Reklamsız Sözcü

Erdoğan’dan balkon konuşması

Tayyip Erdoğan, AKP Genel Merkezi'nin balkonundan partililere hitap etti. 45 dakika konuşan Erdoğan'ın adını anmadığı tek isim Atatürk'tü.

android-time 08:47
Erdoğan’dan balkon konuşması
Tayyip Erdoğan, AKP Genel Merkezi'nin balkonundan partililere hitap etti. 45 dakika konuşan Erdoğan'ın adını anmadığı tek isim Atatürk'tü.

Cumhurbaşkanlığı seçimini resmi olmayan sonuçlara göre yaklaşık %51 oy oranıyla kazanan Başbakan Erdoğan, AKP Genel Merkezi’nin önünde büyük bir kalabalık tarafından karşılandı. Erdoğan artık gelenekselleşen ‘balkon’ konuşmalarından birini yaptı.

İşte Erdoğan’ın balkon konuşmasından bazı satır başları:

Sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.

Şahsımı bu göreve tayin eden milletime teşekkür ediyorum. Bize oy versin vermesin her vatandaşıma teşekkür ediyorum. 81 vilayetimizden bize hayır dualarını esirgemeyenlere teşekkür ediyorum. Dost ve kardeş ülkelere, Güney Afrika’dan Japonya’ya Bosna-Hersek’ten Almanya’ya kadar bize destek veren tüm gönül dostlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün kazanan sadece Recep Tayyip Erdoğan değil, kazanan aynı zamanda millettir, demokrasidir. Sevenler kadar sevmeyenler de kazanmıştır. 77 milyon ve 81 vilayet kazanmıştır. Bugün büyük Türkiye, öncü Türkiye kazanmıştır. Sadece Türkiye değil, Kabil, Beyrut, Şam, Halep, Üsküp, Ramallah, Eriha, Gazze ve Kudüs de kazanmıştır.

Kardeşlerim bugün 77 milyon kadar aziz milletimizin kardeşleri, dostları, gönüldaşları ve kader arkadaşları da kazanmıştır. Bugün buradaki bu büyük coşkuyu gönüllerinde yaşayan herkes kazanmıştır. Herkese sevgi ve selamlarımı yolluyorum. Ramazan demediniz, sıcak demediniz, bizimle mitinglerde meydanlarda bizimle kapı kapı dolaştınız. Milletin adamına oy istediniz. Sizinle ne kadar gurur duysam azdır.

STATÜKO YENİLDİ

Kardeşlerimiz 1 Temmuz’da adaylığımız açıklandığında bunun bir Fatiha olduğunu söylemiştik. Yani kutlu bir Fatiha’yı yani kutlu bir açılışı yaptığımızı söylemiştik. Artık bir dönemin kapılarını kapatıyor yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz. 3 Kasım 2002’de partimizin iktidara gelmesiyle iktidar ile millet kucaklaşmıştı. Bugünkü seçimin ardından Çankaya da halkıyla kucaklaşmıştır. Şeyh Ebebali’nin dediği gibi ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’. Artık Çankaya bizzat millet tarafından ehline emanet edilmiştir. Bugün ceberrut, zorba, kibirli devlet anlayışının da son kırıntılarının da ortadan kalktığı gündür. Milletiyle varolan, kucaklaşan devletin zafer kazandığı gündür. Artık devlet ve milletin iki ayrı istikameti bulunmuyor. Artık ikisi de aynı istikamete bakıyor.

Kardeşlerim 12 Eylül 2010 tarihinde yüzde 58 ile kazanılan Anayasa Referandumu, darbenin izlerini silmişti. Artık bugün tamamen o dönemi kapatmıştır. Artık dayatılan o anayasa anlayışı tamamen ortadan kalkmıştır.

 

ARTIK HEM SÖZ HEM KARAR MİLLETİN

Biz partimizi kurarken ne demiştik? Menderes gibi ‘yeter söz milletin’ demiştik. Sonra ne dedik. “Söz de milletin karar da milletin” dedik. Aracılar aracılığıyla cumhurbaşkanı seçmediniz. Artık millet cumhurbaşkanını da belirleyen bir gücü ele geçirmiştir. Biliniz ki bugün dünden çok daha iyidir. Emin olun yarınlar bugünden çok daha iyi olacak. Bugün 2023 ve 2071 hedefleri çok daha yakındır.

13 yıl önce Ak Parti’yi kurduk. Dokuz seçime girdik. Dokuz defa kazandık. Dikkat ediyor musunuz? Hep oylarımız sandıktan hep yükselerek çıktık. Hemen hemen hepsinde bir balkon konuşması yaptık. Hepsinde de akıldan ziyade kalbimle konuştum. Hep o sözlerimin arkasında durdum. Sözüme vefanın mücadelesini verdim. Burada da yaptığım konuşmamda da gönlümü size veriyorum.

