Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Yıllar, zalimleri yer!

1 Eylül 2014

Birçok okurum “CHP ne zaman adam olacak?” diye soruyor.
Bunu bilemem tabii, fakat…
Ana muhalefet partisinin adamdan sayılmaması beni üzer!
CHP, kendi içinde sorunları olan, birbirlerini sevmeyen, kavgalı insanlardan oluşan bir parti izlenimi veriyor ve sular hiç durulmuyor!
Her kafadan ayrı bir ses çıkarken, CHP'nin yüzde 26, yüzde 28 dolayında oy alması bile mucize…
Genel seçime 9 ay kadar bir zaman var. Ana muhalefet partisinin iç kavgaları bırakıp, toparlanarak vatandaşa umut vermesi gerekiyor!

* * * * *

Kılıçdaroğlu, iyi niyetli, temiz siyasetçi ama güçlü bir lider görünümünde değil… Yaptığı tercihler, çoğu zaman isabetli çıkmayınca partisine de hâkim olamıyor!
CHP'nin kaderi bu hafta sonunda belli olacak.
18'inci Olağanüstü Kurultay, cuma ve cumartesi günleri
toplanıyor.
İlk gün Genel Başkan, ikinci gün Parti Meclisi seçimi var.
Kılıçdaroğlu, partisine hâkim değil, çatlak sesleri önleyemiyor ama, her şeye rağmen seçimi kazanıp Genel Başkan olarak görevine devam edeceğini söyleyebilirim.
Türkiye'deki partilerde bir genel başkanın seçim kaybetmesi neredeyse imkânsız!
Sistem öyle işliyor çünkü…

* * * * *

Kılıçdaroğlu'nun karşısında rakip olarak Genel Başkan Adayı Muharrem İnce var.
Yalova Milletvekili olan Muharrem İnce, ağzı iyi lâf yapan, düzgün bir siyasetçi. Cesur bir çıkış yaptı, azimle mücadele ediyor.
İnce, CHP'yi lâyık olduğu yere yükselteceğini iddia ederek:
Biz haklıyız, biz güçlüyüz. Çalmayacağız, korkmayacağız, yılmayacağız.
Bizim geleneğimizde eğilip bükülmek yok. Bu oyunu bozacağız.
Size söz veriyorum, bu ampul patlayacak, Türkiye bundan kurtulacaktır.
Zulüm var, zindan var, cop var, gaz var bu ülkede…
Ama unutmayın, yıllar hep zalimleri yemiştir!” diyor.
Bu haftaki kurultay sonuçları Türkiye'nin kaderini de etkileyecek!

Müslümanlık bu mu?

Barbarlıktan da öte bir vahşet!
Kafa kesen IŞİD (Irak Şam İslâm Devleti) adlı terör örgütü, insanın kanını donduran korkunç katliamlarla dünyayı dehşet içinde bırakmaya devam ediyor.
Kurşuna dizdikleri zavallı insanların üst üste yığılmış cesetleriyle birlikte çektirdikleri fotoğrafları internette yayınlayıp gaddarlıklarıyla tiksinti uyandırıyorlar!
Caniler, ellerine geçirdikleri Iraklı Türkmen'leri de vahşice öldürüyor!
IŞİD, tüm katliamları Allah adına yaptığını, insanları öldürerek Müslümanlığa hizmet ettiğini iddia ediyor, yarattığı vahşetin videolarını yayınlayıp tüm dünyanın nefretini
kazanıyor!

* * * * * *
Bu örgütün, İslâm dinine verdiği zarar çok büyük!
Dünya ülkeleri artık bütün Müslümanlar'a “bir terörist, bir cani, kanlı bir katil” gözüyle bakıyor.
Mezhep ayrılıklarıyla parçalanan İslâm ülkeleri de IŞİD'in yaptıklarını sadece seyrediyorlar!
Gaflet, cehalet, sefalet,
cinayet!
Müslümanlık bu mu?
Dinimize en büyük zararı İslâm adına terör yaratan bu cahiller sürüsü veriyor!
Müthiş bir iddia da şu: IŞİD'i Türkiye'nin güçlendirdiği ve bu terör çetesinin Türkiye'de eğitim kampı olduğu söyleniyor. Bu da tüyler ürpertici!

Te­bes­süm

Kimi hırsız, kimi deyyus!

Neyzen Tevfik (1879-1953) Bodrum'da doğmuş, İstanbul'da ölmüştür. Büyük bir “Ney” üstadıdır. Ney çaldığı zaman dinleyen insanların kendinden geçtiği ve duydukları müziğin güzelliği karşısında ağladıkları söylenir.
Neyzen, çok içki içmesiyle de ün yapmıştır. Her gün, litrelik iki şişe rakı içtiği biliniyor. Bir gün ona “Ne kadar içiyorsun?” diye sorduklarında “İçtiğim rakılar Marmara Denizi'ni doldurur.” dediği anlatılır.
Dili sivri ve keskin olduğundan taşlamalarıyla da ün yapan Neyzen Tevfik, hiciv sanatını kullanarak haksızlığa ve zulme karşı çıktı. Sert isyan tarzı nedeniyle Osmanlı döneminde tutuklandı. Serbest bırakıldıktan sonra devletin ağır baskısı nedeniyle Mısır'a kaçmak zorunda kaldı.
Devrin bir siyasetçisi için aşağıdaki ilginç dizeleri yazmıştır:
Her kime sordumsa,
Seni etmedi doğru tarif,
Kimi hırsız, kimi soysuz,
Kimi deyyus dediler!
İnanmadım, sordum
Meclis-i Mebusan'a,
Bizdeki hayıtlara göre,
O gene mebus dediler!

Gü­nün Sö­zü

Politikacılar ikiye ayrılır:  Mezarlığa gidecek olanlar, ansiklopediye girecek olanlar!