Reklamsız Sözcü
EMİN ÇÖLAŞAN

O kimin cumhurbaşkanı?

21 Şubat 2014

Sevgili okuyucularım, Türkiye'de yaşanan inanılmaz olayları hep birlikte izliyoruz. Güçler ayırımı bir yana bırakılmış, devletin bütün erkleri tek elde toplanmış durumda.
O el Tayyip'in eli!
Yasama onun emrinde.
İstediği her yasayı beş dakkada Beşiktaş yöntemiyle Meclis'ten geçiriyor. Meclis'teki AKP çoğunluğu olanları hiç umursamıyor. Kaldır elini, kaldırıyor. İndir elini, indiriyor.
Gerektiğinde yine aynı yöntemle torba yasalar çıkarılıyor. Torba yasalar aynen işportacı kadının bohçası gibi. Birbiriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan bütün konular çamaşırları kirli sepetine atar gibi aynı torba yasaya konulup yasalaşıyor.
Muhalefetin denetimi mi dediniz!
Verilen soru önergelerine adam gibi yanıt gelmiyor. Ya hiç yanıtlanmıyor, ya da hükümetin işine geldiği ölçüde yanıt veriliyor. Denetleme olanağı yok.
Yasama bitmiş durumda.

* * *

Yürütme deyince yanlış anlaşılmasın! Hırsızlık yolsuzluk yürütmesi değil, hükümet organları!..
Bunlar doğal olarak Tayyip'in emrinde. Yürütme'deki görevlilerinin kaderi de onun iki dudağının arasında.
Son haftalarda yargıyı ve polisi nasıl hallaç pamuğu gibi attıklarını biliyorsunuz…
Ve devletin üçüncü erki olan yargı!.. Anayasada falan yer alan “Yargı bağımsızdır” palavrasına hiç bakmayın.
Yargı tümüyle iktidarın emrinde ve hizmetinde.
Hakimler ve savcılar “Ya iktidarın hoşuna gitmeyen bir karar verirsem ne olur” diye korkuyor.
Ama korkmayanlar da vardı. Şimdi o hakları bile yeni HSYK yasası ile ellerinden alınıyor, yargı tümüyle iktidarın emrine veriliyor.

* * *

Çankaya'da oturmakta olan sorumsuz bir Cumhurbaşkanı var. Anayasa onu “Devletin başı” olarak tanımlıyor!
Yine anayasa uyarınca göreve başlarken Meclis önünde yemin etti:
“Cumhurbaşkanı sıfatıyla anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına, laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, üzerime aldığım görevi

TARAFSIZLIKLA yerine getireceğime büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”
Çankaya'da oturmakta olanların bazı temel görevleri var: Önüne gelen yasaları onaylamak,
gerekirse Meclis'e iade etmek, ya da Anayasa Mahkemesi'nde dava açmak!
Bay Abdullah Gül'ün önüne bugüne kadar tam 836 yasa geldi ve sadece dört yasayı veto etme zahmetine katlandı.

* * *

Şimdi size soruyorum:
AKP'nin Çankaya şubesi başkanı olarak görev yapan Bay Abdullah Gül'ün görevini tarafsız yaptığına inanıyor musunuz?
Asla tarafsız değil, hiçbir zaman olmadı.
Zaman zaman iyi polis rolü oynuyor.
Şimdi bütün amacı önümüzdeki ağustos ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde -Tayyip'e rakip olarak yeniden aday olup kazanmak. Bu seçimi halkın sandıkta yapacağını unutmayın.

* * *

Önüne birkaç gün önce Tayyip'in çıkardığı İnternet Yasası geldi. Bu yasa sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada tepki topladı.
İnternete sansür geliyor.
Hükümetin hoşlanmadığı yazı ve haberlere yer veren siteler otomatik olarak kapatılacak.
Bu sansür yasasını bile veto etmeye eli varmadı… Efendim bir iki sıkıntılı konu varmış da, onların düzeltilmesi için partisine haber gönderdi. Şimdi AKP çoğunluğu o bir iki sıkıntılı konuyu değiştirip yeniden çıkaracak ve iş bitmiş olacak.

