Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Amerikan Mandası

25 Aralık 2014

Yıl; 1972…
Haki Karer, 1950 Ordu Ulubey doğumluydu. A.Ü. Fen Fakültesi öğrencisiydi ve Deniz Gezmiş ile arkadaşlarının kurduğu THKO'nun sempatizanıydı. (18 Mayıs 1977'de “Sterka Sor” (Beş Parçacılar) denen Kürt grup tarafından Gaziantep'te öldürüldü.)
Kemal Pir, 1952 Gümüşhane Güzeloluk Köyü doğumluydu. A.Ü. Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi öğrencisiydi ve Mahir Çayan ile arkadaşlarının kurduğu THKP-C'nin sempatizanıydı. (Diyarbakır Cezaevi'ndeki ölüm orucu sonucu 7 Eylül 1982'de öldü.)
Her ikisi de Ankara Emek Mahallesi'ndeki bir evin bodrum katındaki öğrenci evinde kalıyordu.
Yıl sonuna doğru evin misafirleri arasına Abdullah Öcalan da katıldı.
Cemil Bayık, Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi'nde Kemal Pir'in okul arkadaşıydı; Emek Mahallesi'ndeki bu bodrum katında Öcalan'la tanıştı.
Ankara'daki grup zamanla büyüdü; bugün PKK yöneticilerinden Kayseri Sarızlı Rıza Altun, Adana Tufanbeyli Duran Kalkan, Tuncelili Ali Haydar Kaytan vs. bu ekip içindeydi.
Hepsi solcuydu…
Hepsi sosyalistti…
Mazlum halkların kurtuluşunun; Türk ve Kürt kardeşliğinin emperyalizme karşı vereceği mücadeleyle olacağına inanıyorlardı.
Bu nedenle… Lice'ye 20 km. uzaklıktaki Fis Köyü'nde 26 Kasım 1978'de PKK kurulurken, adının “Komünist Parti” olup olmayacağı tartışıldı. Öcalan, Vietnam İşçi Partisi etkisiyle mutlaka “işçi” adının olması gerektiğini söyledi.
İçlerinde Kürtçe bilen azdı; Ferhat Kurtay'a önerilen isimlerin Kürtçe nasıl olabileceği görevi verildi. “Partiya Karkeren Kurdistan” (PKK) yani “Kürdistan İşçi Partisi” adı benimsendi. Bayrağı, kızıl yıldız içindeki orak çekiç'ti.
Bu 1'inci kongrede; Öcalan başkan, Cemal Bayık başkan yardımcısı seçildi.

