Sözcü Plus Giriş
UĞUR DÜNDAR

İşte Yeni Türkiye!.. (2)

10 Eylül 2014

Ya­sa­ma, yü­rüt­me ve yar­gı­yı elin­de top­la­yan muk­te­di­rin “tek ada­m” ol­du­ğu ve 23 Ni­san tö­ren­le­rin­de kol­tu­ğu­na otu­ran öğ­ren­ci­ye “Ar­tık sen baş­ba­kan­sın, is­ter asar­sın, is­ter ke­ser­sin!” de­di­ği, ile­ri (!) de­mok­ra­si ül­ke­si­dir Ye­ni Tür­ki­ye

* * * * * *

Çağ­daş de­mok­ra­tik hu­kuk dev­let­le­rin­de yar­gı ka­rar­la­rı­na du­yu­lan gü­ve­nin sar­sıl­ma­ma­sı esas alı­nır­ken, bu­ra­da yar­gı­nın, muk­te­dir gi­bi dü­şün­me­yen­le­ri de­mir yum­ruk­la ez­me­si is­te­ni­len ül­ke­dir Ye­ni Tür­ki­ye…

* * * * * *

En ma­sum de­mok­ra­tik pro­tes­to ve top­lan­ma öz­gür­lü­ğü ör­nek­le­ri­nin “dar­be gi­ri­şi­mi­” ola­rak de­ğer­len­di­ril­di­ği… Ana­ya­sal gü­ven­ce al­tın­da­ki bu hak­la­rı kul­la­nan­la­rın mü­eb­bet ha­pis is­te­miy­le yar­gı­la­na­bil­di­ği ül­ke­dir Ye­ni Tür­ki­ye…

* * * * * *

Çar­şı gi­bi, si­vil top­lu­mun de­ğer­le­rin­den bi­ri olan bir ta­raf­tar gru­bu­nun, dün­ya­da ilk kez “dar­be­ci­lik­te­n” ağır ce­za mah­ke­me­si­nin önü­ne çı­ka­rı­la­ca­ğı ül­ke­dir Ye­ni
Tür­ki­ye…

* * * * * *

Ga­ze­te­ci­le­rin muk­te­di­re bi­at et­me­me­le­ri ha­lin­de ka­lem­le­ri­nin der­hal kı­rıl­dı­ğı, se­çim mey­dan­la­rın­da he­def gös­te­ril­di­ği ve mes­le­ğin ev­ren­sel ku­ral­la­rı­nın biz­zat muk­te­dir ta­ra­fın­dan be­lir­len­di­ği ül­ke­dir
Ye­ni Tür­ki­ye…

* * * * * *

Ka­le­mi­ni gü­ce ada­ma­yan ga­ze­te­ci­le­rin her an alı­nıp gö­tü­rü­le­bil­dik­le­ri, dün­ya­nın en bü­yük ga­ze­te­ci ce­za­evi ha­li­ne dö­nüş­tü­rül­müş ül­ke­dir Ye­ni Tür­ki­ye…

* * * * * *

Yö­ne­ten­le­rin her­ke­si din­le­dik­le­ri, ama ken­di­le­ri­nin de ne­re­dey­se tüm ya­ban­cı dev­let­ler ta­ra­fın­dan din­le­ne­bil­di­ği ül­ke­dir Ye­ni Tür­ki­ye…

* * * * * *

Su­çüs­tü ya­ka­la­nan hır­sız­la­rın mağ­dur, on­la­rı ya­ka­la­yan po­lis­le­rin suç­lu ola­bil­di­ği ül­ke­dir
Ye­ni Tür­ki­ye…

* * * * * *

Öte­ki­leş­ti­ril­mek­ten ya­kı­na­rak ik­ti­dar olan­la­rın, ken­di­le­ri gi­bi dü­şün­me­yen­le­ri ne­re­dey­se ya­şam hak­kı ta­nı­ma­ya­cak dü­zey­de öte­ki­leş­tir­di­ği ül­ke­dir Ye­ni Tür­ki­ye…

* * * * * *

12 yıl­da 5 Mil­li Eği­tim Ba­ka­nı de­ğiş­me­si­ne rağ­men, bu sü­re için­de ne­re­dey­se bir tek şa­ibe­siz sı­na­vın ya­pı­la­ma­dı­ğı… Eği­tim­de fır­sat eşit­li­ğin­den as­la söz edi­le­me­yen ve so­nuç­ta eği­ti­min imam ha­tip­leş­ti­ril­di­ği ül­ke­dir Ye­ni Tür­ki­ye…

