Sözcü Plus Giriş
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN

Aldatmak

Si­ya­sal ik­ti­dar dev­let yö­ne­ti­mi­ni ge­çi­ci bir sü­re için üst­le­nen, ay­rı­lır­ken de he­sap ve­ren bir güç­tür. İk­ti­dar dev­let de­ğil­dir. Ül­ke­yi ve ulu­su kap­sa­yan bir in­san ve hu­kuk ku­ru­mu olan dev­let, her yurt­ta­şı­na eşit yak­la­şan, yurt­taş­la­rı­na hiz­met ya­rı­şın­da ön­de gi­den, ay­rım­la­ra, ay­rış­ma­la­ra, ay­rı­lık­la­ra ne­den ol­ma­dan, ay­rı­ca­lık­la­ra ödün ver­me­den top­lum­sal ba­rı­şı, kal­kın­ma­yı ve son­su­za de­ğin ba­ğım­sız ya­şa­ma ge­rek­le­ri­ni en iyi bi­çim­de ve en üst dü­zey­de sağ­la­mak­la gö­rev­li­dir. Yü­rür­lük­te­ki Ana­ya­sa' nın 5. mad­de­sin­de ön­gö­rü­len te­mel amaç ve gö­rev­le­ri ye­ri­ne ge­tir­dik­çe güç­lü ve say­gın olur. Bu­nu da yö­ne­ti­ci­ler ger­çek­leş­ti­rir.
Gü­nü­müz ik­ti­da­rı­nın gi­de­rek da­ha çok be­lir­gin­le­şen “tek adam” yö­ne­ti­mi tüm çar­pık­lık­la­rıy­la iz­len­mek­te­dir. Gü­nü­müz Baş­ba­ka­nı' nın ve adam­la­rı­nın ko­nuş­ma­la­rı de­ği­şik çe­liş­ki­ler, ay­kı­rı­lık­lar ve bo­zuk­luk­lar içer­mek­te, olum­suz­luk­lar yan­sıt­mak­ta­dır. Bu du­rum­la­ra iliş­kin ön­ce­ki mil­let­ve­kil­le­ri­miz­den de­ne­yim­li bir ka­le­min gö­rüş­le­ri­ni pay­la­şı­yo­ruz. Al­dat­ma­ya ve al­dan­ma­ya kar­şı ya­rar­lı bir uya­rı:
“Doç. Dr. Bur­ha­net­tin Ta­ta­r'­ın, Di­ya­net İş­le­ri Baş­kan­lı­ğı ya­yı­nı olan ‘İs­la­m'­a Gi­ri­ş' ad­lı ki­ta­bın 211'in­ci say­fa­sın­da, ‘İ­man Ah­lak İliş­ki­si'ni ir­de­le­yen çok çar­pı­cı tes­pit ve ana­liz­le­ri var. Bi­raz sa­de­leş­ti­re­rek ve so­mu­ta in­di­rip özet­le­ye­rek ifa­de eder­sek sa­yın ya­zar şu­nu sa­vu­nu­yor: ‘İ­ma­n' ve ‘İ­nan­ç' ay­nı şey de­ğil­dir. Zi­ra, ‘İ­ma­n' kut­sal me­tin­le­rin ifa­de­le­ri doğ­rul­tu­sun­da şe­kil­le­nir­ken ‘İ­nan­ç' ina­nan ki­şi­le­rin ken­di pers­pek­tif­le­ri­ni yan­sı­tır. Bu ne­den­le ‘i­nanç- ah­lak iliş­ki­si' ile ‘İ­man-ah­lak iliş­ki­si' ay­nı an­la­ma gel­mez. Sa­yın Baş­ba­ka­n'­ı, de­ğer­li bi­lim ada­mı­nın ‘i­man-inan­ç' iliş­ki­le­ri­nin mer­ce­ği al­tın­da de­ğer­len­di­rir­sek, si­ya­sal ha­ya­tı­mız­da ben­ze­ri bu­lun­ma­yan, ken­di­ne öz­gü bir kim­lik ve ki­şi­lik ol­du­ğu so­nu­cu­na va­rı­rız. Si­ya­set dün­ya­mı­zın, top­lu­mun ve özel­lik­le de Baş­ba­ka­n'­ın kar­şı­sın­da mu­ha­le­fet ya­pan­la­rın ya da ya­pı­yor­muş gi­bi dav­ra­nan­la­rın, ar­tık bil­me­si ge­re­ken ger­çek de bu­dur. Sa­yın Baş­ba­ka­n'­ın dev­le­ti ye­ni­den bi­çim­len­dir­me­ye yö­ne­lik ta­sar­ruf­la­rı, hi­ta­bet ve söy­lem tar­zı ile si­ya­si ve sos­yal va­kı­ala­ra yak­la­şım yön­te­mi açı­la­rın­dan göz önü­ne al­dı­ğı­mız­da, Baş­ba­ka­n'­ı, ima­nı­nın de­ğil, inan­cı­nın yön­len­dir­di­ği­ni gö­rü­yo­ruz. Bu iki­si ara­sın­da­ki fark, fev­ka­la­de önem­li­dir. Çün­kü iman­dan bes­le­nen ah­lak kav­ra­mı ile Baş­ba­ka­n'­ın dev­let ve si­ya­set an­la­yı­şı as­la bağ­daş­maz. Ama ‘i­nan­ç' ki­şi­nin ken­di pers­pek­ti­fi­ni yan­sıt­tı­ğı, ima­nın kut­sal kon­tro­lün­den de ba­ğım­sız kal­dı­ğı için Baş­ba­kan, çok ra­hat ger­çek dı­şı ko­nu­şa­bi­li­yor, top­lu­mu bö­le­bi­li­yor, ki­şi­le­ri ve ku­rum­la­rı aşa­ğı­la­ya­bi­li­yor, her­ke­se ha­ka­re­ti hak­kı gi­bi gö­re­bi­li­yor, dev­let mal­la­rı­nın ta­la­nı­na göz yu­ma­bi­li­yor ve Cum­hu­ri­ye­t'­in yı­kıl­ma­sı­nı ‘kut­sal ci­ha­dı­nı­n' ni­ha­i he­def ola­rak plan­lı­yor. Na­sıl ki, or­man­la­rın tar­tış­ma­sız kra­lı as­lan ise ‘Tür­ki­ye'nin kra­lı da be­ni­m' di­yor. Par­la­men­to­yu, yar­gı­yı, yü­rüt­me­yi ve med­ya­yı pen­çe­si­ne al­mış ol­ma­sı bi­le onu tat­min et­mi­yor, her or­tam­da esi­yor, gür­lü­yor. ‘Ge­zi Par­kı' ile baş­la­yan ma­sum bir kı­pır­dan­ma­nın, na­sıl ve ni­çin top­lum­sal ref­lek­si ve vic­da­nı aya­ğa kal­dır­dı­ğı­nı an­la­ya­mı­yor. Zi­ra, inan­cı­nı bes­le­yen kay­nak­lar ona, sev­gi de­ğil nef­ret, ba­rış de­ğil kav­ga, hak de­ğil güç tel­kin edi­yor.
Baş­ta ana­mu­ha­le­fet ol­mak üze­re Baş­ba­kan ve par­ti­si kar­şı­sın­da mu­ha­le­fet ya­pan­la­rın, AKP ik­ti­da­rı­nın 11. yı­lı­na gir­di­ği bu sü­reç­te ar­tık şu­nu an­la­ma­la­rı la­zım: Baş­ba­ka­n'­ın ve AKP ön­de ge­len­le­ri­nin si­ya­sal, top­lum­sal, hat­ta di­ni kim­lik­le­ri­ni bi­çim­len­di­ren di­na­mik­ler açı­sın­dan T.C. Dev­le­ti ‘Ka­fir dev­le­t' ol­du­ğu için bu dev­le­ti yer­le­re ser­mek adı­na ya­lan söy­le­mek ca­iz, bey­tül­ma­li (hal­kın ha­zi­ne­si­ni) yağ­ma­la­mak se­vap ve ‘ga­ni­me­t'. Anıt­ka­bi­r'­i tu­va­let yap­mak ‘a­me­li sa­li­h' sa­yıl­sa da, tüm dün­ya ül­ke­le­ri­nin de gün­de­mi­ne otu­ran hal­kın di­ri­liş ref­lek­si, yo­lun so­nu­na yak­la­şıl­mış ve he­sap ver­me kor­ku­su Baş­ba­ka­n'­ın bağ­rı­na bağ­daş kur­muş­tur. Dev­le­tin çok acı­ma­sız bir iş­gal hır­sıy­la ku­şa­tıl­dı­ğı­nı, ör­ne­ğin, 900 il­çe kay­ma­kam­lı­ğın­dan tek bi­ri­ne bi­le ar­ka­sın­da ta­ri­kat ve AKP des­te­ği ol­ma­yan bi­ri­si­nin atan­mış ol­ma­ya­ca­ğı­nı ar­tık halk gör­müş­tür. Bu ne­den­le de di­li­ne pe­le­senk et­ti­ği ‘74 mil­yo­nun tü­mü­ne eşit me­sa­fe­de­yiz, ya­ra­tı­la­nı se­ve­riz ya­ra­tan­dan ötü­rü…' söz­le­ri­ni ar­tık kim­se yut­ma­ya­cak­tır.
Ga­ni AŞIK”

