Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Kılıçdaroğlu tribüne

10 Eylül 2014

Bu­ra­sı Tür­ki­ye…
Bi­zim ata­mız Os­man­lı…
Mu­ha­le­fe­te düş­man­lık bi­ze ta­rih­sel mi­ras­tır. Mu­ha­lif
zın­dı­k'­tır! Ge­zi Di­re­ni­şi'nin sem­bo­lü Çar­şı Gru­bu'nu
“dar­be­ci­” gör­mek böy­le bir ge­ne­tik kod­la­ma­nın ese­ri­dir.
Bu si­ya­si pa­ra­no­ya Tür­ki­ye'yi esir al­dı; ve bu has­ta­lık­lı ka­fa­nın ürü­nü va­sa­tın, ba­ya­ğı­lı­ğın ik­ti­da­rı ül­ke­yi uçu­ru­ma sü­rük­lü­yor.
Hâ­lâ Ge­zi di­re­ni­şi­ni ana­liz ede­mi­yor; bu sos­yal öf­ke'nin se­bep­le­ri­ni an­la­mı­yor.
Oy­sa…
ABD gün­ler­dir; bir si­ya­hi gen­cin po­lis ta­ra­fın­dan öl­dü­rül­me­si ar­dın­dan Fer­gu­son, Mis­so­uri olay­la­rı­nı ko­nu­şu­yor. Ame­ri­ka po­lis ve as­ker­le zor bas­tır­dı­ğı is­ya­na iliş­kin ik­ti­dar “bu dar­be­di­r” de­mi­yor. (Ke­za Det­ro­it'­te­ki özel­leş­tir­me kar­şı­tı su ey­lem­le­ri için.) Ba­kı­nız…
Ge­çen per­şem­be ABD FED Ra­po­ru ya­yın­lan­dı. Çok tar­tı­şıl­ma­sı is­ten­me­di­ği için gö­zar­dı edi­len ra­por, bü­yük eko­no­mik kri­zin ya­şan­dı­ğı 2007 ve 2013 yıl­la­rı ara­sın­da, ABD ha­ne ge­li­ri­nin yüz­de 12 düş­tü­ğü­nü or­ta­ya koy­du. Zen­gin­le­rin ka­zan­cı ise bu yıl­lar­da yüz­de 10 ora­nın­da bü­yü­müş­tü. (Üs­te­lik iş­çi haf­ta­da 40 sa­at de­ğil, ar­tık 46.7 sa­at ça­lı­şı­yor­du!)
Bir “or­ta sı­nı­f” ül­ke­si AB­D ­de eko­no­mik sar­sın­tı­dan kur­tu­la­mı­yor. Bu da gös­te­ri­yor ki, dün­ya ta­ri­hi­nin en kö­tü ma­li kri­zi ya­ni 2008 fi­nan­sal çö­kü­şü te­ğet geç­me­miş­ti ve de­vam eden bir fe­la­ket­ti.
AB­D'­de­ki son dö­nem­de ar­tan sos­yal ge­ri­lim­le­rin, top­lum­sal si­ya­si ku­tup­laş­ma­nın se­be­bi ola­rak bu kay­gı ve­ri­ci eko­no­mi gös­te­ri­li­yor.
Ame­ri­ka'da sos­yal eşit­siz­lik öf­ke­yi ar­tı­rı­yor ve bu da kar­şı­lı­ğın­da mi­li­ta­rist bas­kı­yı bü­yü­tü­yor! Ay­nı Tür­ki­ye'de ol­du­ğu gi­bi…
ABD med­ya­sın­da; Baş­kan Oba­ma yö­ne­ti­mi­nin, eko­no­mik çö­kü­şe dur di­ye­me­di­ği için Do­ğu Av­ru­pa ve Or­ta­do­ğu kriz­le­ri­ni gün­de­me ge­tir­di­ği ya­zı­lı­yor.
Hal­kın de­mok­ra­si­den ar­tık umu­du­nu kes­ti­ği; san­dı­ğa git­me­yen­le­rin ora­nı­nın çok
bü­yü­ye­ce­ği tes­pi­tin­de bu­lu­nu­lu­yor.
Ka­ba­ca, Ame­ri­ka­lı­lar ar­tık si­ya­se­te gü­ven duy­gu­la­rı­nı kay­bet­miş­ler­di; se­çim­le­rin de­ği­şim ge­tir­me­ye­ce­ği­ne ina­nı­yor­lar­dı. Bi­li­yor­lar­dı ki, De­mok­rat­lar ve Cum­hu­ri­yet­çi­le­r'­in on­la­ra ye­ni bir ke­mer sık­ma ve po­lis-as­ker bas­kı­sı dı­şın­da öne­re­cek hiç­bir şey­le­ri yok­tu.
Ne­oli­be­ra­lizm AB­D'­de ölü­yor. Oba­ma bi­le “Bus­h'­un sa­vaş yön­tem­le­ri­ne­” baş­vur­mak zo­run­da ka­lı­yor; yok Su­ri­ye idi; yok IŞİD idi; yok Do­ğu Av­ru­pa idi…

