Sözcü Plus Giriş
GALERİ İnsanların gerçekten inandığı ilginç olaylar 21 Mayıs 2015 06:38
1 1994 - Microsoft, Roma Katolik Kilisesi'ni satın aldı 1994'te Microsoft'un Katolik Kilisesi'ni satın aldığını iddia eden bir Vatikan kaynaklı bir basın bildirisi internette dolanmaya başladı. Bildiriye göre bu "bir bilgisayar yazılım şirketinin ilk kez büyük bir dünya dinini satın alması"ydı. Microsoft'un CEO'su Bill Gates'in "dinin büyüyen bir market olduğu"nu söylediği ortaya atıldı: "Microsoft ve Katolik Kilisesi'nin birleşmiş kaynakları dini, daha geniş bir yelpazeden insanlar için daha kolay ve eğlenceli kılmamıza olanak tanıyacak." Anlaşmanın şartlarına göre Microsoft, İncil'in özel elektronik haklarını satın alacak ve ayinleri online yapacaktı. Karşıt fikirliler ise güya Steve Jobs'ın asıl teknolojik mesih olduğunu iddia ediyorlardı. Tabii ki bunların hepsi palavraydı ve Microsoft 1994 Aralık'ında resmi bir açıklama yaparak tüm Hristiyan alemini rahatlattı.
2 1770 / Satranç ustası "Türk" 1770'de sahne almış satranç oynayan tuhaf bir aletti. Sahibi Wolfgang von Kempelen makinenin kendi kendine çalışan bir otomat olduğunu iddia ediyordu. Önce seyircilerin makineyi incelemelerine izin veriyor, seyirciler hiçbir şey göremeyince Türk kendisine meydan okuyanlardan birini seçiyordu. Bunların çoğu genelde satrançtan anlamayan tipler oluyordu. Böyle böyle Türk'ün ünü yayıldı, Napoléon Bonaparte ve Benjamin Franklin'le bile maç yaptı. Ve otomat 84 yıl boyunca kazanmaya devam etti... Peki gerçekten otomat mıydı? 1854'teki imhasına kadar Türk, içindeki bir satranç ustası tarafından yönetiliyordu. Türk'ün gizemi 1857'de, Dr. Silas Mitchell'ın Chess Monthly'ye yazdığı makalelerden sonra çözüldü. (görsel: 1980'lerde yeniden yapılmış hali)
3 1995 - Uzaylı Otopsisi 1995'te yapımcı ve girişimci Ray Santilli, elinde ABD ordusuna ait 1947'den kalma gizemli bir kamera kaydı olduğunu, görüntülerde Roswll, New Mexico'da bir uzaylıya yapılan otopsinin yer aldığını iddia etti. Hatta 1995 Mayıs'ında Museum of London'da tüm basına, "UFO uzmanları"na ve diğer özel misafirlere görüntüleri izletti. Neticede büyük tartışmalar yaratan bu kayıt 32 ülkede yayınlandı ve 2006'da Ant&Dec'in oynadığı Alien Autopsy adlı bir komedi uyarlaması bile yapıldı. Ama filmden iki gün önce, 4 Nisan 2006'da belgesel Sky'da yayınlandığında Santilli otopsi falan olmadığını itiraf etti. Kayıtta görülenler heykeltraş John Humphrey'nin eseri tavuk iç organları, koyun beyinleri, eklem yerleri ve frambuaz reçeliydi. Rosewell'deki laboratuvar da Londra'nın kuzeyinde, Camden'daydı.
4 Ay'daki acayip acayip canlılar 1835'te, 25 Ağustos'la 31 Ağustos arası New York Sun'da İngiliz astronot Sir John Herschel'in teleskopik bir la çığır açan astronomik keşiflerde bulunduğunu iddia eden altı tane yazı yayımlandı. Makaleler Herschel'in "kuyruklu yıldız fenomeniyle ilgili yeni bir teori" geliştirdiğini söylüyordu. Güya Herschel başka güneş sistemlerinde yeni gezegenler keşfetmiş ve "matematiksel astronominin belli başlı sorunlarının neredeyse hepsini çözmüş ya da düzeltmişti." Dahası Ay'da yaşam bulmuştu. Makaleye göre teleskop insan gibi yürüyebilen bizon, keçiler, tek boynuzlu atlar, kuyruksuz kunduzlar; ağaçlar, okyanuslar, sahiller ve ayın yüzeyine tapınaklar inşa eden yarasa kanatlı insanlar görmüş. Bayağı Lovecraft evreni gibi duruyor. Bu yeni keşifler başladığı gibi son buldu. Yazar eleskobun lensinin "maalesef" Güneş'ten aldığı ışıkla tutuştuğunu tüm rasathanenin kül olduğunu duyurdu. Birkaç hafta sonra da Sir Herschel iddiaları yalanladı ve New York Sun yazarı Richard Adams Locke ifşa oldu. Ama bu arada New York Sun'a bir ton para kazandırarak gazetenin geleceğini sağlama almıştı.