SEÇİM KAYBEDENİ VESAYET

Bu seçimin mağlubu yoktur. Kaybedeni yoktur. Kaybeden vardır. Statüko kaybetmiştir. Vesayet kaybetmiştir. Kirli siyaset ve siyaset dışı güç odakları bugün ibretlik bir ders almıştır. İnanıyorum ki muhalefet bugünden itibaren politikalarını gözden geçirecektir. Ve bugünden itibaren yeni politika inşa edecektir. Bugün onlar da kazanmıştır. Gönülden ifade ediyorum. Bugün yeni bir toplumsal uzlaşma sürecini başlatalım diyorum. Gerilimleri, çatışma ve savaş kültürünü eski Türkiye’de bırakalım diyorum. Ben kendi iç muhasebemi yaptım.

BİZE OY VERMEYENLERİ HOR GÖRMEDİK

Türkiye’de muhalefet siyaha beyaz, beyaza siyah deme sanatı değildir. Umuyorum ki onlar da içlerinde bunun muhasebesini yapacaktır. Ben gençlik kollarından bu yana kendi kendini hesaba çeken bir kardeşinizim. Başarılı olduğumuzda da kibrin tuzağına düşmedik. Bize yapılanların başkalarına yapılmaması için azami çaba özen gösterdik. Kimsenin yaşam tarzına müdahale etmedik. Kimliklerine, hayatlarına hor gözle bakmadık. Bize oy verenleri yücelten bize oy vermeyenleri tahkir eden bir tavır içinde olmadık.

HER ŞEYDEN ÖNCE TÜRKİYELİ VARDIR

Bizlere diktatör diyenler lütfen kendi muhasebelerini yapsınlar. Bize otoriter diyenler lütfen kendi muhasebelerini yapsınlar. Bizi tek adam olmakla, mahalle baskısı yapmakla, baskıcı olmakla itham edenler lütfen kendilerini muhasebelerini yapsınlar. Kendilerin seçkin, bilinçli ve başkalarını cahil görenler lütfen vicdan muhasebelerini yapsınlar. Lütfen 12 yılda Türkiye’ye yaptıklarımıza baksınlar. Biz hepimiz aynı vatan toprakları üzerinde yaşıyoruz. Biz 77 milyon aynı bayrağın altında yaşıyoruz. Milletimiz bir bayrağımız bir vatanımız bir devletimiz bir. Hepimiz aynı ecdadın, kültürün, medeniyetin insanlarıyız. İnançlarımız yaşam tarzlarımız, mezheplerimiz farklı olabilir ama hepimiz bir milletin evladıyız. Alevi, Türk Kürt Sünni, Rum, Ermeni, Roman, hepsinden önce Türkiyeli vardı.

ÇATININ DEĞİL TABANIN İSTEDİĞİ

Ortaya çıkan sonuç gösteriyor ki uzlaşma Çatı’da değil, parti üst yönetimlerinde değil tabanda olmuştur. İstiyorum ki tabandaki bu uzlaşmayı gelin güçlendirelim, yaygınlaştıralım.

2002’de 220 milyar dolarla çıktık yola. Şimdi 800 milyar dolar. IMF’ye borçluyduk. Şimdi ona 5 milyar dolar borç vereceğiz. Enflasyon yüzde 30’du şu an tek haneli rakamda.

PARALELİN TABANI…

Paralel yapının tabanındaki saf ve temiz kardeşlerimize sesleniyorum. Onlara verilen öğretileri bir kez daha sorgulamalarını istiyorum. Bizi anlamalarını istiyorum. Bizim davamız şahsi değildir. Türkiye davasıdır. Ulusal güvenliğimizi kim tehdit ederse karşısında bizi bulacaktır. Bunu da bilmenizi istiyorum. Bizim davamız medeniyet davasıdır. Paralel yapının tabanındaki ihlaslı kardeşlerimin bizimle aynı istikamete baktığını biliyorum. Beşer şaşar. Bize beddua edenlerin arkasından gitmek yakışmaz. Hazreti Ömer’in sorgulandığı bir dünyada hiçkimse sorgulanamaz değildir. Hiç kimse hatasız, kusursuz, günahsız değildir. Paralel yapıya gönül vermiş kardeşlerim de kendi gönül dünyalarında yeni bir sayfa açsınlar. Bugün yeni bir Türkiye’nin kuruluş yıl dönümüdür.

Bizi bu yolda yalnız bırakmayan sanatçı dostlarımıza da özellikle teşekkür ediyorum. Hayatını kaybeden Murat Göğebakan ve şehitlerimize bir fatiha gönderelim…

Bu akşam inşallah Gazze’deki yaralı kardeşlerimizi Türkiye’ye aktarmaya başlayacağız. Bize bu ülkeyi bırakan tüm şehit ve gazilerimize rahmet diliyorum.

Gözün aydın Türkiye, teşekkürler Türkiye…

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Son güncelleme: android-time 09:0511.08.2014
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more