Durum ve tutum

Kom­şu­lar­la dost­lu­ğun “sı­fı­r”­a in­di­ği, on­bin­ler­ce şe­hit ver­di­ren te­rör ör­gü­tüy­le gö­rüş­me­le­re muh­taç du­ru­ma dü­şül­dü­ğü, ön­ce yad­sı­nıp son­ra açık-do­lay­lı bi­çim­de ka­bul edi­len söz­de “mü­za­ke­re­”le­re ye­şil ışık­lar ya­kıl­ma­sıy­la ye­ni açı­lım­la­ra gi­ri­şil­di­ği, Ira­k'­ın ku­ze­yi için TBMM'­nin tez­ke­rey­le ver­di­ği iz­nin yi­ne­len­di­ği, sa­vaş çığ­lık­la­rı­nın atıl­dı­ğı gü­nü­müz­de ken­di­mi­zi sor­gu­la­yıp öze­leş­ti­ri­ye bağ­lı tu­ta­rak yar­gı­la­mak, akıl­cı­lı­ğın ge­re­ği­dir.

Top­lum­sal ba­rı­şın, ulu­sal da­ya­nış­ma­nın gi­de­rek bo­zul­du­ğu, sev­gi, say­gı ve gü­ve­nin anı ola­rak kal­dı­ğı, doğ­ru­luk ve dü­rüst­lü­ğün kı­nan­dı­ğı, par­ti­zan­lık ve kad­ro­laş­ma­nın il­ke­leş­ti­ği, çı­kar­cı­lık, din­ci­lik, mez­hep­çi­lik, ta­ri­kat­çı­lık ve ce­ma­at­çi­li­ğin ege­men ol­du­ğu bir or­tam­da so­ru­nun te­me­li­ni “top­lum­sal do­ku bo­zuk­lu­ğu­”n­da ara­ma­lı­yız ka­nı­sın­da­yız.
Em­per­ya­list sal­dı­rı­la­rı ön­le­yip Mü­da­fa­a-i Hu­kuk ru­hu, Ku­va-yı Mil­li­ye ate­şiy­le kur­ta­rı­lan Ulu­sal Kur­tu­luş Sa­va­şı za­fe­riy­le yur­du­mu­zu kur­ta­ran, na­mu­su­mu­zu ko­ru­yan, onu­ru­mu­zu yü­cel­ten, ba­ğım­sız­lık, öz­gür­lük ve ulu­sal ege­men­li­ği­mi­zi ka­zan­dı­rıp üm­met­ten ulus dü­ze­yi­ne çı­ka­ra­rak bi­zi uy­gar­lık ve çağ­daş­lı­ğın ola­nak­la­rıy­la do­na­tan Mus­ta­fa Ke­mal Ata­tür­k'­e, eser­le­ri­ne, il­ke­le­ri­ne sal­dı­rı­yı be­ce­ri sa­yan­lar na­sıl ye­tiş­ti, bu çir­kin, al­çak, sap­kın an­la­yış oluş­tu?

