Reklamsız Sözcü

Hakan Şükür: “Gezi’ye gitmek istedim ama…”

AKP'den istifa eden İstanbul Bağımsız Milletvekili Hakan Şükür, Kabataş Saldırısı konusunda Başbakan'a yüklendi.

android-time 09:57
Hakan Şükür: “Gezi’ye gitmek istedim ama…”
AKP'den istifa eden İstanbul Bağımsız Milletvekili Hakan Şükür, Kabataş Saldırısı konusunda Başbakan'a yüklendi.

AKP’den istifa eden İstanbul Bağımsız Milletvekili Hakan Şükür, yine çok tartışılacak açıklamalarda bulundu. Şükür’ün en dikkat çekici sözlerinden biri ”Gezi’ye ben de gitmek istedim” sözleri oldu.

T24’ten Hazal Özvarış’a röportaj veren Hakan Şükür, yine keskin çıkışlarda bulundu. ‘Dünün ülkücüsü, solcusu, Kürt’üne, ateistine yapılanlar bugün Hizmet Hareketi’ne yapılıyor’ diyen Hakan Şükür, şu açıklamalarda bulundu:

– Karşımızda kim var; eski bir futbolcu mu, bağımsız bir milletvekili mi, yoksa Fethullah Gülen cemaatinin en ünlü mensubu mu?

Özellikle son dönemden sonra bu soruyu sormanız doğal. Ama karşınızda kamuoyu önüne her şeyden öte sporcu kimliğiyle çıkmış biri var. Başarı hikâyesi geçtiği çok badirelerden geçerek oluşan muhafazakâr herkesin görüşlerine saygı duyan biriyim. Son iki ay hariç 2,5 senedir AK Parti milletvekili olan, şimdi bağımsız bir milletvekiliyim. Sayın Fethullah Gülen Hocaefendi'ye sevgisini inkâr etmeyen, Hizmet Hareketi'nin yaptığı güzel şeyleri her fırsatta söyleyen bir insanım.

– Halkbank Genel Müdürü’yken Süleyman Aslan'ın evinden çıkan 4,5 milyon dolar için “25 yıl futbol oynadım, benim o kadar param yok” sözleriniz Fatih Altaylı tarafından “At yalanı sevsinler inananı” başlıklı bir yazıyla eleştirildi.

Bir kere TBMM’ye girerken, maddi neyim varsa beyan etmiş bir milletvekili olarak söylüyorum; programda neyi demek istediğim yeterince açık. Ben mesleğim futboldan para kazandım ve siyaset gibi hassas bir işe girerken tüm mal varlığımı beyan ettim. Ben röportajda “4,5 milyon dolar nakdim yok” dedim. Oradaki soruyla cevap arasında bağlantı kuramayanları, bu tip kara propagandaları yapanları mahkemeye verdim, hatta bazılarını bankam mahkemeye verdi. Bankamın ismi de belli, Bank Asya değil. Bank Asya demişken içinde milletinin mevduatının olduğu bir yeri batırmaya çabalandığını da not düşmek gerek. Mağdurdan yana olan gönlümüz, her şeyimi bankamdan alıp Bank Asya’ya götürmeyi de gerektirebilir.

– Meclis'e yaptığınız mal beyanını burada da kamuoyuna açıklamaz mısınız?

Resmi mal beyanım ortada. Ki insanımızın aklı materyalist dünyaya veya maddiyata yönelirse bunun içinden çıkamayız.

– Manevi kısmını soralım; örneğin Gülen cemaatine bağışta bulunuyor musunuz?

Şimdi Gülen cemaati diye bir şey yok, dernekler, vakıflar var. Ben “Kimse Yok Mu?”ya da, Kızılay’a da bağışta bulunuyorum. İhtiyacı olana ulaşabileceğini bildiğim kurumlara ki bu cemaatlere ve STK'lara da ait de olabilir, yardım ediyorum; eşim, Türkiye Omurilik Felçliler Derneği’nin yönetim kurulunda… İnancım gereği, kazandıklarımın zekâtını veriyorum ama sadece bir yere veriyorum dersem yanlış olur.

‘Başbakan'ın sözleri örgütle hareket ettiğine işaret'

– Başbakan'ın geçen günlerde Fethullah Gülen için örgüt lideri dedikten sonra “Konuşulduğu gibi cemaate bir operasyon yapılırsa ben de örgüt üyeliğinden yargılanır mıyım” diye bir soru belirdi mi aklınızda?

Varsayımlar üzerine konuşmamak lazım. Sayın Başbakan'ın geçmişte çok net bir şekilde televizyonlarda, Hizmet Hareketi'nin organizasyonlarında Hocaefendi ile ilgili övgüyle söyledikleri var. Geçenlerde Başbakan'ın “40 senedir bunu yapıyorlar” gibi bir ifadesi de oldu. Şimdi 40 senedir böyle bir şeyin içerisine olduğuna inandığı bir harekete dizilen övgüler son iki ayda farklı bir şekle dönüşürse, o ve böyle şeyler söyleyen diğer insanların da bu örgütle beraber hareket ettiği anlamını taşır. İnancım gereği bunların hesabı nasıl verilir diye sadece dua etmekle yetiniyorum.

– İstifayı hangi noktalarda düşündünüz?

Birçok yasada. Oylamasına girmediğim şike yasasından tutun MİT yasasına, MİT yasasından belediye ve ihale kanununa…

‘Gezi'ye gitmek istedim ama masumiyeti gitti'

– “Gülen cemaatine yapılanlar söz konusu olunca sözünü sakınmayan Hakan Şükür 1 Mayıs, Gezi Parkı eylemleri gibi kan da dökülen vakalar olurken, gazeteciler işten çıkarılırken neredeydi” sorusuna yanıtınız ne?

Benim en büyük gazetem sosyal medya. Yeri geldiğinde tavrımı koydum. “Bunların suçluları bulunsun”, “Sukutun çığlığı” dedim. Ali İsmail Korkmaz gibi vefat eden birçok genç insan var orada. Ama bir süre sonra olayın başlangıcındaki masumiyet de ortadan kalktıktan sonra, bir şey söyleme hakkına sahip olamıyorsunuz.

– Siz gitmek istediniz mi Gezi Parkı'ndaki eylemlere?

Ben ve birçok arkadaşımız, hepimiz gitmek istedik. Ben o zaman üç günlüğüne Fransa’daydım. Döndüğümde zaten olaylar çok başka bir boyuta gelmişti.

– Kanal D'nin geçen hafta yayımladığı Kabataş görüntüleri…

Ben o zaman da belli bir hassasiyet gösterdim. MOBESE kamerası kayıtları yayınlanmamıştı daha.

‘Başbakan elinde belgeler olduğunu söyledi, Kabataş ispat edilmeli'

– Kabataş'taki vakayı ilk kez aktaran Erdoğan, sizce iddiasını ispatla mükellef mi?

Sayın Başbakan, elinde çok önemli belgelerin olduğunu söyledi. Bunu da seçim meydanlarında dile getirdi. Kabataş'ta olan olaylarla ilgili söylediği şeyler çok açık. Teknoloji çağındayız, ispat edilmesi çok önemli. Umarım ispat eder. İspat edilmesi, bunun olmadığını iddia eden kesimlerle müşterek biçimde oluşturulan bir heyetle izlenmesi gerekiyor.

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more