­lay de­ğil­dir.
Gü­nü­nüz­de hak-hu­kuk-öz­gür­lük bağ­la­mın­da­ki ay­kı­rı­lık­la­rın dü­ze­yi öy­le art­mış­tır ki, ada­let, ek­mek­ten, su­dan, ha­va­dan da­ha çok önem ka­zan­mış, da­ha çok ara­nır ol­muş­tur. Bu­gün, zin­da­na dö­nü­şen ce­za­ev­le­rin­de sa­nık­lar, dı­şa­rı­da da ai­le­le­ri ay­dın­lık sa­va­şı­mı ver­mek­te­dir. Baş­ta ba­ğım­sız ba­ro­lar, de­mok­ra­tik kit­le ör­güt­le­ri­nin yan­daş ol­ma­yan­la­rı, med­ya­nın ah­la­kı bo­zul­ma­mış ke­si­mi, bi­lim ve sa­nat in­san­la­rı­nın ger­çek de­mok­rat­la­rı, gi­di­şin kö­tü­lü­ğü­nü ön­le­mek için ça­ba­la­rı­nı ar­tır­mış­lar­dır. Du­yu­ru­lar­la Si­liv­ri yar­gı­la­ma­la­rı­nın iz­len­me­si­ne çağ­rı yap­mak­ta­dır­lar. Bir ki­şi­ye ya­pı­lan hak­sız­lık tüm top­lu­ma ya­pıl­mış sa­yı­la­ca­ğın­dan bu gi­ri­şim­ler ya­rar­lı­dır.

Ada­let… Ada­let…

Par­ti­zan­lı­ğın, kad­ro­laş­ma­nın alıp yü­rü­dü­ğü, ik­ti­dar yan­lı­sı ol­ma­dık­ça ay­nı din­den, ay­nı mez­hep­ten, ay­nı soy­dan ol­ma­nın bi­le göz ar­dı edil­di­ği bir or­tam­da top­lu­mun en ya­şam­sal gı­da­sı olan ada­let öz­le­mi di­le ge­ti­ril­mek­te­dir. Hu­kuk dev­le­ti­ne ay­kı­rı olum­suz­luk­lar yar­gı­nın ba­ğım­sız­lı­ğı­nı, ki­mi sav­cı ve yar­gıç­la­rın yan­sız­lı­ğı­nı yi­tir­me­siy­le yan­sı­mak­ta­dır. Ön­ce­le­ri ge­rek­çe­siz, for­mül ka­rar­lar, ge­cik­me, uza­yan da­va­lar, yan­lış­lık, ya­nıl­gı, si­ya­sal et­ki ya­kın­ma­la­rı­na bu kez yan­daş­lık, din­sel da­ya­nış­ma, kı­sıt­la­ma, yok say­ma, ge­rek­siz ama amaç­lı ive­di so­nuç­lan­dır­ma ça­ba­la­rı ek­len­miş­tir. Yar­gı­la­nan­lar­la ya­kın­la­rı­nın ve ger­çek hu­kuk­çu­la­rın ya­kın­ma­la­rı bi­rer çığ­lık ve fer­yat du­ru­mu­nu al­ma­sı­na kar­şın al­dı­rış­sız­lık sür­mek­te­dir. Oy­sa vic­dan ya­ra­sı yü­rek ya­ra­sın­dan da­ha ağır­dır. Yü­rek­le­re iliş­kin sağ­lık ona­rım­la­rı ola­na­ğı vic­dan­lar için yok­tur.
İk­ti­dar, ana­ya­sa de­ği­şik­li­ği­ni “ye­ni Ana­ya­sa­” adıy­la yü­rüt­me­ye ça­lı­şı­yor. Par­ti­le­ra­ra­sı Ko­mis­yo­n'­da­ki tı­ka­nık­lık, hal­ko­yu­na sun­ma gü­ven­ce­sin­den ön­ce baş­kan­lık sis­te­mi için halk­tan gö­rüş al­ma kur­naz­lı­ğıy­la aşıl­ma­ya ça­lı­şı­lı­yor. Ko­nu­ya iliş­kin bil­gi­den yok­sun ço­ğun­lu­ğun oyuy­la ol­du­bit­ti­ye ge­ti­ri­le­cek re­jim de­ği­şik­li­ği, önü­müz­de­ki en bü­yük teh­li­ke­ler­den bi­ri­dir.

Du­rum

Son yıl­lar­da dev­le­te gü­ve­ni sar­san, si­ya­se­ti suç­la­ma ne­den­le­ri­nin ba­şın­da ge­len hak­sız­lık ve hu­kuk­suz­luk­la­rın ba­şın­da te­mel hak ve öz­gür­lük­le­re iliş­kin so­run­lar yat­mak­ta­dır. Hak ara­ma, sa­vun­ma öz­gür­lü­ğü (ba­ğım­sız yar­gı, ada­let­li yar­gı­la­ma), ya­şam hak­kı (kan da­va­la­rı, tö­re ci­na­yet­le­ri, ken­di­li­ğin­den hak al­ma), din ve vic­dan öz­gür­lü­ğü (la­ik­lik, ta­ri­kat, ce­ma­at, aşi­ret ya­pı­lan­ma­sı, zor­la­ma­lar) üzen ve dü­şün­dü­ren, acı ve­ren olay­lar­la or­ta­dadır. Sen­di­ka kur­ma, eği­tim-öğ­re­tim, ba­sın, an­la­tım öz­gür­lük­le­ri­nin na­sıl sı­nır­lan­dı­rıl­dı­ğı­nı, hu­kuk öğ­re­ti­mi­nin, hu­kuk­çu eği­ti­mi­nin, hu­kuk­sal dü­zen­le­me­le­rin na­sıl ol­du­ğu­nu her­kes gör­mek­te­dir. Hu­kuk dev­le­ti­nin ne du­rum­la­ra dü­şü­rül­dü­ğü­nü de…
Çev­re­miz­de­ki ül­ke­ler­de hal­kın tep­ki­si­nin olum­lu so­nuç­la­rı iz­le­nir­ken biz­de sus­kun­luk, uy­sal­lık, il­gi­siz­lik, tep­ki­siz­lik gi­de­rek ke­mik­leş­mek­te­dir. Oy­sa, hiç­bir taş­kın­lık ve ay­kı­rı­lı­ğa kaç­ma­dan de­mok­ra­tik hak­la­rı kul­la­nıp il­gi­li­le­re ses­len­mek, on­la­rı uyar­mak, in­san­lık de­ğer­le­ri­ne say­gı­ya ça­ğır­mak onur­lu bir yurt­taş­lık gö­re­vi­dir. Hal­kı­mız so­nuç­la­rı al­kış­la­mak­la ye­tin­me­me­li, so­nuç alı­cı ağırlı­ğı­nı koy­ma­lı­dır. Bu tu­tum, ah­lak, ada­let, vic­dan, onur, er­dem or­tak­lı­ğı, da­ya­nış­ma çağ­rı­sı­dır. Hak­sız­lık ve hu­kuk­suz­luk­la­rı sap­ta­yıp ka­mu­oyu­na du­yu­ra­rak ön­le­me ve gi­der­me çağ­rı­sı­dır. İl­gi ve du­yar­lık çağ­rı­sı­dır. Top­lum­sal bi­lin­cin et­kin­li­ği çağ­rı­sı­dır. Si­ya­sal inat­la­rın kı­nan­ma­sı çağ­rı­sı­dır. İş iş­ten ge­çe­me­den…

Loading...