Sözcü Plus Giriş
SAYGI ÖZTÜRK

Yargıda kıran kırana mücadele

12 Eylül 2014

Yargı, bu kadar baskıya, bu kadar yoğun kulise alışık değildi. AKP ile birlikte bu da başladı. 12 Ekim'de yapılacak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyeliğine istediği isimlerin seçilmesi için Adalet Bakanlığı bütün gücünü seferber etmiş. “Yargıda Birlik Platformu” adı altında yapılan çalışmalar anlatılırken, “Aramızda ülkücü, milli görüşçü, Aleviler de var” diye söze başlıyorlar. Sonra buna da “yargıda birlik” diyorlar.
Hukuk devletinin “kırmızı çizgisi” kuvvetler ayrılığıdır. Bağımsızlık ve tarafsızlık yargı mensubunun namusudur. İşte, bu değerler için mücadele verilmeli, hükümetin kontrolü altındaki bir yargıya “hayır” denilmeli.

Adı “Yargıda Birlik” ama…

Bu seçimde en fazla aday Ankara'dan çıktı. Oy kullanacak 13 bine yakın hakim ve savcıdan 2 bin 600'ü başkentte görevli… Ankara Adliyesi'nde en çok yadırganan ise bir önceki seçimde Yargıçlar ve Savcılar Birliği Derneği'nden (YARSAV) aday olan bir ismin, şimdi “Yargıda Birlik” çalışmalarında ön sırada olması…
HSYK'nın 22 üyeliği için adli yargıdan 11, Yargıtay'dan 3, Danıştay'dan 2, Adalet Akademisi'nden 1 kişi için seçim yapılacak. Cumhurbaşkanı 4 kişiyi üye olarak atayacak. Adalet Bakanı ve Müsteşarı da kurulun doğal üyesi… Seçilenler 25 Ekim'de göreve başlayacak.
Adalet Bakanlığı, “Yargıda Birlik Platformu”ndan aday gösterilenlerin seçimi alabilmesi için devletin bütün olanaklarını seferber etmiş. Devletin pulunu, zarfını kullanıp seçim broşürlerini göndermek acaba yargı mensubuna yakışır mı? Ama bunu yapanlar var. İllerden otobüsler kiralanıp yargı mensuplarının toplantılara katılmalarını zorunlu kılması bile baskının göstergesi değil mi?
Müsteşar Yardımcıları Selahattin Menteş, Cafer Ergen, HSYK Genel Sekreteri Bilgin Başaran, üye Ali Koç, HSYK Müfettişleri Mehmet Yılmaz, İsa Kaya‘nın yanı sıra Ramazan Kaya, Hasan Odabaşı, Gönül Sayın, Zeynep Şahin, Ömür Topaç, Metin Yandırmaz, Ahmet Çiçekli, Mehmet Durgun, Turgay Ateş, Mehmet Gökpınar “Yargıda Birlik Platformu”nun adayları…

YARSAV'ı karalamak için

AKP destekli “Yargıda Birlik Platformu”nun baskıcı, birlikten çok yargı mensuplarını ayrıştırıcı tutumu, önceki seçimde istediği başarıyı elde edemeyen ve bu seçime iddialı hazırlanan YARSAV adaylarının bir kısmının HSYK'ya girmesini kolaylaştıracak. Ayşe Sarısu Pehlivan, Berrin Lale Şenoymak, Bülent Yücetürk, İbrahim Fikri Talman, Levent Ünsal, Leyla Köksal, Murat Aydın, Mustafa Bağarkası, Mustafa Karadağ, Nuh Hüseyin Köse, Seleyman Demirel, Berrin Karınca, Önder Tekin, Tarık Özdirek de YARSAV adayları olarak oy istiyor.
“Yargıda Birlik Platformu”, YARSAV'dan aday gösterilenler için “paralel yapının adamı” yaftasını yapıştırmaya çalışıyor. Aday gösterilenlerin sosyal demokrat olduğunu onları tanıyanlar biliyor bilmesine ama hedef kitlesi tanımayanlar için… Ama unuttukları şu: yargıda herkes kimin ne olduğunu çok iyi bilir.

Zam karşılığı “oy satanlar”

Önce şu verilere bakalım: 2006 yılından bugüne kadar hakim ve savcı maaşlarındaki erime sonucu gelirlerinde yaklaşık 2 bin lira kayıp yaşandı. Hükümet, yargı mensuplarına her zaman zam yapıyormuş gibi onları bir de kamuoyunda rencide ediyor. Yapılacağı belirtilen bin 55 liralık zam karşılığında oyların hükümet destekli “Yargıda Birlik Platformu” adaylarına verileceği hesaplanıyor.
Bu ayıp size yeter. Yargı mensuplarına zam yapma konusunda samimi olsaydınız, her şeyi içine attığınız “Torba Kanun”a, hakim-savcı zamları da girerdi. Anlaşılıyor ki, seçimden önce çıkarılırsa bile bu zam, Cumhurbaşkanlığı'nda tutulacak. Eğer, istenilen HSYK yapısı oluşturulursa zam verilecek. Yoksa zam yok… Yapılanlar yargı mensuplarına baskı değil, rüşvet değil de nedir? Onları, “para için oyunu satan” insanlar gibi göstermek hiç yakışık alıyor mu?

Bağımsız adaylar da var

“Yargıda Birlik Platformu”, YARSAV adaylarının dışında üçüncü bir grup daha var. Bunlar da seçime bağımsız olarak katılacak. Sayılarının şimdiden 30 civarında olduğu biliniyor.
Bu adaylardan cemaatçi olduğu çok iyi bilinenler de var. Ama ne hükümetin listesinde, ne de YARSAV'ın listesinde yer almayı uygun bulmamış ya da böyle bir isim altında seçime katılmak istemeyen Atatürkçü, laik, çağdaş bağımsız adaylar bulunduğunu da söylemek gerekir. Bu adaylar arasında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hayrettin Türe‘nin de bulunduğunu hatırlatalım.
Önceki seçimde olduğu gibi bu seçimde bir listenin “tulum” çıkarması beklenmiyor. Örneğin adli yargıda bir kişi 11 isim için oy kullanabilecek. Bunu iki listede ve bağımsız olarak seçime katılanlar arasından seçebilecekler. Yani, yeni HSYK büyük bir olasılıkla “karma” olacak.
Hükümetin, HSYK seçimlerine asılması ve yargıyı denetim altına almak istemesini yargı mensupları kabul etmeyecektir. Yargı üzerinde yetkili tek kurul olan HSYK'nın bağımsızlığı için idarenin işin içine girmemesi gerekiyor. Hakim ve savcılar bağımsız yargı için gereğini yapacaktır herhalde. Bunu görmek için bir ayımız kaldı.