Erdoğan Yavuz Bingöl’e sahip çıktı

Erdoğan: Şu anda Türkiye’nin bu büyük sanatçısını linç etmek için ellerindeki her vasıtasıyla kullanıyorlar.

Erdoğan Yavuz Bingöl’e sahip çıktı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çırağan Saray’ında düzenlenen Anadolu Aslanları İş Adamları Derneğinin (ASKON) 9. Olağan Genel Kurulu toplantısında konuştu. İşte Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

“Gezi olayları kontrol edilmemiş, bastırılmamış olsaydı, sokaklar şiddete teslim olmuş olsaydı acaba Türkiye bugün nerede olurdu? Dikkat edin. Bu soruyu sormazlar. Bu sorunun cevabını vermezler. Ama bu sorunun Mısır’da cevabı verildi. Ukrayna’da cevabı verildi. Mısır’da sokak olayları bahane edildi, çok kanlı bir darbe yapıldı”

AĞAÇ TEPKİSİ

“Türkiye’de ağaç dediler. Yalova’dakiler ağaç değil mi? Kadıköy’de başlayıp Taksim Meydanı’na gelen zat, oradaki 12 tane ağacın yeri değiştirildi, kesilmedi o ağaçlar. Ama Yalova’dakiler kesildi. 250’yi aşkın ağaç kesildi? Ağaç değil mi? Neredesin sen? Nerede o çevreciler? Nerede o Taksim’e yürüyenler? Asırlık çınarlar ağaçtan sayılmıyor. Neredesiniz tencere tavacılar? Konuşun bakalım”

MGK’NIN CEMAAT KARARI İDDİALARINA İLİŞKİN

“Şu malum çevreler, özellikle de kendileri tarafından bir de kampanya yapıyorlar. Türkiye’deki bütün cemaatlerin, vakıfların, derneklerin, teşekküllerin hedef yapıldığı yalanı yayılmak isteniyor. Milli Güvenlik Kurulu’nda bu türden kararların alındığı yalanı sürekli pompalanıyor. Burada, ASKON’un Genel Kurulu’nda açık açık ifade ediyorum. Ulusal güvenliğimizi tehdit eden, vatanına ihanet içinde olan her yapı, Milli Güvenlik Kurulu’nda ele alınır ve onun gözünün yaşına bakılmaz, tavsiye kararı çıkar”

Kaçak Saray'da kaç oda var?Kaçak Saray’da kaç oda var?

KILIÇDAROĞLU'NUN ‘AKILSIZ' LAFINA CEVAP

“17-25 Aralık operasyonları gayesine ulaşmış olsaydı Türkiye bugün nerede olurdu? O bir darbe girişimi değil miydi? Bu soruların cevabı 25 Aralık'ı silmeye çalıştıkları fezlekede ortaya çıktı. ‘Dönemin Başbakanı' ifadesini kullanıyorlar fezleke için.

Türkiye'de muhalefet partilerinin üzerinde çok ciddi bir şantaj baskısı var, medyanın üzerinde de. Kasetlerin, telefon kayıtlarının tehdidi var.

Ana muhalefet partisinin genel başkanı hafta içinde şahsıma yönelik edebe uygun düşmeyecek ifadeler kullandı. Bir engelli kardeşimiz şahsımla alakalı ‘zihinsel özürlü değil mi' diye soru soruyor. Onun da cevabı şahsımla alakalı ‘o akılsızdır' diyor. Bunu ana muhalefetin başı söylüyor. O engelli yine ben evlatlarımız, kardeşlerimiz diyeceğim hem ona hem bize bu hakareti yapıyor.”

“Ben alışılmış Cumhurbaşkanı değilim”

“O KASET OLMASAYDI GENEL BAŞKAN OLAMAZDI”

“Ancak ve ancak kaset ve şantaj böyle birini öyle bir partinin başında tutabilir. Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün derler. Böyle bir genel başkanlık ancak kasetle ve şantajla mümkün olur. O kaset olmasaydı bundan genel başkan falan olmazdı. Onları şantaj ve tehditle esir aldılar. Ama o dönem milletin partisini esir alamadılar.”

“ÖYLE BİR CUMHURBAŞKANI OLMAYACAĞIM”

“Bazıları diyor ki ‘Ya cumhurbaşkanı bunlara cevap verir mi?’ Ben alışılmış cumhurbaşkanı değilim, olmadım, olmayacağım”

YAVUZ BİNGÖL’E SAHİP ÇIKTI

“30 Ağustos resepsiyonunda, çok değerli bir sanatçımızla Yavuz Bingöl. Yemen Türküsü’nü birlikte söyledik. Aman Allahım. O sanatçımıza söylemediklerini bırakmadılar. Çözüm süreci toplantısına katıldığı için yapmadıklarını bırakmadılar. Şu anda hala Türkiye’nin bu büyük sanatçısını linç etmek için ellerindeki her vasıtayı kullanıyorlar. Niye? Sen nasıl olur da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile yan yana böyle bir resim verirsin? Aynı fotoğraf karesine nasıl girersin? Böyle bir zihniyet olabilir mi? Böyle bir baskıcı anlayış olabilir mi? Hani siz sanata değer veriyordunuz? Hani siz sanatçının yanındaydınız”

“Yani bütün sanatçılar sizin gibi düşünmeye mecbur mu? Mahkum mu? Böyle bir şey olabilir mi? Sizin söylemediklerinizi söylediği zaman ‘tu kakamı’ diyeceksiniz? Evet bunlardaki zihniyet bu. Anlayış bu. Bunu sadece o sanatçımıza değil. Hakikati söyleyen kim olursa olsun, ona yapıyorlar. İşten en son Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü alan değerli yazarımız Alev Alatlı’ya da bunu yapıyorlar. Akil İnsanlar Heyeti içinde yer alan birçok sanatçımıza, gazeteci, düşünürlere de bunu yaptılar”

“Bütün sanatçılarımıza açık açık sesleniyorum: Cesur olun. Mahalle baskısına, dayatmalara, tekellerin tuzaklarına karşı cesur olun. Hiçbir sanatçımızın tahkir edilmesine, linç edilmesine, dışlanmasına asla izin vermeyecek, hakkın, hakikatin ve onların yanında dimdik durmayı sürdüreceğiz”

 

Alzheimer olsaydım da bunları görmeseydim!Alzheimer olsaydım da bunları görmeseydim!