Sözcü Plus Giriş
AYŞE SUCU

Aldatan bizden değildir!

3 Mart 2014

Ya­sa dı­şı din­le­me­ler, yol­suz­luk­lar, yar­gı ve em­ni­yet­te ya­şa­nan­lar gü­ven di­ye bir şey bı­rak­ma­dı top­lum­da… Sa­de­ce bu mu; öz­gür­lük­le­ri­miz ve hak­la­rı­mız ile il­gi­li bir so­run ya­şa­dı­ğı­mız­da baş­vu­ra­bi­le­ce­ği­miz bir mer­ci var mı de­me­ye baş­la­dık.
Genç yaş­lı, ka­dın er­kek al­da­tıl­mış psi­ko­lo­ji­si için­de­yiz…
Dep­re­sif bir du­rum.
Bu gü­ne ka­dar “dev­le­t” al­gı­mız­da oluş­muş tüm de­ğer­ler, ade­ta 9.9 şid­de­tin­de­ki bir dep­rem­le yer­le bir ol­muş va­zi­yet­te…
17 Ara­lı­k'­ta ya­şa­dık­la­rı­mız yet­mez­miş gi­bi, 24 Şu­ba­t'­tan bu ya­na or­ta­ya çı­kan ba­ba-oğul ses ka­yıt­la­rı doğ­ru ise in­sa­nın ka­nı­nı don­du­ra­cak ni­te­lik­te.
Kal­dı ki bu ko­nuş­ma­lar doğ­ruy­sa da, de­ğil­se de, in­san­lık onu­ru adı­na as­la duy­mak is­te­me­ye­ce­ği­miz ka­yıt­lar. CHP li­de­ri sa­yın Ke­mal Kı­lıç­da­roğ­lu, “Ha­ya­tı­mın en üzün­tü­lü gü­nü­mü ya­şı­yo­ru­m”, de­di grup ko­nuş­ma­sın­da. Ak­li se­lim­le dü­şü­ne­cek her va­tan­daş için de bu böy­le.
Türk mil­le­ti adı­na onur kı­rı­cı.
Türk si­ya­se­ti adı­na ya­zık.
Ah­lak ve hu­kuk adı­na ayıp.
Dün­ya in­san­lı­ğı kar­şı­sın­da utan­dı­rı­cı.
İk­ti­dar par­ti­si­nin bu­gü­ne ka­dar va­at et­ti­ği ve di­lin­den dü­şür­me­di­ği de­ğer­le­rin bo­şa çık­tı­ğı­nın bir gös­ter­ge­si… Bü­yük bir ha­yal kı­rık­lı­ğı; en azın­dan AK­P'­ye gö­nül­den bağ­lı in­san­la­rın ken­di re­fe­rans­la­rı­nın iş­lev­siz­leş­ti­ril­di­ği­ni gör­me­le­ri adı­na.
Zi­ra Pey­gam­be­ri dil­le­rin­den dü­şür­me­yen­le­rin hak­la­rın­da çı­kı­yor bu id­di­alar.
O Pey­gam­ber ki “Al­da­tan biz­den de­ğil­di­r” di­yor.
O Pey­gam­ber ki “Bir hur­ma kar­şı­lı­ğın­sa ol­sa da­hi ya­lan söy­le­me­yi­n” di­yor.
O Pey­gam­ber ki “Rüş­vet ve­re­ne de ala­na da, iki­si ara­sın­da va­sı­ta olan­la­ra da Al­lah la­net et­si­n” di­ye bed­du­a edi­yor.
Es­ki­le­rin ifa­de­siy­le, şu­yu vu­ku­un­dan be­ter.

Mil­let an­la­maz

AK­P'­nin önem­li isim­le­rin­den Bur­han Ku­zu, Baş­ba­kan ve oğ­lu­nun çı­kan ta­pe­le­riy­le il­gi­li “Doğ­ru ol­sa bi­le mil­let inan­mı­yo­r” di­ye twe­et at­mış.
Her ne ka­dar son­ra­dan yan­lış an­la­şıl­dım de­se de; bu­nu söy­le­mek bu mil­le­tin ze­kâ­sıy­la dal­ga geç­mek de­ğil de ne­dir? Bu­nun bir adım öte­si, “Biz is­te­di­ği­miz her tür­lü yan­lı­şı yap­sak da seç­me­ni­miz bu­nu an­la­ya­maz, an­la­sa da biz­den vaz­ge­çe­me­z” de­mek­tir.
Bir dö­nem “gö­be­ği­ni ka­şı­yan ada­m” la­fıy­la, mil­le­ti aşa­ğı­lı­yor­lar di­ye ba­ğı­ran­lar, sa­yın Ku­zu'nun bu sö­zü­ne ne­den du­yar­sız ka­lır­lar?

