Sözcü Plus Giriş
AYŞE SUCU

Örf adet deyin sakın dini karıştırmayın!

27 Ocak 2014

Ay­sel Gü­re­l'­in Ün­zi­le ad­lı ese­rin­den:
Var­ma­dan se­ki­zi­ne
Er­gin ol­du Ün­zi­le
Hem ço­cuk hem de ka­dın
On iki­sin­de ana
Bir gül gi­bi al ve na­rin
Bir su gi­bi say­dam ve sa­kin
Su­sar ka­dın Ün­zi­le!

İn­san­lık onu­ru­nun ayak­lar al­tı­na alın­ma­sı, ki­şi­le­rin ya­ra­tıl­ma­la­rıy­la el­de et­tik­le­ri öz­gür­lük­le­ri­nin top­lum­sal du­var­lar­la kı­sıt­lan­ma­sı, bi­rey­le­rin psi­ko­lo­jik ve fi­zik­sel iş­ken­ce­ye ma­ruz bı­ra­kıl­ma­sı, bir ço­cu­ğa zor­la “bir şey­le­r” yap­tı­rıl­ma­sı ve çok da­ha faz­la­sı. Tüm bun­la­rın Or­ta­ça­ğ'­da en ge­ri kal­mış top­lum­lar­da da­hi gö­rül­me­si esa­sen ka­bul edi­le­bi­lir ve açık­la­na­bi­lir de­ğil­ken, bu­gün dün­ya­mız­da ve 2014 Tür­ki­ye'sin­de ya­şa­nı­yor ol­ma­sı­nın bir açık­la­ma­sı ola­bi­lir mi?

Ço­cuk yaş­ta ço­cuk sa­hi­bi ol­mak zo­run­da bı­ra­kı­lan, ya­şa­ma hak­kı en al­çak­ça iş­ken­ce­ler­le el­le­rin­den alı­nan Ün­zi­le­ler­den bah­se­di­yo­rum.
Ha­ni şu on iki­sin­de ge­lin, on üçün­de an­ne; on dör­dün­de yi­ne ha­mi­le olup dü­şük ya­pan, in­ti­har mı et­ti, öl­dü­rül­dü mü bi­le­me­di­ği­miz; Ka­de­r'­imiz­den bah­se­di­yo­rum.
On be­şin­de ka­çı­rı­lan, be­be­ği­ni dü­şür­dü di­ye ko­ca­sın­dan şid­det gö­ren, “gel be­ni al evi­mi­ze gö­tü­r” di­ye ba­ba­sı­na yal­va­ran ve fa­kat er­te­si gün evi­nin ya­tak oda­sın­da ası­lı ce­se­di bu­lu­nan Küb­ra'mız­dan bah­se­di­yo­rum.
Sö­züm ona ev­li­li­ği bir tür­lü de­vam et­se de ce­hen­ne­me dö­nüş­müş ço­cuk ha­yat­lar­dan bah­se­di­yo­rum. Ör­nek­le­ri ço­ğalt­mak müm­kün.
Ve bu ço­cuk­lar­la “ev­le­ni­p” “ba­ba­” olan “sa­dis­t” zih­ni­yet. Üç ke­li­me­yi tır­nak için­de yaz­dım. Çün­kü:
1) Ev­li­lik, kar­şı­lık­lı rı­za ge­rek­ti­rir. Be­lir­len­miş şart­la­ra ta­bi­dir. “Ço­cu­k” ev­le­ne­mez ev­len­di­ri­le­mez.
2) Ba­ba ol­mak ço­cuk sa­hi­bi ol­mak de­mek de­ğil­dir! Ba­ba ol­mak ço­cu­ğu ya­şın­da­ki­le­ri ço­cu­ğu gi­bi gör­mek­tir.
3) Bir ço­cu­ğa sa­pık­ça emel­ler bes­le­yen, ona acı çek­ti­ren ve bun­dan haz du­yan sa­dist­tir.

“Ço­cuk ge­lin­le­r” de­nil­me­sin…

Geç­ti­ği­miz per­şem­be ka­tıl­dı­ğım Tür­ki­ye Ba­ro­lar Bir­li­ği'n­de­ki “ço­cuk ge­lin­le­r” pa­ne­lin­de tüm ko­nuş­ma­cı­lar işin va­ha­me­ti­ni ve­ri­ler­le or­ta­ya koy­du­lar. Res­mi ni­kâh dı­şı ya­pı­lan ev­li­lik ya­sak­lan­sa da, ço­cuk­la­rın ken­di­le­ri­ni ko­ru­ya­cak­la­rı yaş sı­nı­rı be­lir­len­se de “ço­cuk ge­lin­le­r”­in sa­yı­sı 181 bi­ni aş­mış du­rum­da. Bu ra­kam, pek çok ilin nü­fu­sun­dan çok da­ha faz­la…
“Ço­cuk ge­li­n” kav­ra­mı­nı kul­lan­ma­ya­lım di­ye baş­la­dı, Tür­ki­ye Ba­ro­lar Bir­li­ği Baş­ka­nı Me­tin Fey­zi­oğ­lu ko­nuş­ma­sı­na… “E­vet, yan­lış, se­vim­li kı­lın­ma­ya ça­lı­şı­lı­yor, bu­nu adı ‘süb­yan­cı­lı­k'­tan baş­ka bir şey de­ği­l” de­di, es­ki Ba­kan İm­ren Ay­kut… Tüm ko­nuş­ma­cı­lar kav­ra­mın yan­lış­lı­ğı üze­rin­de it­ti­fak et­ti­ler. Du­yar­lı­lı­ğın ar­tı­rıl­ma­sı için med­ya­ya bü­yük gö­rev düş­tü­ğü­nün al­tı çi­zil­di.

