Sözcü Plus Giriş
UĞUR DÜNDAR

İki umut: Özgür Özel ve Aykut Erdoğdu…

11 Eylül 2014

CHP Ku­rul­ta­yı gös­ter­di ki tıp­kı par­ti­ye gö­nül ve­ren seç­men­ler gi­bi, de­le­ge­le­rin de ka­fa­sı çok ka­rı­şık.
Bun­da CHP'­nin bir tür­lü “u­mu­t” ha­li­ne ge­le­me­me­si­nin ya­rat­tı­ğı ha­yal kı­rık­lı­ğı­nın bü­yük pa­yı var.
Seç­men de, de­le­ge de “u­mu­t” ara­yı­şı için­de.
Ör­ne­ğin Üs­kü­da­r'­da­ki ye­rel yö­ne­tim se­çim­le­rin­de an­lam­lı bir ba­şa­rı sağ­la­yan la­ik din ada­mı İh­san Öz­kes, Par­ti Mec­li­si'ne bi­rin­ci sı­ra­dan gi­ri­yor.
Ama onun bi­le, bi­ni aş­kın de­le­ge­den an­cak 654'ü­nün oyu­nu al­mış ol­ma­sı zi­hin­sel ka­rı­şık­lı­ğın en bü­yük gös­ter­ge­si.
De­le­ge­nin te­vec­cüh gös­ter­di­ği CHP'­li­ler­den bi­ri de Tun­cay Öz­kan.
Cum­hu­ri­yet mi­ting­le­ri­ni dü­zen­le­mek gi­bi, ana­ya­sal hak­kı kul­lan­dı­ğı için öm­rü­nün 5 yı­lı­nı Si­liv­ri zin­da­nın­da tü­ke­ten… Pat­la­yan ka­na­li­zas­yo­nun la­ğım su­la­rıy­la dol­dur­du­ğu hüc­re­sin­de ay­lar­ca tek ba­şı­na ya­şa­ma­ya mah­kum edi­len… Ama yıl­ma­yıp de­mok­ra­tik mü­ca­de­le­si­ne kal­dı­ğı yer­den de­vam eden Tun­cay Öz­kan da, de­le­ge ta­ra­fın­dan ödül­len­di­ri­le­rek 4. sı­ra­dan se­çi­li­yor.
Ku­rul­ta­y'­ın ça­ba­la­rı­nı tak­dir et­ti­ği baş­ka isim­ler de var.
Bun­la­rın ba­şın­da Ma­ni­sa Mil­let­ve­ki­li Öz­gür Özel ile İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Ay­kut Er­doğ­du
ge­li­yor.
Bu genç, ça­lış­kan ve idea­list mil­let­ve­kil­le­ri, Ge­nel Baş­kan Kı­lıç­da­roğ­lu ve ra­ki­bi İn­ce'nin anah­tar lis­te­le­rin­de ol­ma­ma­la­rı­na rağ­men, de­le­ge­nin ıs­rar­lı gay­re­ti ve Er­do­ğan Top­rak gi­bi isim­le­rin çi­zil­me­siy­le, Par­ti Mec­li­si'ne da­hil edi­li­yor.

* * * * *

Öz­gür Özel ve Ay­kut Er­doğ­du'nun öy­kü­le­ri­ne ba­kın­ca, de­le­ge te­vec­cü­hü­nün bo­şu­na ol­ma­dı­ğı gö­rü­lü­yor.
Öz­gür Özel 40 ya­şın­da. An­ne­si ba­ba­sı emek­li öğ­ret­men. Ai­le­nin iki ço­cu­ğu­nun en bü­yü­ğü. Kar­de­şi­nin adı Ba­rış. İsim­le­re da ba­kın­ca, an­ne ve ba­ba­nın dün­ya gö­rü­şü­nü tah­min et­mek zor ol­mu­yor.
Öz­gür 10 ya­şı­na ka­dar, okul­lar­da­ki öğ­ret­men oda­la­rın­da bü­yü­yor. Son­ra Ana­do­lu Li­se­si ve dev­let pa­ra­sız ya­tı­lı sı­nav­la­rı­na gi­rip, bi­rin­de Ma­ni­sa bi­rin­ci­si, di­ğe­rin­de ise Ma­ni­sa ikin­ci­si olu­yor. Böy­le­ce o dö­ne­min en pres­tij­li okul­la­rın­dan bi­ri olan Bor­no­va Ana­do­lu Li­se­si­ni (BAL) ka­za­nı­yor.
Li­se­nin ar­dın­dan gir­di­ği Ege Üni­ver­si­te­si Ec­za­cı­lık bö­lü­mü­nü bü­yük ba­şa­rıy­la, dö­nem 2'n­ci­si ola­rak bi­ti­ri­yor.
Bir­kaç iş de­ne­me­sin­den son­ra ken­di ec­za­ne­si­ni açı­yor.
Böy­le­ce Ec­za­cı Oda­sı se­rü­ve­ni de baş­la­mış olu­yor. He­nüz 27 ya­şın­day­ken Tür­ki­ye'nin en genç oda baş­ka­nı olu­yor. İki dö­nem bu gö­re­vi yap­tık­tan son­ra, Türk Ec­za­cı­la­rı Bir­li­ği'ne (TEB) se­çi­li­yor. Bu­ra­da da kı­sa sü­re için­de ge­nel sek­re­ter­li­ğe yük­se­li­yor.