Et­nik ka­şı­ma

Sa­de­ce ABD de­ğil…
İş­te Fran­sa…
İk­ti­dar­da­ki Sos­ya­list Par­ti ge­le­cek se­çim­de he­zi­me­te uğ­ra­ya­ca­ğı­nı; so­nu­nun
Yu­na­nis­ta­n'­da­ki PA­SO­K'a ben­ze­ye­ce­ği­ni bi­li­yor. Bu­nu Fran­sa'da bil­me­yen yok.
Ne­oli­be­ra­liz­min göl­ge­si­ne sı­ğı­nıp vah­şi ka­pi­ta­liz­me kar­şı du­ra­ma­ya­n Av­ru­pa'da­ki tüm sos­ya­list, sos­yal de­mok­rat, li­be­ral par­ti­ler çö­kü­yor.
Fran­sa'da An­ti-Ka­pi­ta­list Par­ti ku­rul­du. Sos­ya­list Par­ti'yi fi­nans ka­pi­ta­lin ge­ri­ci par­ti­si ola­rak gö­rü­yor. (Tür­ki­ye'de ne­yin “ge­ri­ci­” ne­yin “i­le­ri­ci­” ol­du­ğu ha­len bi­lin­mi­yor!)
Ar­tık AB'­nin ba­lo­nu bi­le pat­la­ma­ya ha­zır. “Ku­mar eko­no­mi­si­” ola­rak bi­li­nen fi­nan­sın sal­ta­na­tı yı­kı­lı­yor; ne­fes­ler tu­tu­lup bor­sa-dö­viz ta­kip et­me dö­ne­mi bi­ti­yor; üre­tim yi­ne ta­ri­hi kol­tu­ğu­na otur­ma­ya ge­li­yor.
1929'da­ki kriz bir kez da­ha ay­nı so­ru­yu gün­de­me ge­tir­di; “e­ko­no­mi­yi tek be­lir­le­yen ser­best pi­ya­sa ise, ba­tan ban­ka­la­rı ve fi­nans ku­rum­la­rı­nı dev­let ni­ye kur­ta­rı­yor? Bu­nun yü­kü ne­den ça­lı­şan­la­ra ke­si­li­yor?”
İş­te İn­gil­te­re…
En sı­kı ke­mer sık­ma po­li­ti­ka­sı uy­gu­la­yan­la­rın ba­şın­da ge­len Baş­ba­kan Da­vid Ca­me­ron, ge­çen cu­ma “ya­tak oda­sı ver­gi­si­” ne­de­niy­le Mec­lis'­ten ağır to­kat ye­di.
Ne­oli­be­ra­lizm ne­le­re yol aç­ma­dı ki…
İn­gil­te­re'de göz­ler 18 Ey­lü­l'­de ya­pı­la­cak İs­koç­ya re­fe­ran­du­mu­na çev­ri­li; İs­koç­lar İn­gi­liz­le­ri terk mi ede­cek? 300 yıl­lık bir­lik­te­lik, ya­şa­nı­lan eko­no­mik bu­na­lım ve ne­oli­be­ra­liz­min, top­lum­sal mu­ha­le­fe­ti böl­mek için et­nik me­se­le­le­ri ka­şı­ma po­li­ti­ka­sı so­nu­cu ça­tır­dı­yor.
Vah­şi ka­pi­ta­list po­li­ti­ka­la­rı uy­gu­la­yan Mu­ha­fa­za­kar Par­ti-İş­çi Par­ti­si ve Li­be­ral De­mok­rat­la­r'­ın ar­tık halk­ta kar­şı­lı­ğı kal­ma­dı. Seç­men san­dı­ğa git­mi­yor.
Fran­sa sos­ya­list­le­ri gi­bi İn­gi­liz İş­çi Par­ti­si de Mark­s'­ı, sos­yal dev­let­çi Key­ne­s'­i ye­ni­den keş­fet­me­ye ça­lı­şı­yor.
Ge­liş­miş ka­pi­ta­list ül­ke­ler­de­ki bu yı­kım po­li­ti­ka­la­rı­nı bi­lip de, CHP'­nin al­tı ok'­u tar­tış­ma­ya aç­mak is­te­me­si­ne gü­le­mi­yor­su­nuz bi­le!? Şa­ka mı bu?

