Sözcü Plus Giriş

Emin Çölaşan'ın notu:
Sevgili okuyucularım, sizlerden her gün çok sayıda mesaj alıyorum. Hepsine tek tek yanıt vermem ne yazık ki mümkün olmuyor. Bunlardan bazılarını yazılarımda kullanıyorum, bazılarını ise pazartesi günleri burada yayınlıyorum.
Burada kullandığım mesajların bazılarında, gönderen okuyucularımın isimlerini ne olur ne olmaz diye vermiyorum. Başlarına iş açılmasın.
Ayrıca bu mesajları, harf ve cümle hataları dahil, üzerlerinde hiçbir oynama yapmadan sizlere iletiyorum.
Her pazartesi günü burada, gazetemizin internet sitesinde buluşmak umuduyla.
 
___________________________________
Muhterem üstadım, ben cahil bir insanım merakıma mucip oldu o yüzden yazıyorum. Cevaplarsanız memnun olurum.

Acaba Amerika da, Almanya da, veya başka bir ülkede hatta Arap ülkelerinde bir cumhur başkanı veya başbakan falan kilisede pazar ayinine gitti, veya cuma namazına gitti diye yayın yapan medya kuruluşları varmı ? yoksa islamiyeti yenimi öğreniyoruz. Gösteriş değil de nedir bu ? Halkı keriz yerine koyup aldatmak herhalde.

Sayın Kılıçdaroğlu da herkes sandığa tıpış tıpış gidecek dedi, bu da tam bir fiyasko. O zaman Yüce Atatürk’ün partisini bıraksın ve tıpış tıpış gitsin , daha fazla komik olmadan.

En derin saygılarımla

Hasan
___________________________________

Emin Bey, yazilarinizi hergun aksatmadan okuyan sizi çok seven bir okuyucunuzum.Sabah uyandigimda yaptigim ilk is gidip sözcü gazetesini almak oluyor.15 günlük tatil surecimde karsilastigim olayi sizinle paylaşmak istedim ki bilginiz olsun.Tatilimi geçirdiğim bir cok tatil beldesinde sabah sözcü almaya gittgm çoğu yerde tüm gazeteler eksiksiz rafta oldugu halde sozcunun daha dagitilmadgni söylediler.Daha sonra gittgmde öğle saati olduğu halde bittiğini söylediler.Benimle beraber birkac sozcu okuru daha eli bos döndü.Bir sözcü gazetesi okuru olarak çok sik karsilastigim bu durum beni çok öfkelendirdi ve sizi bilgilendirmek istedim.Sahil bölgelerimizde durum bu ise diğer illerimizi düşünemiyorum.Sözcü ye ulasmamizi kimse engelleyemez.
Sevgilerimle
Gözde.
___________________________________

Sayın Emin Çölaşan,

Okur mektublarına vermiş olduğunuz değerlerden cesaret alarak bir konuyu gündeme
getirmek istedim.Yakın tarihte adları geçen iki kişi ve onların dahil olduğu olayları kısaca
karşılaştırmak istiyorum.
1-Makarios ve Kıbrıs Bağımsızlık Savaşı(aslında hedef Enosis ti):Kıbrısta EOKA terör örgütü
faaliyete geçtiğnde İngiliz Hükümeti bunu önleyeceğini ve bu örgütün liderlerinin isteklerinin
hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini öne sürüyordu.Sonunda Eoka istediklerinin hepsini aldı
(Enosis hariç).Bir tek adanın ortakları olan biz Türkleri yenemedi ve oradan atamadılar.
2-Abdullah Öcalan ve Kürtlerin Bağımsızlık Savaşı:Güney doğuda PKK terör örgütünün kuruluş amacı da Bağımsız bir Kürdistan kurmaktır.Bunun için her türlü saldırıyı ve tethiş hareketini hem sivillere ve hem de Türk Ordusuna karşı(Eokanın ayni takdiği)acımasızca gerçekleştirdiler.
Öcalan da tıpkı Makarios gibi ülkeden ayrıldı.Önce Suriyeye gitti.Ondan sonraki süreci hemen
hemen ,zekası normal olan her vatandaşımız hatırlar sanırım.Kenyadan Türkiyeye getirilirken
bence bugünkü ortam hazırlanmıştı bile.Aynı Makarios gibi o da hapiste Devletle görüşmelere başladı. İsteklerini ayni şekilde almaya ve daha da fazlasını istemeye devam etti ve ediyor.PKK ile yapılan görüşmelerle ,EOKA ile İngilterenin yaptığı görüşmeler benzerdir.Sonuç dersek:AYNİ SONUCA DOĞRU gidiyor.
Bu benzer görüntüler maalesef hep gözden kaçmış gibi geliyor bana.
Derin Saygılarımla
Ali