Hz. Ay­şe'nin ya­şı…

Sa­pık ve sa­dist bir zih­ni­yet­le ço­cuk ev­li­lik­le­ri­ni des­tek­le­yen­ler ka­dar, ko­nu­ya du­yar­sız ka­lan­lar da so­rum­lu­dur. Du­yar­lı­lık top­lu­ma, in­san­lı­ğa ve Al­la­h'­a kar­şı so­rum­lu­lu­ğu­muz­dur.
Ne ga­rip­tir ki bu zih­ni­yet re­fe­ran­sı­nı top­lum­dan ya­ni örf­ler­den, din­den ya­ni uy­dur­ma hi­kâ­ye­ler­den al­mak­ta; hat­ta ko­nu Hz. Pey­gam­be­r'­in Hz. Ay­şe ile ev­li­li­ği­ne ka­dar gö­tü­rül­mek­te… Top­lan­tı­da da ifa­de et­tim; ve­lev ki se­kiz ya da do­kuz ya­şın­da ev­len­miş ol­sa, o coğ­raf­ya­nın ör­fü­nü, âde­ti­ni bu­gü­ne ta­şı­mak zo­run­da mı­yız?
Kal­dı ki Hz. Ay­şe'nin on se­kiz, on do­kuz hat­ta yir­mi bir ya­şın­da ol­du­ğu­nu söy­le­yen ila­hi­yat­çı­lar var.
Bu­nu Pey­gam­ber ev­li­li­ği üze­rin­den din­le iliş­ki­len­dir­mek ve Al­la­h'­a fa­tu­ra et­mek, ti­pik bir ca­hi­li­ye dav­ra­nı­şı­dır. Ku­r'­an'­da ni­kâh ya­şıy­la il­gi­li bir be­lir­le­me yok­tur; ni­kâh ak­din­den bah­se­der.

Meh­met Gör­mez sus­ma­yın

Ni­kâh ya­şı ge­liş­miş­lik ile ya­kın­dan ala­ka­lı­dır. Bir top­lu­mun ge­liş­miş­li­ği ka­dı­nın ko­nu­mu üze­rin­den an­la­şı­lır; eği­ti­mi, top­lu­ma kat­kı­sı, yük­len­di­ği rol­ler gös­ter­ge­dir. Do­la­yı­sıy­la ah­la­ki, hu­ku­ki, tıb­bi, sos­yo­lo­jik, psi­ko­lo­jik vb. tes­pit­ler dik­ka­te alın­ma­lı­dır.
Ko­nu­yu din ek­se­nin­de tar­tış­ma­ya aç­mak ise abes­le iş­ti­gal­dir.
Bı­ra­kın bu me­se­le­yi doğ­ru­dan ayet olan hu­sus­lar­da da­hi “a­kı­l” dev­re dı­şı bı­ra­kı­la­maz.
İs­lam dü­şün­ce­sin­de üç alan­da uy­gun­luk ara­nır.
1- Ak­la ay­kı­rı ol­ma­ya­cak; çün­kü Ku­r'­an'­a gö­re akıl da bir ayet­tir.
2- Fi­zik ve sağ­lık­lı sos­yal ya­pıy­la ça­tış­ma­ya­cak.
3- İn­sa­nın do­ğa­sı­na uy­gun ola­cak.
Do­la­yı­sıy­la bi­lim­sel ha­ki­kat­le­ri göz ar­dı et­mek Ku­r'­an'­a ay­kı­rı­dır. İç­ti­hat ka­pı­sı­nı ka­pat­tı­ğı­nı id­di­a et­tik­le­ri Ga­za­li der ki son ese­ri El-Mus­tas­fa'sın­da: Va­hiy Al­la­h'­ın ayet­le­ri de­mek­tir. Ta­bi­at olay­la­rı ve ku­ral­la­rı ise Al­la­h'­ın fi­il­le­ri. Al­la­h'­ın fii­li ile Al­la­h'­ın sö­zü man­tık ola­rak ça­tış­maz. Eğer bi­zim gör­dü­ğü­müz­le ça­tı­şı­yor­sa, Al­la­h'­ın fi­ili­ni esas alı­rız. Sö­zü­nü ona gö­re te­vil ede­riz.
Sa­yın Gör­mez, sus­ma­yın; her ölen ço­cuk ge­li­nin ve­ba­li­ni dü­şü­nün. Kim kı­yı­yor bu ni­kâh­la­rı?

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more