Sözcü Plus Giriş
NECATİ DOĞRU

Köylü kadınlar AKP’ye hukuk öğretiyor!

8 Temmuz 2013

Bir okurum Antalya'dan telefon etti; “Sen ‘Türk toplumu olgunlaştı' diye yazıyorsun. Antalya köylerinde bir olay yaşanıyor… Bunu da yaz” dedi.
Çok sevindim.
“Olay nedir” diye sordum.
“Köylü 100 yılık adım attı” dedi.
“Ne demek bu?” dedim.
Antalya'nın köylüleri artık iktidar partisine; “Sen bize kömür ver, nohut ver, çamaşır makinesi ver, biz sana oy verelim” demiyorlar. Antalya köylüleri; “İktidara, sen bize hukukun üstünlüğünü ver, yoksa aldığın oyalarımızı geri ver” diyorlar. Köyüler, Tayyip Erdoğan'ın partisi AKP'ye “hukuk dersi veriyorlar” dedi.

* * *

Okurum olayı anlattı.
Fotoğrafları gönderdi.
Antalya'nın Akseki İlçesi Gümüşdamla Köyü'nün dereleri üzerinde bir HES yapılması kararı verilmişti. Köylüler, kendi dereleri üzerinde kaçak ve hukuksuz santral yapılmasına razı değillerdi.
Adalete gittiler.
Mahkeme karar aldı.
HES Projesi 30 Kasım 2012 tarihinde iptal edildi. Gümüşdamla köylüleri, “Yaşasın adalet” diye sevindiler. Jandarma köye geldi. Kaçak inşaat mühürlendi. Köylüler, kaçak yapının yıkılmasını ve “sularının hukuksuzluğun pençesinden kurtulmasını” beklemeye başladılar.

* * *

Fakat tersi oldu.
Derelerin “can suyunu” garantiye almadan ve köylüleri bilgilendirip, HES yapımı için ikna edecek görüşmeleri yapmadan; özel şirketin patronları ile Antalya İl Genel Mecilisi'nin AKP'li ve MHP'li üyeleri bir oldular. HES projesinde küçük bir değişiklik yapıp yeniden ÇED başvurusu yaptılar. Ve sonra; AKP'li ve MHP'li üyelerinin oylarıyla inşaat yapımı onaylandı.
Yani hukuka çalım atıldı.
Yıkım kararı kalktı.
Köylüler ayaklandı; özellikle kadınlar, yeni gelinler, genç kızlar, 70-80 yaşında nineler ellerinde; “Su Haktır Satılmaz”, “Suyumuzun Satışına Hayır”, “Doğamızı Talan Ettirmek İstemiyoruz”, “AKP'den Hesap Soracağız” pankartları taşıyarak Tayyip Erdoğan'ın partisi AKP'yi ve Devlet Bahçeli'nin partisi MHP'yi “Hukuka hile karıştırmakla” suçladılar. Türkiye köylüsünün Tayyip Erdoğan'ın partisi AKP'ye “Hukuk öğrettiği” ileri bir aşamaya geçti.

* * *

HES'lerle ilgili yapılan “hukuksuzluğa” başkaldırı yeni değil, 4- 5 yıl önce başladı. Gazeteci Mahmut Hamsici HES projelerinin yoğunlaştığı; Kastamonu Loç Vadisi, Sakarya, Düzce Amasya Taşova, Tokat Erbaa, Niksar ve Reşadiye, Ordu, Giresun, Çanakçı, Trabzon Tonya, Karaçam, Solaklı, Rize Salarha, Güneysu, Çaykara, Fındıklı, Senoz, İkizdere, Fırtına Vadisi, Artvin Ardanuç, Şavşat, Hopa, Kemalpaşa, Murgul Borçka, Macahel, Yusufeli, Erzurum Tormut, İspir, Tunceli, Anlatalya Üzümdere, İbradı, Akseki, Sülükler, Alakır, Gökbük, Muğla Saklıkent'i nehir nehir dere dere vadi vadi gezdi.
Köylülerle konuştu.
Uzmanları dinledi.
Çevre örgütleriyle görüştü.
“Dereler ve İsyanlar” adlı bir kitap yazdı. Mahmut Hamsici diyor ki;
“Şirketler HES yapmak için bir vadiye girdiğinde başta muhtar olmak üzere köyün ileri gelenlerini yanına çekmek için kesenin ağzını açıyor, önemli isimlere rüşvet veriyor, köye cami yaptırma, köyün gençlerini inşaatta işçi olarak çalıştırma sözü veriyorlar.”

* * *

Evet rüşvet veriyorlardı.
Kaçak HES diyorlardı.
Türkiye'de “Derelerin İsyanı” artık “hukukun üstünlüğünü isteyen” noktaya geldi. Köyüler, Tayyip Erdoğan türü demokrasinin kof olduğunu anladı, hukuka sarılıyorlar.
Yeni bir dönemin başındayız.
Su gibi aydınlık bir yoldayız.