___________________________________

Sayın Emin Bey yıllardır sizi takip ediyorum ve hep bizim sesimiz olduğunuz için teşekkür ediyorum..sizden ricam bugünlerde milli eğitim bakanlığında yapılan usulsüz tamamen iktidar yanlısı olarak yapılan okul müdürleri atamalarınada değinmeniz..çok başarılı ama aynı görüşte olmayan müdürler görevden usulsüz ve tamamen dayanağı olmayan keyfi puanlar verilerek alındı..bunlardan biride kardeşim..sesimizi duyuracak tek kişi sizsiniz ve iyiki varsınız..
 
Tulin

___________________________________

Sayın Çölaşan.
İnternet sosoyal paylaşım siteleri Facebook üzerinden bir video paylaşımı var.Türbanlı bir geçkız “Laikçi”terimi yazmış ve “şimdi bunu tersten okuyun görün bakın ne çıkacak bu da tesadür mü?”demiş.Tersinden “İçkial”çıkıyormuş.
Biz bu kadar aklı sığ genci kimler eliyle yetiştirdik ve hangi eğitim kurumunda?.”Laik” kelimesinin içeriğine ve ne olup ne olmadığına kafa yormuyor,kendi kafasına göre ifade ettği “laikçi” ye kılıf arıyor.
Saygılarımla
Şinasi

___________________________________

emin ağabey  ben yeni ilçe olan muğla seydikemerde esnafım. Sabahın erken saatinde Teb bankasının önündeki atm den para çekecektim.Baktım kapının önünde 20 kadar sabah gazetesi var.Sordum görevliye hergün geliyor abone yapabilirsek müşterilerden parasını tahsil ediyoruz abone edemezsek biz ödüyoruz dediler.Bir de belediye zabıtası hergün sabah motorsikletle 30   40 adet civarında sabah gazetesini ücretsiz olarak dağıtıyorlar.kendi yandaş bildikleri kişilere kapılarına kadar servis yapıyolar.

___________________________________

Saygideger Emin Abi,
25 sene once 25 yasindayken Amerika’ya goc etmis bir Turk vatandasiyim. Yani yas 50.
Yazilarinizi her zaman bir solukta okudugum saygi duydugum bir gazetecisiniz. Turkiye’de Dogup buyudugum 25 sene zarfinda ailenin kucugu oldugum icin her sabah bir ekmek ve bir hurriyet gazetesi almak bana duserdi. O zamanlar pek fazla gazete cesidi olmadigindan gazete kelimesi as kullanilir yerine hurriyet kelimesi kullanilirdi. Gazete demek hurriyet demekti. Ben sizin yazilarinizla buyudugum,gordum,isittim.Dogrulari ve gercekleri her zaman carrpittmadan korkmadan yazmissinizdir.Hurriyet gazetesini uzun bir zamandir okumadigim gibi son zamanlarda taraftar, yandas bir gazetecilik anlayisi icinde olmasindan dolayi artik hic okumamaya karar verdim.Bir gazeteyi gazete yapan yazarlari,yazilari ve okurlaridir.Devleti idare eden idareciler ve bastaki siyasi partiler degildir.Hurriyet gazetesi artik devlete pes etmis gazetecilik anlayisindan cikmis bir gazete haline gelmistir.Iktidardaki siyasi partiler gelir,gecer.
Gazeteler,gazeteciler kalir.Kisa bir donem icin menfaat cikarlarini dusunen,yalan,yanlis,eksik haber yazan,yazarlarini dogrulari yazmamak icin isten cikaran veya istifa ettirten gazeteler bir gun tarihe gomulur.
Emin abi Allah sizin yureginize,kaleminize saglik ve uzun omurler versin.

