Sözcü Plus Giriş

Cengiz Aldemir/Sozcu.com.tr

Kendisi de bir doktor olan Gazi Üniversitesi Rektörü Süleyman Büyükberber’e seslenen madde ve alkol bağımlıları ile aileleri “psikiyatri tedavi merkezinin kapatılması cinayet olur”

Gazi Üniversitesi Hastanesi bünyesinde kurulan ve 1984'ten beri binlerce alkol ve uyuşturucu bağımlısının tedavi gördüğü Gölbaşı'ndaki Alkol Bağımlılık Ünitesi Psikiyatri Kliniği'nin (AMATEM) kapatılmasına karar verildi. Resmi kararda kapatma gerekçesi gösterilmedi.

Üniversitenin Gölbaşı yerleşkesinin içinde bulunan ” Psikiyatri Bağımlılık Ünitesi” nin kapatılmlasına tedavi gören bağımlılar, aileler, CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ve bazı sivil kitle örgütleri yerleşke önünde yaptıkları basın açıklaması ile tepkilerini dile getirdiler.

Gölbaşı yerleşkesi önünde basın açıklamasını klinikte tedavi gören hasta Hakan Demiral yaptı.

Demiral şöyle konuştu ; ” 15 temmuz 2013 tarihinde üniversite rektörlüğü tarafından hiç bir gerekçe gösterilmeksizin G.Ü Tıp Fakültesine bağlı ” psikiyatri Bağımlılık Ünitesi”nin kapatılması istenmiştir.

Klinikte 1984 yılından beri dünyada ve Türkiye’de yaklaşık 30 bin hasta ve hasta yakını tedavi görmüştür. Bu hastaların iyileşme oranı % 30-35’i bulmuştur. Bu, diğer kliniklerin ve AMATEM’lerin hiç birinde ulaşılan bir oran değildir” dedi.

Nefesimiz rektörün ensesinde

Daha sonra psikiyatri kliniğinin kapatılmasına karşı çıkan ve konunun takipçisi olacağını ifade eden CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka söz alarak Gazi Üniversitesi Rektörü Süleyman Büyükberber’in kapatma kararının gerekçelerini sordu ve  şöyle konuştu: ” Geçen hafta sayın rektörü aradım. Konunun ne kadar kiritik bir konu olduğunu aktardım. Bana şöyle bir cümle kurdu, ” Aylin hanım konuyu siyasallaştırmayalım” dedi. Şimdi bakın buradaki bütün insanları aileleleri, hastaları, üniversite hocalarını düşünen ben mi konuyu siyasallaştırıyorum, yoksa İ. Melih Gökçek’e ‘şükranlarımı sunarım’ diye bir pankartı asarak rektörlük girişine ve altına imzasını atan rektör mü siyasallaştırıyor. oturdukları koltuğun hakkını vermeyenlere sesleniyorum. Sayın rektör nefesimiz her zaman ensenizde olacak ve bu hastaların ve yakınlarının haklarını savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“Rektörün mağdur etmeyeceğini umut ediyorum”

Prof. Dr. Zehra Arıkan ise burada yaptığı konuşmada, ” Ailelerin hem tedavisi, hem de onların risk grubu olan çocuklarına koruma, önlem, bilgi ve becerileri de aktarılıyor kliniğimizde. 30 yıllık bir klinik geçmişine sahibiz ve bunun sürekliliği oldukça önemli.  Ben umuyor ve diliyorum ki gönlüm bunu istiyor. Rektör bey söylediği İvedik’te ki yeri yapacak ve bizi de mağdur etmeden taşıyacaktır diye umuyorum” dedi.

“Kliniğimizi kapattırmayacağız”, ” diren klinik” sloganları ile tepkilerini dile getiren hasta yakınları ve hastalar da kliniğin kapatılmaması için direneceklerini ifade ettiler.

Bir alkolik  yakını : Bu bir aile hastalığıdır bu anlatılmaz gerçekten yaşanır. Bu bir can pazarı tek kelime ile böyle” derken, bir diğer alkol tedavisi görmüş ve hala tedavi görenler ile terapi yapmak için gelen eski bir alkolik ise,

Kapatılması cinayet olur

” Bu klinikte 2 kere tedavi gördüm ve yaşama döndüm. Eşim ve çocuklarım beni terketmek zorunda kalmışlardı. Onları ben mezara ve şişeye gömmüştüm. Kaçarak kurtulmuşlardı. Tedavi sonucu 12 yıldır ayıkım ben artık içkiyi bıraktım ve eşim ile çocuklarıma kavuştum. Burası kapatılmamalı. İyileşme bu klinite oluyor. Salı toplantılarına gelip terapilere katılıyorum.  Burası kapatılırsa bu bir  cinayet olur” diye duygularını dile getirdi.