* * *

Yine Tayyip'in çıkardığı HSYK (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) Yasası da önünde, bugün yarın imzalaması bekleniyor.
Belki siz bu yazıyı okuduğunuz saatlerde onaylamış olacaktır.
Bu yasa yargı bağımsızlığını tümüyle bitiriyor, yargının bütün yetkilerini hükümete ve Adalet Bakanı'na veriyor.
Bay Abdullah Gül'den bu konuda tık yok!..
Çünkü o makamda AKP'nin Çankaya temsilcisi olarak oturmayı sürdürüyor.
Meclis önünde namusu ve şerefi üzerine yemin ederken “Hukukun üstünlüğü” diyordu.
Hangi hukukun üstünlüğü?..
Hukukun üstünlüğü, hukuku iktidarın eline teslim etmekle mi gerçekleşir?
Ben boşuna söylemiyorum “O bizim cumhurbaşkanımız değil” diye…
Çünkü o AKP'nin ve Tayyip'in cumhurbaşkanı.

Ve ötesi

Sevgili okuyucularım, iş bununla da kalmıyor. İktidarın toplum üzerindeki inanılmaz baskısı giderek artıyor. Son olarak Ankara'da mahkemeden genel arama kararı çıkarttılar:
Ankara'nın göbeği olan Çankaya, Altındağ, Keçiören, Mamak, Yenimahalle ve Pursaklar ilçelerinde polise (15 gün süreyle) istediği her kişinin üstünü, evraklarını, eşyalarını ve araçlarını arama ve el koyma yetkisi verildi.
Hitler de geçmişte aynı şeyleri yapıyordu.
Ankara'da terör yok, yuvalanmış gizli örgütler yok, olay yok. O halde bu kararın anlamı nedir? Neden korkuyorlar?
Sorunun yanıtı belli:
Topluma gözdağı verip bu kez başka yöntemlerle korkutmaya ve sindirmeye kalkışıyorlar!
Haydi bakalım Bay Cumhurbaşkanı, mademki orada oturuyorsun, ilgilensene şu olaylarla!..

* * *

Ve yeni bir yasa geliyor… En kısa zamanda yine AKP oyları ile kabul edilecek, sonra Bay Abdullah Gül'ün önüne gönderilecek ve o da onaylayacak. İşte özeti:
MİT sonsuz yetkilerle donatılacak. MİT istediği her kişinin telefonlarını dinleyecek, internet yazışmalarını izleyecek, banka hesaplarına girecek, istediği her türlü bilgi ve belgeye ulaşacak. Her kurum MİT'in taleplerine uymak zorunda olacak.
İmralı'da Abdullah Öcalan'la ve öteki terör örgütleriyle yapılan pazarlıklara yasal güvence gelecek. MİT belgesi yayınlayan gazetecilere 12 yıl ağır hapis cezası verilecek.
MİT'in Suriye'ye gönderdiği silah ve cephane yüklü TIR'ların durdurulması mümkün olmayacak.
Türkiye bir yerlere sürükleniyor.
Türk Milleti iktidar tarafından korkutulmak isteniyor…
Çünkü iktidar Türk Milleti'nden korkuyor.

* * *

Dün gazetelerde 28 Baro Başkanı avukat tarafından imzalanan bir ilan vardı ve şöyle diyordu:
“Yargı üzerinden yürütülen siyasal stratejilerin adalet kavramını örselediğine ilişkin tesbitimizi tarihe not düşüyoruz.
Adaletsizlik kök saldıkça, baskıyla uygulanan orantısız güç, yeni ceberut yapılanmaların gerekçesi olmaktadır.
Adalet dünyası bütün unsurları ile diken üzerindedir. Bu bir çıkmaz sokaktır. Yapılması gereken, yargıyı bağımsız ve tarafsız kılmaktır. Tarih örnekleriyle doludur ki, kimsenin yargısı kimseyi kurtarmaya yetmemiştir.”
Bari baro başkanlarının sözüne kulak verseler.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Emin Çölaşan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more