Saygilarimla
Izzet
___________________________________

Sevgili Emin Bey,

Ben 50 yasina yaklasmis ve hayatimin yarisindan fazlasini yurt disinda yasamis ve halada yasayan bir Turk’um. Siyaset ve politika’dan kendimi hep uzak tutmustum 70’li ve 80’li senelerde ve halada oyleyimdir. Babam benim tam tersime politikaya ve siyasete cok baglidir. Kendisi (Mustafa Kaptan) Turkiye’de yasar ve sizle hem mektup hemde telefon yoluyla birkac kez gorusmustur. Babam ile benim ortak noktamiz Turk’lugumuzden ve Ataturk’un bize biraktigi Cumhuriyet ilkelerinden gurur duymamizdir. Dedigim gibi ben yurt disinda yasiyorum ve burada olene kadarda yasayabilirim fakat her “Gercek” Turk vatandasi gibi isterdim ki emekli oldugumda oraya gelip hayatimin son yillarinin cogunu kendi dogdugum buyudugum ulkede yasayabileyim. Fakat bu hukumetin yaptiklari yanlisliklar, haksizliklar, yalan ve dolanlar hic durmadan devam ediyor ve gorunuse gore uzun bir sure boyle gidecek. Biliyorum bu yonetimin arkasinda daha buyuk gucler var ve halk gecmisteki hukumetin ve askeri guclerin yaptigi birtakim hatalardan dolayi bu bastakileri hala secmeye devam ediyor. Bana en cok koyan sey, bizim hayatimizi, dinimizi ve devletimizi borclu oldumuz Ataturk’e yapilan saygisizliklar. Bu cahil millet ve devleti yoneten politikacilarin anlamadiklari ve unutmaya calistiklari sey sudurki eger Ataturk hayatini ortaya koyup ulkemizi dusmanlardan kurtarmasaydi simdi o Ataturk’e ve Cumhuriyet’e laf atan sahte dincilerin ve butun halkimizin dini ya Hiristiyan, ya Ortodox ya da Yahudi dini olacakti ve ulkemizde Cami Minareleri yerine Kiliseler mevcut olacakti. Babamin da herzaman dedigi gibi cahil’lik cok kotu bir illet ve bu cahil milletin beynini yikamak hakikaten oyle cok zor bir is olmasa gerek.Bilhassa beyin yikayan ve devleti yonetenler hicbir ozelligi olmayan, egitimleri ve hayat tecrubleri kisitli insanlar olmasina ragmen. Size burada soylenmis guzel bir sozu tercume edecegim. “Korlerin ulkesinde tek gozlu adam Kral’dir.” Bunu siz her yola cekebilirsiniz fakat Turkiye’deki cahil ve sofu takimi ileriye, gelecege gitmektense geriye magara devrine gitmeyi tercih eden, medeniyet ile ilgisi olmayan, din adi altinda herturlu ahlaksizligi yapip baska dinleri kotuleyen pis bir nesildir. Atamiz ne yazikki 57 sene yasadi ve zamani bu nesli temizlemeye yetmedi. Herzaman dusunup soyledigim sey sudurki Ataturk Peygamberimizden sonra gelmis en degerli ve en kutsal insandir. Bundan dolayidirki su ana kadar ona yakin herhangi biri daha ortaya cikmamistir ve cikacaginida zannetmiyorum.
Mektubumu bitirirken sizden ricam ulkemiz icin calisip savasmayi birakmayin ve devam edin. Ben hayatimda hic kimseye siyasi veya politika ile ilgili birsey yazmadim fakat ulkenin gidisi beni bayagi rahatsiz ediyor ve insanlarimiza cok kiziyorum ulkemizi ve Cumhuriye’timizi bu tehlikeli durumlara getirdikleri icin.

Selamlar

Tarik Daloglu

Note: Kusuruma bakmayin yazarken Turkcem biraz bozulmus fakat konusmamda hicbir hata yoktur.Selamlar.
___________________________________
Merhaba Sayın Emin Çölaşan Bey,
 
