Sözcü Plus Giriş

Gensorulara ret!

Meclis'te yapılan oylamada, Çalışma Bakanı Faruk Çelik ile Enerji Bakanı Taner Yıldız hakkındaki gensoru önergesinin gündeme alınması talebi ret edildi.

Güncellenme: 08:08, 23/05/2014
Gensorulara ret!

CHP ve HDP'nin Çalışma Bakanı Faruk Çelik ve Enerji Bakanı Taner Yıldız hakkında Soma'daki Maden Kazası nedeniyle verdikleri gensoru önergelerinin gündeme alınması TBMM Genel Kurulu'nda yapılan oylamayla rededildi.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplanan Genel Kurul'da iki bakan hakkındaki önergeler birleştirilerek görüşüldü.
Önerge sahiplerinden HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel Soma'da 301 madencinin ölümüne neden olan olayın kaza değil bir cinayet olduğunu belirterek, “Bu kaza değil cinayettir. TKİ’nin denetimde Çalışma Bakanı’na bağlı olduğu açık. Sayın Bakan en son Mart ayında bu denetimin yapıldığını dile getirdi. Madeni işleten şirket ve Bakan doğru açıklama yapamadı. Konunun uzmanlarıysa, denetimlerin yapılmadığını, kömürün içten içe yandığını açıkladı. Karbonmonoksit ölçüm cihazı bunu belirlerdi” dedi.
CHP adına önergeler üzerine konuşan Manisa Milletvekili Özgür Özel ise “301 kişiyi kaybettikten sonra. Dünyanın hiçbir yerinde bir bakan -bir Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve bir Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı- bu kadar ciddi sorumluluklarına ve 301 kişinin ölümüne rağmen, hâlâ daha orada oturup da birazdan çıkıp kendisini savunma ve bu önergelerin gündeme alınmamasını talep etme gibi bir pişkinlikle karşısına çıkamazlar Parlamentonun” diyerek şöyle devam etti:
“İstifa bir hesap verme kültürüdür ama ondan önce soruşturmanın sağlıklı yürüyebilmesi için atılması gereken en önemli adımdır. Ben, bundan sonraki konuşmamı sizlerin oylarıyla bu görevlerinden azledileceklerini düşündüğüm ve yerine gelecek 2 bakanın duyması ümidiyle yapıyorum. Eğer bu 2 bakan görevlerinde kalacaklarsa, bu 2 bakan hesap vermeyeceklerse sözün bittiği yerdeyiz. Sakın ola kimse çıkmasın, ‘Sorumlular mutlaka tespit edilecek, cezalarını çekeceklerdir' demesinler. Eğer o samimiyetiniz varsa bütün çağdaş ülkelerdeki gibi istifa mekanizmasının işletilmesini beklersiniz. O yoksa görev sizlerdedir. ‘Türk milleti adına görev yapıyoruz' diyorsunuz. Görev sizlerdedir. Bu 2 bakana ve bundan sonra bu Parlamentoda bakanlık görevini üstlenecek herkese ‘Arkadaş, bu kadar büyük bir faciadan sonra istifa etmezsen bu duruma düşersin. Görevini yaparken bilinçle yap. Böyle olaylara sebebiyet vermenin önündeki tedbirleri al. Aksi takdirde de erdemle istifa et' demeyi bilmelisiniz. Bu sorumluluk bu ana kadar bu 2 bakandaydı ama bundan sonra iktidar partisinin milletvekillerindedir.”

-“AKP DÖNEMİNDE YANLIŞ POLİTİKALAR TÜRKİYE’Yİ BURAYA GETİRDİ”-

MHP grubu adına konuşan Kütahya Milletvekili Alim Işık ise, gensoruların iki bakanın üzerine düşen görevi yerine getirmediği için verildiğini belirterek, “Arkasından, devletin sorumluları, kurumları kazazedelerin yaralı olanlarının yarasını sarar, vefat edenlerin yakınlarına bakar ve eksikliği duyulan yasal düzenlemeleri derhal alırdı. İşte, geçmişte buna benzer olayları özetlediğimizde bunu görürüz. Bugün, maalesef, Türkiye Cumhuriyetinde bu elim kazanın ardından yaşananlar bunlara benzemiyor” dedi.
Işık, şunları söyledi:
“Yaşananlar, orada Sayın Başbakan’ın bir vatandaşı tokatlamasından tutunuz, bir kadının ‘Başbakana bağıracaktım ama eşimin cenazesini vermez diye korkumdan sesimi çıkaramadım’ demesine kadar sosyal bir vakaya dönüştü. Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti, burası Hitler’in Almanyası değil. Sonradan madenci olduğu ortaya çıkan bir vatandaş Sayın Başbakanın müşavirleri tarafından tekmeleniyor ve hâlâ bugüne kadar o devlet bürokratı hakkında herhangi bir idari işlem yapılmıyorsa, olaya bu pencereden baktığımızda, bu gensoruların anlamlı olduğunu söylemek mümkündür. Dolayısıyla ‘Bu kazanın sonucunda acaba kaç kişi hayatını kaybetmiş olsaydı Sayın Bakanlar istifa ederlerdi veya bu sorumlular gereğini yaparlardı?' sorusunun cevabı muhataplarına aittir. ‘301 can yetmiyorsa 3 bin 1 canın kaybedilmesi mi bekleniyor?' Bu sorunun cevabını inanıyorum ki ilgililer vermek zorundadırlar.‘Madencinin ölümü kaderdir. Bu sektörde, bunun fıtratında ölüm vardır' sözleri bu olaya bakışın bir göstergesidir. Ama, inancımız tedbirin bizden, takdirin Allah’tan olduğunu gösterir. Tedbiri alacağız. Sayın Bakanlar bu tedbiri zamanında aldılar mı, almadılar mı? Bunun bundan sonra yapılacak olan çalışmalar sonucunda ortaya çıkacağını düşünüyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, geçen hafta itibarıyla muhalefet partilerinin zorlamasının ve konuya olan duyarlılığının ardından Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekili arkadaşlarımızın da önce reddettikleri ama sonra vermek zorunda kaldıkları araştırma önergeleriyle bir Meclis araştırma komisyonunun kurulmasına karar vermiştir. Doğru yapmıştır. Keşke daha önce yapılan uyarıların ardından da bu tür tedbirlerin alınmasına önemli bir zemin hazırlayacak olan bu çalışmaları yapabilmiş olsaydık ve bugün bu noktaya buradan başlamamış olsaydık. Geç başladık ama hiç olmazsa geç de olsa başladık. Fakat, maalesef, tüm bunlara baktığımız zaman on iki yıllık Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri döneminde yanlış enerji ve maden politikalarının Türkiye’yi bugün buraya getirdiğini görürüz.”

Yayınlanma Tarihi:19:38,