Sözcü Plus Giriş
UĞUR DÜNDAR

Atatürk’ün Cumhuriyeti’ne tamam mı devam mı?

3 Temmuz 2014

Adaylığını açıkladı.
O görkemli törendeki konuşmasından hafızalarda şu tek satır kaldı:
“Yaptıklarım, yapacaklarımın teminatıdır!”
Özetle “durmak yok, germeye ve kutuplaştırmaya devam!” şeklinde yorumlanabilecek mesajlar verdi…
Nitekim çok geçmeden dünyadan tepkiler yağmaya başladı.
Örneğin ünlü ve saygın The New-York Times gazetesi “Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda Türkiye'deki bölünmenin derinleşeceği ve sembolik bir makamın, güçlü bir pozisyona çevrileceği” yorumunu yaptı.
Gazete böylece “Başkanlık sistemi yolda” demeye getirdi.

* * * *

Tepkiler sadece “ajanlarla” (!) dolu ve kendisine darbe yapmak için “paralel yapıyla” işbirliği halindeki Batı basınından gelmedi.
Eskiden her başarısında büyük destek veren Arap aleminden de alkış sesleri yükselmedi.
Hatta adaylığı, yaşadığımız coğrafyanın genelinde endişe yarattı.

* * * *

Sevgili okurlarım,
Cumhurbaşkanlığı seçimi, Büyük Önder Atatürk'ün kurduğu laik, demokratik ulus devletin geleceği açısından hayati önem taşıyor.
Zira mezhep savaşlarıyla kan gölüne dönüşen çevremiz, ülkelerin bölüneceği, haritaların değişeceği son derece kritik bir sürece girmiş bulunuyor.
Suriye ve Irak'taki ayrışmalar giderek daha ürkütücü boyutlar kazanırken, hilafeti geri getirdiklerini açıklayan IŞİD canileri dehşet üstüne dehşet saçıyor.
Yaklaşık 3 hafta kadar önce “Irak'ta kaos yoktur” diyen Hariciye Nazırı Ahmet Davutoğlu ise, krizin kapımızda olduğunu söylüyor…
O bu itirafı yaparken İsrail Başbakanı Netenyahu, artık bağımsız Kürdistan devleti kurmanın zamanının geldiğini belirtiyor.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik de “Kürdistan devleti kurulursa kardeşimiz olur” diyerek Netenyahu ile aynı görüşü paylaşıyor.
Tüm veriler Türkiye'nin hızla Kürdistan'ın da eklemleneceği bir federatif yapıya doğru ilerlediğini gösteriyor.
Bölünerek büyüme hedefleniyor.
Ama tarafsız gözlemciler, bölünmenin bununla sınırlı kalmayacağını, sürecin sonunda üç parçalı bir Türkiye fotoğrafının oluşacağını öne sürüyorlar.

* * * *

İşte bölünme tehlikesinin doruğa çıktığı bu son derece kritik süreçte, toplumu mezhepçi politikalarla ayrıştırıp kutuplaştıran Tayyip Erdoğan “tek adam” yetkilerini sonuna kadar kullanacağı Cumhurbaşkanlığı'na aday oluyor.
O nedenle diyorum ki, bu seçimde sadece Cumhurbaşkanı seçilmeyecek, üniter yapıya sahip laik, demokratik Cumhuriyet'in de geleceği belirlenecek.

* * * *

Buraya kadar, Başbakan'ın, Başkanlık yetkilerini kullanan bir Cumhurbaşkanı olması halinde Türkiye'yi bekleyen olasılıkları yazdım.
Peki buna karşılık, halkın hâlâ ismini ezberleyemediği CHP ve MHP'nin “çatı adayı” Ekmeleddin İhsanoğlu ne yapıyor?
Daha doğrusu başta CHP'li Erdoğan Toprak olmak üzere, onun tanıtımını üstlenenler Ekmel Bey'e ne yaptırıyor?
Kendisini son olarak memleketi Yozgat'ta verdiği iftar yemeğinde konuşurken gördüm.
Dikkatle bakınca arka masaların boş olduğunu fark ettim!
Görüntüleri izlerken “memleketindeki iftarda salonu dolduramayan Ekmel Bey, Türkiye'nin genelinde beklediği ilgiyi nasıl görecek?” diye düşünmekten kendimi alamadım.
Ayrıca TV'lere servis edilen ses kaydı öylesine kötüydü ki zaten hitabeti zayıf olan Cumhurbaşkanı adayının ne dediğini pek anlayamadım.
Özetle bu şahane (!) tanıtımı yapanların yönlendirdiği İhsanoğlu'nun işinin çok kolay (!) olacağına inandım!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more