Bağcılar, Güneşli, Bahçelievler, Bakırköy civarlarında polis derneğine bağlı oto çekiciler resmen halkı gasp ediyorlar. Ellerinde yetkide var aracınızı gözünüzün önünde alıp götürüyorlar .Acil bir işinizmi var hastanızmı var yanınızda ailenizmi var veya aracı alıp götürüyorlar ama bulunduğunuz noktada ne durumdasınız üzerinizde dolmuşa, belediye otobüsüne binecek paranız varmı yokmu bulunduğunuz noktadan eve nasıl dönebilirsiniz hiç düşünen yok. Birde öyle kabalarki bana ayit bir malı alıkoyuyorsun bey efendi aracımı neden çekiyorsun deyince neredeyse üzerine birde dayak yiyeceksin, git bildiğin yere şikayet et deniyor ülkemizde bir mahkeme ne kadar sürüyor herkesin malumu onlarda bunu biliyorlar ve sürekli git şikayet et diyorlar her zamanda haklılar kanunlar ellerinde yok yanlış par, yok köşeye park etmişsin yok trafiği tıkıyorsun peki çıkmaz sokağa bıraktığım arabamı dahi çektiler orada neye engel olmuştum acaba bunu onlara sorunca savcılığa git kardeşim diye ukala bir cevap aldım ben kuralları bilen biriyim nereye park yapılır yapılmaz bilirim ama bu adamlara laf anlatmak imkansız lütfen bu konuyu köşenizde yayınlayın belki bir yetkili ilgi duyarda belki ilgilenme nezaketinde bulunur. Saygılarımla.
___________________________________

Erken öten güzel horoz
öt sürüp giden gecede bir daha
Korku girsin yüreğine karanlıkta çalanların
Öt ki kara dağlar allana
Aç eller tok tarlalara çullana
Erken öten horozun başı kesilirmiş
Bitmez tükenmez ki, başın kesile kesile
Her çağda her yüzyılda senin altın sesindir getiren ışığımızı
Öt ki kara dağlar allana
Aç eller tok tarlalara çullana

___________________________________

Emin Bey

1969-1976 yılları arasında ODTÜ de okudum ve fizik bölümünden mezun oldum

1969-1970 yıllarında rahmetli babam Adalet bakanlığında ceza tetkik hakimi idi

Üniversiteye gider gelirken arada Adalet bakanlığı binasına gider gelirdim babamı ziyaret ederdim koca binaya istediğim zaman girer çıkardım

Bugün Ankara da bir işim vardı günübirlik geldim ve İstanbul a döndüm

Eski yılları hatırlamak için Adalet Bakanlığı binasına gittim

Caddenin kenarından dahi geçemedim

Her taraf tel çit ve onlarca polis

Binayı uzaktan zor gördüm

Ne diyeyim

Biz şimdi ne olduk ileri demokrasi bumu

44 senede geldiğimiz yer

Nihat
___________________________________
Abdulaha gule gule… aynen katiliyorum. Yari Kayseriliyim. Akrabalar sirf memleketlisi diye Abdullahi yere goge sigdiramiyor. Kavga etmedigim adam kalmadi nerdeyse…. hepsine diyorum birakin yagciligi, durust olun gercekleri gorun…

Bizde okumak arastirmak yokki. Dini yasadigini zannedenler bile neye gore ibadet ettigini bilmiyor. Atadan, babadan gorme neyse ezbere aynen devam… Muslumanligi orf-adet gibi yasiyorlar. Akpciler biliyormu bu adamlarin ekonomi politikasini, egitim politikasini, dis iliskilerdeki hedefleri…? Yok… partiye oy verme yok lidere oy verme var. Basta bir kulhanbeyi, asarim, keserim…. Sonra Filistinlilere yardim Musluman kardes muhabbeti… Hooop gelsin oylar.
___________________________________

Umarim bir gun koyunlarin gozu birgun acilir. Bizdeki kadar gerizekali olup akilli gecinen baska memleket varmi.