Ça­lış­kan­lı­ğı ve ba­şa­rı­la­rı ne­de­niy­le ec­za­cı­lık ca­mi­asın­da “A­tom Sek­re­te­r” la­ka­bıy­la ün­le­ni­yor. Özel­lik­le ik­ti­da­rın tüm mes­lek grup­la­rı üze­rin­de bas­kı­sı­nı ar­tır­dı­ğı bir sü­reç­te ec­za­cı­la­ra ya­pı­lan da­yat­ma­ya kar­şı ser­gi­le­di­ği mü­ca­de­le ile Tür­ki­ye'nin dört bir ya­nın­da­ki her si­ya­si gö­rüş­ten ec­za­cı­nın kah­ra­ma­nı olu­yor.
İlaç­la­rın mar­ket­te sa­tıl­ma­sı gün­de­me ge­lip, Et­hem San­ca­k'­ın zin­cir ec­za­ne­ler aç­ma ni­ye­ti or­ta­ya çı­kın­ca sağ­lık ala­nın­da Tür­ki­ye ta­ri­hin­de ya­pıl­mış en bü­yük mi­tin­gi or­ga­ni­ze ede­rek, hü­kü­me­te ge­ri adım at­tı­rı­yor.
Böy­le­ce yö­ne­ti­ci­lik ha­ya­tı­nın en önem­li ba­şa­rı­la­rın­dan bi­ri­ni sağ­lı­yor.
2011'de Ma­ni­sa'dan mil­let­ve­ki­li se­çi­li­yor. Mec­li­s'­te yol­da­şı Ve­li Ağ­ba­ba'nın Baş­kan­lı­ğın­da­ki Ce­za­ev­le­ri Ko­mis­yo­nu'n­da gö­rev alı­yor. Bu Ko­mis­yon
Po­zan­tı Ce­za­evi­ni ka­pat­tı­rı­yor. Bu sü­reç­te hiç bit­me­yen bir ener­ji ser­gi­le­ye­rek, ba­şa­rı­lı ça­lış­ma­la­rı­nı sür­dü­rü­yor.
Ama Tür­ki­ye onu, So­ma fa­ci­sın­dan 15 gün ön­ce yap­tı­ğı ko­nuş­ma ile ya­kın­dan ta­nı­yor.
Çün­kü o ko­nuş­may­la “ge­li­yo­ru­m” di­yen fa­ci­ayı ha­ber ve­re­rek, ik­ti­da­rı ön­lem al­ma­ya ça­ğı­rı­yor.
Pe­ki din­le­yen kim?
Fa­ci­a son­ra­sın­da acı­lı So­ma ve Kı­nık hal­kı, ona ade­ta “kur­ta­rı­cı­” gö­züy­le ba­kı­yor ve yö­re­nin umu­du ha­li­ne ge­li­yor.
Kı­sa sü­re ön­ce de Si­ir­t'­e gi­di­yor. Dört yurt­ta­şı­mı­zın ba­raj ka­pak­la­rı­nın açıl­ma­sı so­nu­cu ya­şam­la­rı­nı yi­tir­di­ği Si­ir­t'­te “halk si­ren ça­lı­na­rak uya­rıl­dı­” açık­la­ma­sı­na kar­şı­lık yap­tı­ğı tat­bi­kat­la si­ren se­si­nin hiç du­yul­ma­dı­ğı­nı tüm Tür­ki­ye'ye ka­nıt­lı­yor.
Kı­sa­ca­sı çok ça­lış­kan, mü­ca­de­le­ci, et­kin mu­ha­le­fet an­la­yı­şı­nı be­nim­se­miş, genç ve idea­list bir si­ya­set­çi Öz­gür Özel…
Ev­li ve bir kız ço­cuk ba­ba­sı.