* * *

Ma­dı­mak kı­yı­mı ne­de­niy­le Av. Şi­na­si ÖZ­DE­NOĞ­LU'nun yaz­dı­ğı şii­ri de haf­ta­sın­da bil­gi­ni­ze su­nu­yo­ruz.

YA­KIN ŞA­İR­LE­Rİ

San­ki yan­ma­mış gi­bi ate­şin­de sev­da­nın
San­ki yan­ma­mış gi­bi öz­le­miy­le ba­rı­şın
Şim­di de, hay­di siz ya­kın
Ka­pa­tıp Ma­dı­mak Ote­li'ne
Tüm umut­la­rı ve gü­zel­lik­le­ri
Ya­kın şa­ir­le­ri!

* * *

Ya­kın şa­ir­le­ri!
Sön­dü­rün gü­ne­şi te­pe­miz­de
Ka­rar­sın yol­la­rı ço­cuk­la­rı­mı­zın
Ki ölüm­süz uy­gar­lık­la­ra çı­kan…
Ya­kın ki, mum ışı­ğın­da bu­la­sı­nız yo­lu­nu
Or­ta­çağ­la­rın…

* * *

Ya­kın şa­ir­le­ri ve ya­zar­la­rı
Ka­ran­lı­ğın yav­ru­la­rı­nı ak sü­tüy­le em­zi­ren
Bü­tün çeş­me­ler ku­ru­sun…
Ya­kın şa­ir­le­ri ve ya­zar­la­rı ki
Uyan­ma­mış top­rak­lar­da
Uyan­ma­mış in­san­la­rım
Da­ha da uyu­sun…

* * *

Ya­kın şa­ir­le­ri ve ya­zar­la­rı ki
Des­tan­la­rın kay­na­dı­ğı yük­sek fı­rın­lar­da
Ölüm­süz ba­rı­şın ve kar­deş­li­ğin
Ye­ni dün­ya­sı ku­rul­sun!
Şi­na­si ÖZ­DE­NOĞ­LU