Ilker
___________________________________
Sayın Çölaşan,
bildiğiniz üzere MEB tarafından okul müdürlerine yönelik olarak büyük bir kıyım harekatı başlatılmış ve değerlendirme süreci kılıfı altında  Eğitim Bir-Sen üyesi olmayan ya da yüksek makamlara(!) yakın olmayan binlerce okul müdürünün görevine son verilmiştir.
Okul müdürleri olarak gerek sendikalarımız  ve gerekse şahıs olarak bu haksız oluşuma dik duruş ve kararlı mücadele ile devam etmekteyiz. Bizler hükümetin bu yaptıklarını birer zulüm olarak görmenin yanısıra, devletin yapısını, üniter oluşumunu ve hatta toprak bütünlüğünü  bozmaya yönelik sistemli uygulamalar olarak görmekteyiz.
Bilinçli ve kasıtlı olarak görevlerine son verilen vatansever okul müdürlerinin yanında olmanızı, yazılarınızla destek vermenizi bekliyoruz… Saygı ve selamlarımla…
Hakan
___________________________________
bir ülke düşünün görmeyen,duymayan,bilmiyorum diyen insanlar olsun.Tarihini,özünü,dilini,bilimini,kültürünü,cografyasını,önderini bilmiyen insancıklardan olusan bir ülke…
Hak,Hukuk,Hürriyet,insan hakları,kadınlar,cocuklar,gençler bayrakların bile suç sayılıp duble yola,metroya alkış tutan insancıklar düşünün…
Televizyon,kanallar,gazeteler,birbir satılıp yandaş olup kendi halkına yalan söyleyen medya patronlarını düşünün.Kendi halkına savaş atan,kendini kurşun asker zanneden poliscikler düşünün.700.000$ saati,ayakkabı kutularını,çikolata kutularındaki paraları birbirine hediye eden insancıkları düşünün.
Kadının iffetli olup olmadıgını kahkahasıyla anlayan vekil düşünün.Milletin a…sına koyacagız diyen bu ülkenin mutahitlerini düşünün.dindar olup aslında kindar yetişen nesil düşünün.
kömürün aslında bir ömür oldugunu fakat kader deyip geçen insanı düşünün.Gezi direnişi sırasında vurun emrini ben verdim diyen aslında katil oldugunu itiraf eden birini düşünün.
Belkin elvan’ı ve ailesini yuhlatan.Aslında sorunun berkin ve ailesinde olmadıgını asıl onun düşmanlıgı bu ülkedeki asil vatandaş olan alevilere oldugu bir gerçektir.
Halkına çapulcu,vandal bu ülkenin kurucularına 2 ayyaş diyen.Milli mücadelenin asla sönmeyen ve hiçbir şehirde o kadar Türk bayragı göremedimiz İzmir’e gavur izmir diyen Türkiye nin en iyi ve dünya çapında olan ODTÜ’ye laf atan,kendine oy vermeyenleri %50 diye ayırıp her türlü hakareti yapan TC’yi,Andımızı ve bayragımızı kaldıran bu ülkenin dış politikasını çökerten ve dünyaya rezil eden.Ülkede her türlü sermaye olup neredeyse her şey de dışa bagımlı hale getiren sanata ve sanatçıya hakaret eden ucube diyip heykelleri yıkan.Dizilere,sunucuların dekoltelerine,futbolcuların dövmelerine karışan bu ülkenin vatandaşlarının yatak odalarına bile karışıp kaç çocuk yapacagına karar veren,kürtajı yasaklayan aslında müslümanız deyip müslüman olan ülkede fuhuşun giderek çogaldıgı,kadına şiddetin her geçen gün arttıgı,çocuk tecavüzünde ve çocuk gelinlerinde dünya birincisi olan.dünya da en çok tutuklu gazeteci sayasına sahip olan bir ülke…
            Ve bunu yapan bu ülkenin Başbakanı yani şimdi ki Cumhurbaşkanınız.Bi düşün be kardeşim! Hangi ülke bu kim bu Cumhurbaşkanı?
YELİZ

Sayın Çölaşan,

Koru mahallesini bilirsiniz.Ahmet Taner KIŞLALI parkının hemen yanıdır.Sessiz ,sakin  kültürlü, vatanını seven yürekten Atatürk’e. Bağlı CHP nin garanti oy deposu. ve son düzenlemeyle Çankaya ilçesine bağlanan bir mahalle.Öte yandan Melih Gökçek’in senelerce bitiremediği, sonunda Ulaştırma bakanlığına yıktığı,ama ben yaptım edasıyla fotograflarda boy gösterdiği meşhur Çayyolu metrosu son durağı.öyleki devamlı arızalanan.bazen 45 dakika bazen 35 dk.da kızılaya giden seçim için alelacele açılan, hala çok eksiği bulunan özel bir metro.Daha eksiklikleri bitmeden Gökçek’e ve EGO genel müdürüne ilham gelmiş ve ring seferleri koymuş.her taraftan insan topluyor metroya taşıyor,insanlarlar oradan oraya koşturuyor,trafik felç,park yeri zaten yok mahalle sakinlerinin evlerinin önüne park ediliyor,her gün kavga.daracık sokaklarda vızır vızır otobüs geçiyor.yani özetle sessiz sakin mahallemiz bir kaç günde otobüslerle dolu,insanların koşuştuğu,bir gecede konulan durakların dolup taştığı bir yer haline geldi.E tabi Melik Gökçek haklı ,sizmisiniz oy vermeyen alın işte.sizin sakin sessiz mahallemizi öyle bir hale getiririmki orada yaşadığınıza pişman olursunuz.

