Sözcü Plus Giriş
UĞUR DÜNDAR

Muktedir her alanda kaybediyor!..

20 Temmuz 2013

Muktedir kaybetmekte olduğunu gördü, ekranlardan inmiyor!
Her iftarda saatlerce konuşuyor.
Önceki akşam yabancı ülkelerin büyükelçilerine verdiği iftar yemeğinde özgürlüklerden söz ediyor, Türkiye'de tek bir gazetecinin bile, mesleki faaliyeti nedeniyle cezaevinde bulunmadığını söylüyordu.
“Cezaevlerindekiler gazeteci değil, teröristtir!” diyordu.
Oysa büyükelçilerin hepsi, aynı saatlerde evinde deniz gözlüğü, gaz maskesi, sapan, sprey boya bulunan kişilerden terör örgütü (!) yaratıldığını… Buna karşın yine aynı saatlerde terör örgütü PKK'nın üniformalı, Kalaşnikoflu özgüvenlik timlerinin (!) yol kesip kimlik kontrolü yaptıklarını biliyorlardı!
Bu nedenle muktediri gülerek dinliyorlardı.
Ne yaman çelişkidir ki, muktedir “Türkiye'deki düşünce ve basın özgürlüğü” üzerine konuşurken Demirören Ailesi'nin Vatan Gazetesi, köşe yazarlarından Can Ataklı'yı işten atıyordu!
Bir zamanlar kendisine en büyük desteği veren liberal gazetecilerden biri olan Ahmet Altan ise muktedire hakaretten 11 ay 20 günlük hapis cezası alıyordu!
Muktedirin konuşması sürerken kim bilir hangi gazetecinin adı, “terör örgütü (!) torbasına” konuyordu?

* * *

Muktedir her alanda kaybediyor!
Örneğin ekonomi kötü sinyaller veriyor.
Derecelendirme kuruluşlarının not indirimine hazırlandıkları bildiriliyor.
Topluma umut olarak pompalanan “Kürt Açılımı” ise patinaj yapıyor!
PKK, Abdullah Öcalan'ın özgür kalmasını dayattığı için çözüm (!) sürecinde ikinci aşamaya geçilemiyor.
Dağdaki gücünü artıran, teröristlerden öz savunma gücünü kuran, işadamlarından vergi adı altında haraç alan, gümrük kapısı açan, şehitlik inşa eden, kısacası adı konmamış özerkliğe çoktan geçen PKK, “Öcalan'ı serbest bırakmazsan çatışmasızlık hali sona erer!” tehdidini savuruyor.
Seçimlere terör eylemlerinin yaşanmadığı bir atmosferde girebilmek için sürece can simidi gibi sarılan muktedir, PKK'nın hamleleriyle giderek köşeye sıkışıyor.
Sürecin kontrolünü tümüyle Öcalan'a kaptırması nedeniyle, her koşulda kaybedeceğini görüyor.
Zaman kazanabilmek için ipe un sermeye çalışıyor!

* * *

Dış politikada da muktedirin güvendiği dağlara kar yağıyor!
AKP'nin “bölgesel büyük güç olma iddiasıyla” inşa etmeye çalıştığı ve “Yeniden Osmanlı” hayaliyle kurguladığı Mısır, Kuzey Irak ve Suriye politikaları, domino taşları gibi peş peşe
yıkılıyor.
Mursi ve onun ruh ikizi muktedirin despotik ve laikliği dışlayan uygulamalarından dersler çıkaran ABD, “Ilımlı İslam” projesini rafa kaldırmaya hazırlanıyor.
Tüm çağdaş demokratik hukuk devletlerinde “laiklik dışlanarak demokrasi sağlanamaz” görüşü ağırlık kazanıyor.

* * *

Muktedir kaybettiğini gördükçe tehdit ve şantaja sarılıyor.
İşadamlarına, hatta bankacılık sistemine bile meydan okuyor!
İftar konuşmalarında savurduğu tehditler yetmiyormuş gibi, yandaş medyaya yalan haber yarışı yaptırılıyor!
Meslek ilkelerinden vazgeçtik, hiç olmazsa Allah'tan korkması gereken yandaş tetikçiler, kutsal Ramazan ayında bile insanları hedef tahtasına oturtan, yaftalayan, onurlarıyla oynayan yalanlara imza atmaktan çekinmiyor.
Muktedir büyükelçilere verdiği iftar yemeğinde “Türkiye'de basın özgürdür!” derken, yandaşlarının sahip olduğu “yalan haber ve iftira atma özgürlüğünü” kastediyor!..
O kadar çaresiz ki, günümüzde yalan mumunun yatsıya kadar bile yanamayacağını düşünemiyor!