5 2003 - Hapisten yırtmak için bir ömür akıl hastası taklidi yapan mafya lideri Cenovalı mafyatik bir ailenin lideri Vinnie "The Chin" (Çene), hüküm giymekten 30 yıl yırttı. Ama bunu alışıldık Pablo Escobar taktikleriyle değil, akıl hastası taklidi yaparak başardı. The Chin, hayatının metot oyunculuğuyla hayatının rolünü oynadı: Greenwich Village'de düzenli olarak pijamalarıyla şaşkın şaşkın yürüdü, bitmiş sigaraları yakmaya çalıştı, hayali arkadaşlarıyla konuştu, altına yaptı. Ve işe yaradı. Gigante o kadar inandırıcıydı ki çok sayıda saygın psikiyatrist, hatta savcılığın tuttuğu doktorlar tarafından bile akıl hastası ilan edildi. Bu kandırmaca 1997'ye kadar sürdü, sonunda Cenovalı aileyi hapishanedeki hücresinden idare etmeye başladı. The Chin sadece 2003'te, ölmeden iki yıl önce, herkesi kandırdığını itiraf etti.
6 1869 - Cardiff Devi Ekim 1869'da Cardiff, New York'ta William C. "Stub" Newell'in ahırının arkasında kuyu kazan işçiler, üç metre boyundaki taş Cardiff Devi'ni topraktan çıkardıklarında dehşete düştüler. Acaba bu paha biçilmez kutsal bir kalıntı mıydı yoksa soyu tükenmiş gulyabani türü bir adam mıydı? İkisi de değildi. Newell'in taş ustası bir arkadaşının yardımıyla yaptığı bir fosil taklidiydi. Newell ortadaki kandırmacı ancak New York'tan gelen bin küsur kişiye 50 sente Cardiff Devi'ni gösterdikten sonra itiraf etti. Fosil bugün hâlâ Cooperstown New York'taki Farmer's Museum'da.
7 1917 - Arthur Conan Doyle ve periler Cottingley Leeds'den iki çocuk, Elsie Wright ve kuzeni Frances Griffiths gayet başarılı paper cut out'la fotoğraflarını çekerek perilerin ailelerine kanıtlamaya karar verdiler. Tabii ki aileleri bir bakışta perilerin kâğıttan olduğunu anladı ama iki kız iddialarında ayak dirediler. Derken olay, kendi de perilere inanan Sir Arthur Conan Doyle'un kulağına gitti. Doyle tam o sırada perilerin varlığı hakkında bir makale yazıyordu ve iddiasını kanıtlamak için kızların çektiği fotoğrafları kullandı. İşte fotoğrafların "viral"e dönmesi de 1917'ye denk geliyor. Bundan sonra fotoğraflar tüm dünyaya yayıldı ve pek çok insan perilerin gerçek olduğuna inandı. İki sahtekâr ancak 1980'lerde geçmiş suçlarını itiraf ettiler. Ama bugün bile çok sayıda insan Cottingley'ye perilerin fotoğraflandığı yeri görmek için akın ediyor.
8 1938 - Orson Wells ve Dünyalar Savaşı Amerikalı oyuncu, yönetmen, yazar ve yapımcı Orson Wells, milyonlarca insanı The Mercury Theatre on the Air'deki, H.G. Wells'in romanından uyarlama "Dünyalar Savaşı" adlı radyo tiyatrosuyla kandırmıştı. Orson Welles, 30 Kasım 1938'de, uzaydaki hayat ve dünya dışı varlıklardan söz ederken başka bir spiker aniden yayına girmişti; "Sayın dinleyiciler, şimdi aldığımız bir habere göre New York ve Londra üzerinde ışıklı cisimler tespit edilmiştir. Cisimler yaklaşmakta ve ışıklar büyümektedir." Ünlü bir oyuncu, görgü tanığı olarak yayına bağlanıp bu uzay gemilerinden inen Marslı yaratıkların tüm dünyaya saldırdıklarını anlattıktan sonra, başka bir oyuncu da ABD başkanının ses tonunu taklit ederek tüm halkı uyardı ve program yardım çağrısı ve çığlıklarla sona erdi. Neticede radyolarını tam da kurmaca haber verilirken açmış ya da radyo anonsunu duymamış dinleyiciler haberi ciddiye alıp sokaklara döküldü. Ertesi gün 6 milyon kişinin yayını dinlediği, bunların 1,7 milyonunun olayın doğru olduğuna inandığı ve 1,2 milyonunun da gerçekten korktuğuna dair haberler gazetelere manşet oldu. Programın yapımcılarına, CBS'ye ve Orson Welles'e birçok dava açıldı ama bunun bir radyo tiyatrosu olduğu programın içinde belirtildiği için davalar düştü. Ayrıca buradan kazandığı şöhretle Orson Wells'in kariyerinde yeni kapılar açıldı.
9
10