Saygılarımla

Ahmet

Sayın Çölaşan, Sözcü gazetesindeki yazılarınızı hergün beğenerek okuyorum. Bu günkü sözcüde  (29.08.2014) Vallahi böyle dedi ve Tayyip’in bıktırıcı yalanı başlıklı yazılarınızı okuyunca cahil (bidon kafalı denilebilir) toplumlar için yıllar önce söylenmiş ve sizin de bildiğiniz sözleri tekrarlama ihtiyacı duyuyorum. 1844 – 1900 yılları arasında yaşayan alman filozufu Nietsche, bundan 130 sene önce şöyle diyor, ‘ Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi, hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz, sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak, okuma – yazma bilmeyen insana hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır. Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan, zalim ve madrabaz hainlerdir. Bu sözler ülkemizde güncelliğini korumaktadır. Çok daha eskiye gidelim. MÖ.427 ile MÖ.347 yılları arasında yaşayan Platon ise 2500 yıl önce şöyle diyor.  ‘Demokrasinin esas prensibi,halkın egemenliğidir ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır, eğer bu sağlanmazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. Halk övülmeyi sever, dolduruşa gelir, onun içingüzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devlet idare edebileceği zannedilir.  Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. ( Bana göre Türkiyede halkın kültür seviyesi yükseltilmeden, demokrasiye erken geçildi.) Devam edilirse demagoglar türer, demagoglarda da diktatörler türer.’  Atatürk boşuna ‘hayatta en hakiki mürşit ilimdir.’ demedi, eğitime, kültüre çok önem vardı. Türkiyedeki oy dağılımına bakın, kültür seviyesi biraz yüksek olan batı shillerinde AKP fazla oy alamıyor ama cahil kesimin yoğun olduğu iç kesimlerden fazla oy alıyor. CHP ise ayrı bir alem, kendi içinde bir tutarlılığı yok. Eskilere bakıyorum da  İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Faik Ahmet Barutçu, Kasım Gülek …gibi toplumları etkileyeci lider yok. Bizim gibi cahil toplumlarda parti başkanlarının hitabeti etkileyici olmalıdır, Kılıçdaroğlu gayet efendi adam, gidip kuzey ülkelerinde parti başkanlığı yapabilir ama Türkiye’de değil. Devlet Bahçeli ise ne yaptığı ne söylediği belli değil, sıkışık anlarda AKP’ye stepne olmaktan başka. Biraz uzun oldu ama ancak bu kadar kısaltabildim. Selam ve saygılarımla. Taner Subaşı. ( 75 yaşında, İTÜ. mezunu Y.Mühendisim)

Sevgili Emin Çölaşan;

Sözcü’nün önemli yazarlarından biri olarak sizi dikkatle izliyorum. Duygularıma nasıl da tercüman olduğunuzu görüyor ve sizi sonuna kadar destekliyorum.

Fazla zamanınızı almadan bir konuya değinmek istedim. Cumhurbaşkanlığı seçiminin üzerinden 20 gün geçti. Ama hala benim gözlemlediğim kadarıyla ve bugün itibariyle Kemerburgaz ve Göktürk çevresinde RTE’nin o sahte gülümsemesiyle ‘milli irade milli güç’ yazan pankart ve benzeri afişleri heryerlerde asılı duruyor. Bu işlerle kim ilgilenir, kim bakar. Seçimler sırasında Ekmelettin İhsanoğlu’nun afişlerini mumla ararken seçilip Cumhurbaşkanlığı makamına oturtulan bu kişinin hala afişlerinin özenle asılı duruyor olması ne anlama geliyor. Yoksa 2015 seçimlerine kadar bekletmeyi mi düşünüyorlar. Benim bildiğim seçimler biter, posterler. afişler falan kalkar. Bu nasıl bir başıbuzukluktur. Yoksa kimseler indirmeye cesaret mi edemiyor. Bu ülke bu hallere de mi düşecekti.