Ön­ce­si

Ulu­sal Kur­tu­luş Sa­va­şı'na bu­gün­kü ya­pıy­la gi­ril­me­di. Bo­zuk­lu­ğu, si­ya­set­çi­le­rin, çı­kar­cı­lı­ğın, din­ci ödün­le­rin, iç­te­ki ve dış­ta­ki Tür­ki­ye kar­şıt­la­rı­nın ya­rat­tı­ğı kuş­ku­suz­dur. Bö­lü­cü­lük, yı­kı­cı­lık, ay­rım­cı­lık, ulu­su ve ül­ke­yi par­ça­la­ma oyun­la­rı ay­maz med­ya ke­si­mi­nin des­te­ğiy­le sür­mek­te­dir. Mü­ta­re­ke ba­sı­nı­nın tu­tu­mu gü­nü­nün ko­şul­la­rıy­la de­ğer­len­di­ril­di­ğin­de yan­daş ba­sı­nın il­ke­le­ri­mi­ze ve de­ğer­le­ri­mi­ze kar­şı du­ru­şu­nu da­ha bü­yük bir sap­kın­lık ola­rak ni­te­le­mek yan­lış ol­maz sa­nı­yo­ruz.
Ka­ra­kol ola­rak, kol­luk güç­le­ri­nin sert ve aşı­rı dav­ra­nış­la­rı, ada­let­siz yar­gı­lan­ma ya­kın­ma­la­rı, film­le­re uza­nan yar­gı­ya et­ki söz­le­ri, tüm kom­şu­lar­la kav­ga ve sa­vaş çığ­lık­la­rı ne­re­de ve ne du­rum­da ol­du­ğu­mu­zu gös­ter­mek­te­dir.
Os­man­lı'nın içi­ne düş­tü­ğü ve ulu­su içi­ne dü­şür­dü­ğü teh­li­ke­ler­den ya­ban­cı yö­ne­ti­mi dı­şın­da baş­ka kur­tu­luş gö­re­me­dik­le­ri, sal­ta­nat­tan baş­ka yö­ne­tim bi­çi­mi dü­şü­ne­me­dik­le­ri için Mil­li Mü­ca­de­le'ye kar­şı çı­kan mü­ta­re­ke­ci­ler­le bu­gün­kü mü­za­ke­re­ci ve mü­ta­re­ke­ci­le­ri kar­şı­laş­tır­mak ne öl­çü­de ge­ri­ye git­ti­ği­mi­zi gös­te­rir. İz­le­di­ği­miz kö­tü­lük­le­rin eleş­ti­ri, öne­ri, uya­rıy­la hiç­bir il­gi­si yok­tur. Ki­şi­lik bo­zuk­lu­ğu­nun, ni­te­lik yi­ti­ri­mi­nin so­nuç­la­rı­dır.
2010'dan 2012'ye PKK'­lı­lar­la gö­rüş­me ko­nu­sun­da “şe­ref­siz­lik, al­çak­lı­k” söz­le­ri­ni kul­la­nır­ken şim­di­ler­de ağız de­ğiş­ti­ren gü­nü­müz Baş­ba­ka­nı bir de “Ül­ke­yi nor­mal­leş­tir­me­k”­ten söz edi­yor. Ka­nı­mız­ca tü­müy­le ter­si ger­çek­tir. Ay­rı­ca “Ül­ke­nin ener­ji­si­ni kul­la­nan asa­lak­la­r” de­yi­şi­ne ve mu­ha­le­fe­te ça­tar­ken yeğ­le­di­ği yön­te­me, kus­tu­ğu öf­ke­ye, ge­rek­siz şuç­la­ma­la­ra bak­mak ye­ter. PKK'­nın des­tek­çi­li­ğiy­le suç­la­dık­la­rı­nı yet­ki­li or­gan­la­ra bil­di­rip ge­re­ği­ni yap­tır­mak var­ken top­lu­mun olum­suz tep­ki­le­ri­ne açık tut­mak çok yan­lış­tır. Şe­hit­ler üze­rin­den nu­tuk atıp şi­ir oku­ya­rak acı­lar din­mi­yor, sal­dı­rı­lar ön­le­ne­mi­yor. Arap­la­ra ağ­la­yan yö­ne­ti­ci­ler ken­di şe­hit­le­ri­ne il­gi­siz.
Kar­şı gö­rüş­te­ki­le­ri “dar­be­ci­li­k”­le suç­la­yan, kor­ka­rak ki­şi­lik­siz­lik­le­ri­ni açık­la­yan, ik­ti­da­ra ya­ra­na­rak yan­daş­lı­ğa so­yu­nup ya­lan­lar­la an­la­tım­la­rı­nı şi­şi­ren­ler art­mış­tır. Hep­si­nin kay­na­ğın­da ik­ti­da­ra ayak uy­dur­mak ça­ba­sı yat­mak­ta­dır. Oy­sa asıl dar­be­ci ik­ti­dar­dır. Te­rör, hu­kuk, eko­no­mi, sağ­lık, yar­gı, eği­tim, gü­ven­lik, ile­ti­şim, do­ğal kay­nak­lar, ge­çim ko­şul­la­rı, ka­dın­la­ra sal­dı­rı­lar, özel ya­şa­ma, ye­me­ye-iç­me­ye el at­ma­la­rı ile olu­şan ya­ra­lar, yı­kım­lar or­ta­da­dır. İk­ti­dar uy­gu­la­ma­sı ve des­te­ği ol­ma­sa bu ay­kı­rı­lık­lar ya­şan­maz­dı. PKK ve yan­daş­la­rı­na ik­ti­da­rın ba­kı­şı umut ve­ri­yor. De­mok­rat Par­ti'nin “Va­tan Cep­he­si­” olu­şum­la­rı za­ma­nın­da bi­le bu­gün­kü öl­çü­de kar­şıt­lık, ku­tup­laş­ma yok­tu. İk­ti­dar­da­ki­ler ay­nı din­den, ay­nı mez­hep­ten, ay­nı soy­dan olan­la­rı ken­di­le­ri­ne kar­şı düş­man sa­yı­yor­lar. Eği­tim­de­ki bo­zul­ma, 4+4+4'le ge­ri­ye gi­diş, sı­nav oyun­la­rı, öğ­ret­men­le­rin güç­lük­le­ri, üzün­tü­le­ri, acı­la­rı kö­tü tu­tu­mun be­lir­ti­le­ri­dir. Baş­ba­kan yar­gı­ya tel­kin­de bu­lun­mak­ta, film­le­re, özel ya­şa­ma bi­le el at­mak­ta­dır.
İç so­run­la­rı unut­tur­mak için dış olay­la­rı öne çı­kar­ma ça­ba­sı iz­le­ni­yor. Baş­ba­ka­n'­ın sal­dır­ma­dı­ğı ya­ban­cı yö­ne­ti­ci yok gi­bi. Ça­tış­ma ola­sı­lık­lı ger­gin­lik­ler, Kü­re­cik Ra­dar ku­ru­lu­şu­na iliş­kin söz­lü atış­ma­lar bir­bi­ri­ne ka­rı­şı­yor. Ye­rel yö­ne­tim­ler ve be­le­di­ye­ler­le il­gi­li ik­ti­da­rın gi­ri­şim­le­ri ar­ta­rak sü­rü­yor. Ana­ya­sa oluş­tur­ma ça­lış­ma­la­rın­da­ki öne­ri­ler or­ta­da… Si­irt Va­li­si, san­ki yal­nız gü­ney­do­ğu­da­ki ço­cuk­la­rın so­run­la­rı var­mış gi­bi da­ğa çı­kan­la­rın kan­dı­rıl­ma­la­rı­nı, ırk­çı ve ay­rı dev­let kur­ma hır­sı­na ka­pıl­dık­la­rı­nı göz ar­dı edip du­ru­mun so­rum­lu­su ola­rak top­lu­mu gös­te­ri­yor. Pe­ki, PKK uzan­tı­sı ve des­tek­çi­si mil­let­ve­kil­le­ri­ni de mi top­lum bu du­ru­ma ge­tir­di? İk­ti­dar­cı­lık oy­na­ya­rak ger­çek­ler­den uzak düş­mek so­run­la­ra çö­züm ge­tir­mez, ka­rı­şık­lı­ğı ar­tı­rır.

Loading...