Sözcü Plus Giriş
NECATİ DOĞRU

Türkiye’nin Mısır’dan çıkaracağı hiçbir ders yok

6 Temmuz 2013

Açlık, yoksulluk artmıştı. Milyonlarca insan sabah uyandığında ağzına koyacak bir dilim ekmekten yoksundu. Mısır Ordusu'nun subayları ise ABD'den her yıl 1 milyar 500 milyon dolar “hibe para” alıp yiyorlardı. Mısır subayları, bir eli yağda öbür eli balda yaşıyordu. Mısır Ordusu, tüccarlaşmıştı. Şirketleri, holdingleri, marketleri işletiyordu. Halk ayaklandı. Bu orduya sarıldı. Adına “Mısır Baharı” dediler. Zavallı Mısır halkı! Çiçeksiz bahara seviniyordu. Mısır halkının, önce bu orduya isyan etmesi gerekirdi. Meydanları doldurup, “ABD'yi yönetenler her yıl Mısır Ordusu'na neden 1.5 milyar dolar para veriyor. Düşmanımız İsrail'i yensin diye bu parayı veriyorlarsa İsrail'e de her yıl 5 milyar dolar askeri yardımı niçin sunuyorlar?” diye önce kendi kendine sorması beklenirdi.

***
Sormayan halk, sarılır. Patron arar ona sarılır. Molla arar ona sarılır. Mısır halkı da dinci Muhammed Mursi aradı ve ona sarıldı. Mursi, eski “köhnemiş yapıyı” tezgahına koymuş satıyordu. Bana oy verin. Size mevki vereyim. Bana oy verin. Size rant vereyim. Bana oy verin. Size kebap vereyim. Ve seçilir seçilmez, bütün yandaşı İslamcılara rant aktarmaya, yandaşlarını kayırıp kollamaya girişti. Mısır zaten bölük pörçüktü. İyice çatladı, bölündü. Mursi bütün konuşmalarında “Biz ve Onlar” ayrımını yapıyor ve “Onlar bizi akşama kebap yapmadan biz onları öğlen yemeğinde humus yapıp yiyeceğiz” diyordu.

***
Kebaplar dincilere… Humuslar dincilere… Rantlar dincilere… Akmaya başladı… “Patronaj siyaseti” başka bir deyişle “Kurtar bizi Molla Mursi demokrasisi” Mısır'da seçilmiş iktidar yandaşı dincilere yetecek kadar bile kebap ve humus üretemiyordu. Bir yılda Mursi morardı. Yüzde 51 oy almıştı. Desteği yüzde 30'a indi. Üç- beş dinci profesör bulup yazdırdığı anayasa için yaptığı referanduma halkın katılımı yüzde 30'da kaldı. Mısır ekonomisi daha da perişan hale geldi. Açlar ve yoksulların sayısı daha da arttı. Ahlak da iyice çöktü. Soygunlar, gasplar, ev basmalar, cinayetler 12 misli arttı.

***
Mısır halkı demokrat olmadı. Yeniden kurtarıcı aramaya çıktı. Ve yeniden her yıl ABD'den 1.5 milyar dolar hibe para alıp yiyen orduyu kurtarıcı niyetine alkışlamaya başladı. Bu ordunun Genelkurmay Başkanı da, yanına Mısır'da dinciliğin en büyük kurumu El Ezher Üniversitesi rektörünü oturtarak; “Mısır'da Müslüman Kardeşler'in devrilmesinin dine uygun olduğunu” ilan etmiş oldu. Türkiye'nin böyle bir Mısır'dan çıkartacağı hiçbir ders yok. Türk halkı, seçimle getirdiğini seçimle gönderecek kadar olgunlaştı.

Kırmızı elbiseli kız! Kırmızı Keles kirazı!

Gezi Parkı'nda “Burada kışla hortlatmayın. Ağaçları kesmeyin” diye protesto eylemine geçip, polisin püskürttüğü biber gazı karşısında dimdik duran kırmızı elbiseli kızın Türk toplumunda yaktığı “uyanma ışığı” uzak köylere kadar ulaştı. Bursa'nın Keles İlçesi'nde kiraz yetiştiriciliği yapan 7 köyün kadınları ve çocukları, yapılmaya karar verilen termik santrali protesto ettiler. Köylüler, “Termik değil yaşam istiyoruz” yazılı pankart açıp “Çapulcular burada Tayyip nerede” sloganı attılar. Yanlarında getirdikleri tenekelere vurup düdük çaldılar. ÇED heyetine kırmızı kiraz atarak protesto ettiler. Heyet Ankara'ya geri döndü.