Lütfen köşenizden ilgilileri uyarır mısınız. O afişleri artık gözümüze sokmasınlar. Buna kimsenin hakkı da olmadığını düşünüyorum. İnanın geçerken kemerlere toslamak geliyor içimden.  Hala insanları sevmek ve insanlara güvenebilmek istiyorum ben şahsen. O yüzden nefret edebilme katsayımızı daha da artırmasınlar ne olur.

Sevgiyle kalın…

Seda

Sayin Cölasan,
yazinizi dikkate okudum haklisiniz.
Saygilar

Bende söyle düsünüyorum ve dikkatiunize sunuyorum.

Kimin parası ile

Anadolu`da bir söz vardır: Ayranı yok içmeye atla gider … maya veya
Görmemişin bir oğlu olmuş çekmiş ç….nü koparmış.

Dünkü rezaleti görünce, bu Anadolu halkı ne kadar akıllı insanlarmış ki, yüz yıllar önce bu günleri görebilmişler, dedim.

TRT Genel Müdürü sanki babasının parası ile Helikopterler kiralıyor, Beyefendi evinden çıkıp meclise gelene kadar binlerce koruma ile havadan çekim yapılıyor.

Hele o Atlar ile yürüyen askerler, o kadar koruma ve velvele ne için? Bir Diktatör meraklısı için. Bütün Diktatörler nereden geldiklerini unutmuşlardır. Kasımpaşa`da çıkan birisi halkın malını bu kadar israf edebilirmi? Etmemeli.

Ne olduda bu kadar gösteri yapıldı?
Yani Kurtuluş savaşı kahramanımı
Yoksa Kıbrıs kahramanımı?
Yoksa tek partılı sistemden çok partılı sisteme geçiren Devlet adamımı?
Yoksa Lozan kahramanımı?

Bunlardan hiçbirisi, yalnız kendi Basın ve yayınını kuran ve onunla insanlara baskı yapan bir Diktatör.

15 gün Hukuku ayaklar altına almış bir Başbakan ve Meclis Başkanı varken Muhalefetin yapılan bunca hukuksuzluğu seyretmesini ve ona ortak olmasınımı istiyorlar, olmaz.

Fakat şunu belirtmek isterim ki, bu Millet Kurtuluş Savaşı ve Lozan kahramanı İnönü`yü, Kıbrıs kahramanı Eceviti önce alkışlamış, sonrada taşlamıştır. Bununda bir gün, kendisini bu kadar destekleyenler tarafından taşlanacağını unutmamak gerekir.

Tahsin

Emin Bey,
Bunlar, eskisiyse yenisiyle, ne kadar yüzsüz insanlar.
Gül, tam yedi yil disisleri bakanligi konutunu isgal etti, simdi de Huber Köskü’nü isgale devam edecekmis, sadece fors çekili olmayacakmis!!!
Bunlar devletin demirbasi mi?
Buralari babalarinin öz mali mi saniyorlar, ne dersiniz?
Ayibin bu kadari olur mu?
Abdi

Öncelikle iyi bayramlar dilerim. 17 yıldır İzmir Gaziemir hava karacı askeri lojmanlarının karşısında oturmaktayım. 5 6 yıldır sıkıntımız 30 Ağustos Zafer Bayramımız gibi milli günlerimizde üzerlerine zimmetli bayrak direği ve bayrak olmasına karşın lojmandakilerin %80 inin bayrak asmaması. Genelde her yıl Ege Ordu Komutanlığını arayıp bayraklarını astırıyoruz. İnsan gerçekten üzülüyor. Devletten maaşını al lojmanında otur bi bayrak asma.  Adamlar balkonda çay sigara yapıyorlar akıllarının ucundan geçmiyor bayrak asmak. Benim isteğim bununla ilgili bi şekilde ufak da olsa bi haber yapılması ki son yıllarda ordumuzun ne hale geldiği herkes tarafından birkez daha görülsün. Bu adamlarmı koruyacak bizi? Geri dönüş yapabilirseniz merak içersinde bekliyor olacağım. Teşekkürler.

Burak

SEVGİLİ ÇÖLAŞAN

NEYMİŞ? DEMEK Kİ SAP GİBİ DİKİLİNİYORMUŞ. TAM DA SAP GİBİ OLMUŞ.

Giray