CHP çiz­gi­si

Al­tı ok gök­ten zem­bil­le in­me­di.
1927'de par­ti­nin dört ok'­u var­dı; Cum­hu­ri­yet­çi, halk­çı, mil­li­yet­çi ve la­ik…
1931'de­ki kon­gre­ye ha­zır­la­nan Mus­ta­fa Ke­mal CHP prog­ra­mı­na na­sıl de­tay­lı ça­lış­tı­ğı­nın el ya­zı­la­rı mev­cut­tur. O yıl 13-14 Ma­yı­s'­ta­ki üçün­cü bü­yük kon­gre­de par­ti proğ­ra­mı­na “Dev­let­çi­li­k” ve “Dev­rim­ci­li­k” ok­la­rı ek­len­di ve böy­le­ce al­tı ok or­ta­ya çık­tı. Al­tı ok, par­ti­nin bay­ra­ğı ol­du.
Ni­ye 1931'de par­ti prog­ra­mı­na iki ok ek­len­di?
Bu­nun se­be­bi dün­ya­da­ki 1929 bü­yük eko­no­mik kri­ziy­di.
Mus­ta­fa Ke­mal not­la­rın­da şun­lar ya­zı­lıy­dı:
– De­mok­rat, la­ik
– Dev­let­çi ve hi­ma­ye­ci
– Fer­di te­şeb­büs ve in­ki­şaf (ge­liş­me) esas­tır.
Par­ti prog­ra­mın­da dev­let­çi­lik şuy­du: “Fer­di me­sa­i ve fa­ali­ye­ti esas tut­mak­la be­ra­ber, müm­kün ol­du­ğu ka­dar az za­man için­de mil­le­ti re­fa­ha, mem­le­ke­ti ba­yın­dır­lı­ğa eriş­tir­mek için mil­le­tin ge­nel ve yük­sek men­fa­at­le­ri­nin icap et­tir­di­ği iş­ler­de -bil­has­sa ik­ti­sa­di sa­ha- dev­le­ti fii­len ala­ka­dar et­mek mü­him esas­la­rı­mız­dan­dır.”
Yıl, 1931 idi.
Bu­gün…
AB­D'­den Fran­sa'ya, Yu­na­nis­ta­n'­dan İn­gil­te­re'ye,
Por­te­ki­z'­den İs­pan­ya'ya eko­no­mik kriz ya­şa­yan­lar, CHP'­nin bu çiz­gi­si­ne gel­mek­te­dir. Dev­let­çi­lik ko­nu­sun­da, Çi­n'­den Hin­dis­ta­n'­a, Rus­ya'dan Bre­zil­ya'ya ki­mi ül­ke­ler eko­no­mik mo­del ola­rak gös­te­ril­mek­te­dir.
CHP ar­tık utan­gaç­lı­ğı üze­rin­de at­ma­lı­dır.
Sos­yal öf­ke­yi ör­güt­le­me­li­dir.
Kı­lıç­da­roğ­lu, 15 Ey­lü­l'­de­ki Be­şik­taş-Ri­zes­por ma­çın­da tri­bün­de hak­la­rın­da mü­eb­bet ce­za is­te­nen Çar­şı Gru­bu'y­la yan ya­na otur­ma­lı­dır. Ve…
“Bu da­ha baş­lan­gıç mü­ca­de­le­ye de­va­m” de­me­li­dir.
So­kak gü­zel­dir…