* * * * * *

Muk­te­di­rin La­ik De­mok­ra­tik Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti'ni ku­ran Bü­yük Ön­der Ata­türk ve en ya­kın si­lah ar­ka­da­şı İs­met İnö­-
nü'den “i­ki ay­ya­ş” ola­rak söz ede­bil­di­ği ül­ke­dir Ye­ni Tür­ki­ye…

* * * * * *

Ya­sak­lar, yol­suz­luk­lar ve yok­sul­luk­la mü­ca­de­le et­me vaa­diy­le iş­ba­şı­na ge­lip de he­men her gün bir ya­sak ko­yan, yol­suz­luk ba­ta­ğı­na gırt­la­ğı­na ka­dar sap­la­nan­la­rın yö­net­ti­ği ül­ke­dir Ye­ni Tür­ki­ye…

* * * * * *

Or­ta­do­ğu'yu kan gö­lü­ne çe­vi­ren mez­hep ça­tış­ma­la­rı­na “du­r” de­me­si ve ba­rış­çıl çö­züm­ler ge­tir­me­si ge­re­kir­ken, yan­gı­na kö­rük­le gi­den yö­ne­ti­ci­le­rin, IŞİD de­ni­len “kel­le
ke­si­ci­” ca­na­va­rın pa­laz­lan­ma­sın­da so­rum­lu­lu­ğu bu­lu­nan ül­ke­dir Ye­ni Tür­ki­ye…

* * * * * *

2023'te, Cum­hu­ri­yet ye­ri­ne, bu coğ­raf­ya­da Sün­ni İm­pa­ra­tor­luk kur­ma ha­yal­le­riy­le yö­ne­ti­len ül­ke­dir Ye­ni Tür­ki­ye…

* * * * * *

Hiç­bir za­man ger­çek­leş­me­ye­cek ol­ma­sı­na kar­şın, yurt­taş­la­rı­na bü­yük acı­lar çek­ti­ren ve ne ya­zık ki ül­ke­yi bö­lün­me­nin eşi­ği­ne ge­ti­ren ham bir ha­yal­dir Ye­ni Tür­ki­ye…

De­ğer­li dos­tum Ta­rık Aka­n'­dan açık­la­ma

 

İz­mi­r'­de ya­yım­la­nan bir ga­ze­te­nin asıl­sız ha­be­rin­de “An­ne Ka­fam­da Bit Va­r” ad­lı ki­ta­bım ko­nu edil­miş ve 12 Ey­lül dö­ne­mi­nin fa­şi­zan eği­lim­le­ri­nin ay­yu­ka çık­tı­ğı sü­reç­te si­ya­si şu­be­de ya­şa­dık­la­rım çar­pı­tıl­mak su­re­tiy­le -ve ki­tap­ta hiç söz edil­me­di­ği hal­de- dos­tum Uğur Dün­da­r'­ın bu olay­la­ra il­gi­siz ve du­yar­sız kal­dı­ğı gi­bi bir iz­le­nim ya­ra­tıl­mak is­ten­miş­tir.
Uğur Dün­dar aley­hi­ne asıl­sız şe­kil­de di­le ge­ti­ri­len ha­be­ri üzü­le­rek oku­dum.
Ki­tap­ta da be­lir­til­di­ği gi­bi, Uğu­r'la o za­man­lar özel bir ya­kın­lı­ğı­mız ol­ma­ma­sı­na rağ­men, ken­di­si si­ya­si şu­be­ye ka­dar ge­le­rek ba­na bir is­te­ğim olup ol­ma­dı­ğı­nı sor­muş ve yar­dım et­me­ye ça­lış­mış­tır.
Ger­çek bu ol­ma­sı­na kar­şın san­ki ye­ni bir şey­miş ve Uğur Dün­da­r'­ın olay­lar­da bir ku­su­ru var­mış gi­bi yan­sı­tıl­ma­sı doğ­ru ol­ma­ma­sı­nın ya­nı sı­ra, de­ğer­li ga­ze­te­ci dos­tum Uğur Dün­da­r'­a ya­pıl­mış bü­yük hak­sız­lık­tır.
Ka­mu­oyu­nun bil­gi­si­ne say­gıy­la su­na­rım.