Ku­zu, Mu­avi­ye gi­bi mi dü­şün­mek­te

“Ab­dul­lah, Hz. Ali'­nin ta­raf­tar­la­rı­nın yo­ğun ol­du­ğu Ku­fe'de ya­şa­mak­ta­dır.
Top­la­dı­ğı hur­ma­la­rı sat­mak için Şa­m'­a ge­lir.
İşi­ni bi­tir­miş dö­nü­şe ha­zır­la­nır­ken, Şa­m'­lı bir Arap de­ve­si­nin yu­la­rı­na ya­pı­şır ve ava­zı çık­tı­ğı ka­dar ba­ğır­ma­ya baş­lar:
– Bu de­ve be­nim. Ver be­nim di­şi de­ve­mi!
Ab­dul­lah iti­raz eder:
Bu de­ve se­nin de­ğil, be­nim; de­ve di­şi de­ğil, er­kek!
An­cak ne der­se de­sin, kar­şı­sın­da­ki­ne ken­di­ni du­yu­ra­ma­mış­tır. Kav­ga­yı sey­re­den­ler ço­ğa­lır.
Ka­la­ba­lık Şa­m'­lı­dan ya­na­dır, Abdullah’ı döv­me­ye baş­lar­lar.
Mu­avi­ye'nin adam­la­rı ye­ti­şir kur­tar­ma­ya.
Son­ra Mu­avi­ye, Ku­fe­li Abdullah’ı ve de­ve be­nim di­ye tut­tu­ran Şa­m'­lı­yı sor­gu­ya çe­ker; ka­la­ba­lı­ğa dö­ner ve so­rar:
– Bu de­ve ki­min­dir?
– Şam­lı­nın­dır, di­ye ba­ğı­rır ka­la­ba­lık.
– De­ve, er­kek mi­dir, di­şi mi­dir?
– Di­şi­dir.
Ku­fe­li Abdullah şaş­kın­dır; eli­ni ya­la­mak­ta olan er­kek de­ve­si­ne ba­ka­ka­lır!
Şam­lı adam, de­ve­yi Abdullah’ın elin­den alır ve gi­der. Ka­la­ba­lık da­ğı­lır.
Mu­avi­ye, Abdullah’ı ya­nı­na ça­ğı­rır ve der ki:
Bak Abdullah, sen de ben de bi­li­yo­ruz ki, bu de­ve er­kek­tir ve de­ve­nin sa­hi­bi de sen­sin. De­ve­nin de­ğe­ri ney­se kar­şı­lı­ğı­nı sa­na öde­ye­ce­ğim. An­cak sen­den şu­nu is­ti­yo­rum; Ku­fe'ye dö­nün­ce Ali'­nin ya­nı­na git ve: “Mu­avi­ye'nin ar­ka­sın­da, er­kek de­ve ile di­şi de­ve­yi ayırt ede­me­yen, o ne der­se evet di­yen on bin ki­şi va­r” de; Ali ne de­mek is­te­di­ği­mi an­la­ya­cak­tır!”

MHP li­de­ri­ne ya­kı­şık­sız söz­ler

Baş­ba­kan, MHP li­de­ri sa­yın Dev­let Bah­çe­li­‘ye “Ai­le, ço­luk ço­cuk ne­dir bil­mez, onun böy­le bir der­di yo­k” de­di.
Ön­ce­lik­le ev­li­lik ter­cih­tir; ço­cuk sa­hi­bi ol­mak­sa na­sip­tir. Ev­le­nip ço­cu­ğu ol­ma­yan pek çok in­san var. On­la­rı ren­ci­de et­me­ye kim­se­nin hak­kı yok­tur.
İkin­ci­si, si­ya­set ki­şi­le­rin inan­cı, mez­he­bi, meş­re­bi, cin­si­ye­ti, me­de­ni ha­li ve öze­li üze­rin­den ya­pı­la­maz, gay­ri ah­la­ki­dir.
Böy­le bir şe­yi kar­deş kar­de­şe da­hi söy­le­ye­mez. “İn­san onu­ru­” her şe­yin üs­tün­de­dir. Ne­de­ni ne olur­sa ol­sun; bu­nu yar­gı­la­ma­ya kal­kış­mak, hu­ku­ka, ah­la­ka, te­mel in­san hak­la­rı­na ve hat­ta din­sel öğ­re­ti­le­re ay­kı­rı­dır.
Al­lah el­çi­le­ri ara­sın­da ev­len­me­miş Pey­gam­ber var­dır.
Kal­dı ki İs­la­m'­da ev­li­lik farz da­hi de­ğil­dir; sün­net­tir.
Eh bo­şu­na söy­le­me­miş Pey­gam­ber: “Ko­nu­şur­san ha­yır ko­nuş, yok­sa su­s” di­ye…

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more