Ömer Öcalan

Cemil Bayık…
1955 Elazığ Keban/Aşağı-çakmak Köyü doğumluydu.
Babası Elazığ Askeri Bakım Onarım Fabrikası'nda işçiydi.
Ortaokul, lise yıllarında dindar biriydi; oruç tutup, namaz kılıyordu. (Kardeşi Hasan halen Elazığ'da Kur'an Kursu hocalığı yapıyor.)
Akçadağ Öğretmen Okulu ve ardından Dil, ve Tarih, Coğrafya Fakültesi'nde sosyalist oldu.
Her daim Öcalan'ın sağ kolu oldu.
Cemil Bayık…
Öcalan'ın Kesire Yıldırım ile evlenmesine karşı çıkan;
12 Eylül askeri darbesini öngörüp Öcalan'ın yurt dışına çıkması gerektiğini söyleyen;
Ve Suruç'taki bir kaçakçıdan PKK'ya ilk kalaşnikofu alan isimdi…
Bir gün…
Öcalan baba ocağı Ömerli Köyü'ne Cemil Bayık ile geldi.
Annesi Üveyş Öcalan tavuk kesip suyuyla pilav yaptı.
Yemekte Öcalan ile Bayık Kürt meselesi üzerine konuşurken babası Ömer Öcalan söze girdi: “Solculuğu bırakmış, Kürtçülüğe başlamışsınız; beni dinleyin, siz solculuğa devam edin, Kürtçülüğün altından kalkamazsınız.”
Hangi Öcalan haklı çıktı; baba mı, oğul mu?
Ömer Öcalan'ın sözleri üzerinden yıllar geçti.
1989'da Berlin Duvarı yıkıldı.
Sovyetler Birliği dağıldı.
Soğuk Savaş bitti.
PKK; ideolojisini, bayrağını, adını değiştirdi.
Yeni Dünya Düzeni'ne uyumlu hale geldi.
“Emperyalizm” sözünü artık ağzına almıyordu.
Yeni müttefikleri: ABD, İsrail ve AB idi.
Bugün… Cemil Bayık KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı.
Önceki gün şöyle dedi:
“- Uluslararası bir sorun uluslararası güçler olmadan çözümlenebilir mi?
– Hem dünyada globalizm olacak, hem Kürt sorunu uluslararası bir sorun olacak; NATO, Avrupa Birliği ile ilişki içinde olmayacak; Türkiye, Kürt sorununu sadece Kürtlerle çözecek; bu mümkün müdür?
– Türkiye sorunu çözme amacı taşıyorsa, bunun uluslararası güçler olmadan çözülemeyeceğini bilmesi gerekiyor. Bu güçler çözümde yer almadan çözüm gelişemez.
– Amerika'nın üçüncü taraf olabileceğini söyledik. Amerika'yı Kürdistan dışında Ortadoğu'nun dışında düşünmek mümkün değildir. Bugün Ortadoğu dünyanın bel kemiğidir…”
Görünen…
Neoliberal söylemleri benimseyen PKK kadrolarının “Amerikan Mandası”nı kabul ettikleri!
Nereden nereye savruldular?..
Ne demişti Ömer Öcalan: “Altından kalkamazsınız!”

Türkler kardeşimiz

Solculuk mu dediniz?
Sosyalizm mi dediniz?
Kostas, Nikos, Aleksandros, Thomas, Apostolis, Pashalis, Antonis, Theodoros, Thanasis, Stathis, Stelios, Orestis, Ektoras, Andreas, Dimitris, Vagelis, Angelos, Petros, Manolis, Spiros, Pavlos, Fanis, Hristos, Haris…
117 kişiydiler.
Hepsi Yunanlı idi.
Hepsi sosyalistti.
Anadolu'nun Yunan ordusu tarafından işgaline karşı çıktılar.
“Anadolu'nun işgali bir emperyalist oyundur. Britanya, mazlumların kanıyla yeni sınırlar çiziyor. Biz, mazlum Anadolu halkını öldüremeyiz, onlar kardeşlerimizdir” dediler.
“Yaşasın barış, yaşasın kardeşlik” diye haykırdılar.
Zalimlere karşı çıkan bütün mazlumların sembolü Mustafa Kemallere karşı savaşmayacaklarını imzaladıkları bildiriyle açıkladılar.
Ve:
Bir gecede…
Hepsi idam edildi…
Yıl, 1921 idi…
Ocak ayının ilk günü, İzmir'deki İşgal Kuvvetleri Komutanlığı'nın merkezi Balçıklıova'da (Balçova), -İnciraltı Sahili'nde- kurşuna dizildiler.
Hayat ne şaşırtıcı:
Cemil Bayık'ın NATO'yu, AB'yi, ABD'yi göreve çağıran “mandacı” demecini okurken gözüm masamın üzerindeki, Şair Tuğrul Keskin'in Yunanlı komünistleri yazdığı “Zito i Epanastasis” kitabını takıldı. Haki Karer, Kemal Pir yaşasaydı ne derdi Cemil Bayık'a?
Öyle ya…
Cemil Bayık sosyalist ise…
Emperyalizme karşı çıkan 117 Yunanlı ne?
Cemil Bayık solcu ise…
Mustafa Kemal'den esinlenerek “Kemal” kod adını alarak, Yunanistan'da emperyalizme karşı savaşan Mihri Belli ne?
Ömer Öcalan haklıydı; emperyalizme davetleri gösteriyor ki, altından kalkamadılar!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more