* * * * * *

Ay­kut Er­doğ­du'ya ge­lin­ce…
O da tüm eği­ti­mi­ni dev­let im­kan­la­rıy­la ta­mam­la­yan yok­sul bir ai­le­nin ço­cu­ğu.
1972 yı­lın­da Se­her ve iş­çi Asım Er­doğ­du'nun 4 ço­cu­ğu­nun en kü­çü­ğü ola­rak, Kar­s'­ın Sa­rı­ka­mış il­çe­sin­de dün­ya­ya ge­li­yor.
İlk-or­ta ve li­se eği­ti­mi­ni
Er­zu­ru­m'­da bi­ti­ri­yor…
Son­ra Ga­zi Üni­ver­si­te­si İk­ti­sa­di ve İda­ri Bi­lim­ler Fa­kül­te­si'nin Ka­mu Yö­ne­ti­mi bö­lü­mün­den 1993 yı­lın­da me­zun olu­yor.
Üni­ver­si­te­nin ar­dın­dan sı­nav­da de­re­ce­ye gi­re­rek, Ha­zi­ne
Müs­te­şar­lı­ğı'n­da de­net­çi ola­rak ça­lış­ma­ya baş­lı­yor…
Bu sü­reç­te gös­ter­di­ği ba­şa­rı ne­de­niy­le dün­ya­nın say­gın üni­ver­si­te­le­rin­den Car­ne­gi­e Mel­lo­n'­da, Ka­mu Po­li­ti­ka­la­rı ve Yö­ne­ti­mi üze­ri­ne yük­sek li­sans eği­ti­mi ya­pı­yor.
Ha­zi­ne Müs­te­şar­lı­ğı'n­da­ki
gö­re­vi sı­ra­sın­da IMF, Dün­ya Ban­ka­sı ve Av­ru­pa Bir­li­ği fon­la­rıy­la fi­nan­se edi­len çe­şit­li pro­je­le­rin baş de­net­çi­si se­çi­li­yor.
Da­ha son­ra si­ya­se­te atı­lı­yor ve Ha­zi­ran 2011'de, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si'n­den İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li oluyor.
Yol­suz­luk ve hır­sız­lık­lar­la mü­ca­de­le­de ser­gi­le­di­ği ıs­rar­lı ve ce­sur ça­ba­la­rıy­la, kı­sa sü­re­de CHP seç­me­ni için “sim­ge isi­m” ha­li­ne ge­li­yor.
Yol­suz­luk­lar­la mü­ca­de­le­de­ki uz­man­lı­ğı ne­de­niy­le İs­tan­bul Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­lı­ğı'n­ca yü­rü­tü­len 17 Ara­lık so­ruş­tur­ma­sın­dan son­ra oluş­tu­ru­lan CHP Kriz Ma­sa­sı'nın Baş­kan­lı­ğı'na ge­ti­ri­li­yor.
Ev­li ve bir ço­cuk ba­ba­sı olan Ay­kut Er­doğ­du, anah­tar lis­te­ler­de yer al­ma­ma­sı­na kar­şın de­le­ge­ler ta­ra­fın­dan ödül­len­di­ri­le­rek Par­ti Mec­li­si'ne giriyor.

* * * * * *

Sev­gi­li okur­la­rım si­ze CHP de­le­ge­si ve seç­me­nin umu­du ha­li­ne ge­len iki mil­let­ve­ki­li­nin por­tre­le­ri­ni çiz­me­ye ve ni­çin Par­ti Mec­li­si­'ne se­çil­dik­le­ri­ni an­lat­ma­ya ça­lış­tım.
Di­le­rim, bu genç, dü­rüst, ça­lış­kan, mü­ca­de­le­ci ve ce­sur mil­let­ve­kil­le­ri­ni lis­te­le­ri­ne da­hil et­me­yen CHP Ge­nel Baş­ka­nı Ke­mal Kı­lıç­da­roğ­lu ile ra­ki­bi Mu­har­rem İn­ce de, de­le­ge­nin ver­di­ği an­lam­lı me­sa­jı al­mış­lar­dır.
Zi­ra Tür­ki­ye'nin on­lar gi­bi “u­mut­la­ra­” ih­ti­ya­cı var.
NOT: Öz­gür Özel ve Ay­kut Er­doğ­du bu ak­şam İz­mir Kar­şı­ya­-
ka'dan ya­pa­ca­ğı­mız Halk Are­na­sı can­lı ya­yı­nın­da ko­nu­ğum ola­cak­lar. Hem ku­rul­tay­da ya­şa­dık­la­rı­nı, hem de Tür­ki­ye'nin so­run­la­rı­nı ko­nu­şa­ca­ğız.