Sözcü Plus Giriş
EGE CANSEN

“Balona dikkat, üretim şart!”

18 Eylül 2014

Bu söz­ler ba­na de­ğil, Baş­ba­kan Da­vu­toğ­lu'na ait. Ufak, ufak baş­ba­kan­lı­ğa alış­ma­ya ça­lı­şan Da­vu­toğ­lu, yan­daş ol­ma­yan ga­ze­te­ci­le­rin de da­vet edil­di­ği bir ba­sın top­lan­tı­sı yap­mış. Baş­ba­kan, ima­lat sa­na­yi­sin­de­ki ge­ri­le­me­ye dik­kat çe­ke­rek, eğer üre­te­mez­sek fi­nans sek­tö­rü ve di­ğer alan­la­ra da­ya­lı sek­tör­le­rin, eko­no­mi­yi bir ba­lon gi­bi bü­yü­te­ce­ği­ni vur­gu­la­mış. Ar­ka­sın­dan da “Bir­çok eko­no­mik kriz­de or­ta­ya çı­kan tab­lo­yu bir an­da önü­müz­de bu­lu­ru­z” uya­rı­sı (?) yap­mış. So­rum­lu mev­ki­ler­de otu­ran­la­rın bu tarz çı­kış­la­rı­na “u­ya­rı­” den­me­si­ne çok kı­za­rım. Çü­nkü uya­rıl­ma­sı ge­re­ken bi­ri var­sa o da ki­şi­nin ken­di­si­dir. Üs­te­lik Baş­ba­kan, “ü­re­tim­siz bü­yü­me­” po­li­ti­ka­sı­nı ta­sar­la­yan ve uy­gu­la­yan hü­kü­me­tin bir üye­siy­di. Yok­sa Da­vu­toğ­lu'nun bu çı­kı­şı, Re­is Er­do­ğa­n'­a kar­şı bir dik­le­niş mi­dir?

Erken sanayisizleşme

Ben “er­ken sa­na­yi­siz­leş­me­” de­yi­mi­ni ilk kez ik­ti­sat­çı Tuğ­rul Bel­li'den duy­muş­tum. Bel­li, sa­na­yi­nin mil­li ge­lir için­de­ki pa­yı­nın, eko­no­mi ge­liş­tik­çe düş­me­si nor­mal­dir; ama bu de­ği­şim, Tür­ki­ye'ye er­ken gel­di di­yor­du. Ger­çek­ten, ül­ke­ler ik­ti­sa­den ge­liş­tik­çe, hiz­met­ler sek­tö­rü­nün, sa­na­yi ve ta­rım sek­tör­le­ri­ne gö­re da­ha hız­lı bü­yü­dü­ğü bir va­kı­adır. Me­ka­ni­zas­yon, yük­sek ve­rim­li me­lez to­hum kul­la­nı­mı, ya­pay güb­re­le­me, dü­zen­li su­la­ma ve bit­ki za­rar­lı­la­rıy­la mü­ca­de­le ta­rım­da üre­ti­mi art­ırmak­ta­dır. Bu sa­ye­de ta­rım ürün­le­ri­nin fi­yat­la­rı gö­re­li ola­rak düş­mek­te ta­rım­da is­tih­dam azal­mak­ta­dır. Bu de­ği­şi­min so­nu­cun­da ta­rım­sal üre­ti­min mik­tar ola­rak art­ma­sı­na rağ­men, kat­ma de­ğer ola­rak mil­li ge­lir için­de­ki pa­yı oran­sal ola­rak düş­mek­te­dir. Da­ha son­ra ben­ze­ri bir sü­reç sa­na­yi­de de or­ta­ya çık­mak­ta­dır. Me­se­la Tür­ki­ye'de ta­rı­mın, 2002'de mil­li ge­lir için­de­ki pa­yı “ca­ri fi­yat­lar­la­” yüz­de 10.3 iken 2013'te yüz­de 9.2'ye düş­müş. Sa­na­yi­nin pa­yı ise yüz­de 25.2'den, 2013'de yüz­de 23.6 a ge­ri­le­miş­tir. Sa­de­ce ima­lat sa­na­yi­si­ne ba­kın­ca bu azal­ma da­ha yük­sek ol­mak­ta ve 2002'de yüz­de 17.8 olan pay 2012'de yüz­de 15.6'ya düş­mek­te­dir.
Sanayinin katkısı mı, yoksa aldığı pay mı azalıyor?
Ay­nı he­sap­lar sa­bit fi­yat­la ya­pı­lın­ca, ya­ni bir ba­kı­ma “fi­zi­ki bü­yü­me­” öl­çü­lün­ce, sa­na­yi­nin mil­li ge­lir­de­ki pa­yı­nın yüz­de 30.3'ten yüz­de 32.7'e çık­tı­ğı­nı gö­rü­yo­ruz. La­fı uzat­ma­yım. Bu çe­liş­ki­nin an­la­mı­nı şu­dur: İz­le­nen “u­cuz dö­vi­z” po­li­ti­ka­sıy­la, in­şa­at ve hiz­met sek­tö­rün­de “kâr gö­rü­nüm­lü rant­la­r” art­mış, ima­lat sa­na­yi­nin kâr­la­rı azal­mış­tır. Da­vu­toğ­lu bu gi­di­şa­tı de­ğiş­tir­mek is­ti­yor­sa, “pa­ha­lı dö­vi­z” po­li­ti­ka­sı­na geç­me­li­dir. Bu­nu da yap­ma­ya gü­cü yet­mez. Bu dü­zen böy­le de­vam eder.

Son söz: Ucuz dö­viz, sa­na­yi­yi ge­ri­le­tir.