Gazeteciler dansözlerden çok kıvırtıyor

Gece hayatının prensiyken, gazeteciliğe merak saran İzzet Çapa, Sözcü'ye konuştu.

Gazeteciler dansözlerden çok kıvırtıyor

Çapa, ekonomide adı konmamış bir sıkıntı olduğunu belirterek “İster kriz de, ister tedirginlik… Fırtına öncesi sessizlik gibi” dedi.

Patronla Muhabbet DEMET CENGİZ- Yıllar önce yayın yönetmeni olduğum bir ilave için İzzet Çapa'dan bir İstanbul yazısı istedim. Sabah 11'de konuştuk. Üç hafta sonra yazıyı teslim etmesi gerekiyordu. Gece 11'de aradı ve yazının hazır olduğunu söyledi. Böyle tez canlı, titiz ve ‘deli' bir adam. Yazısı yayımlandıktan 20 gün sonra da başka bir gazetede röportajlar yapmaya başladı. Biraz elinden tutup gazeteci yaptığımı söyleyebilirim. Hem patron yanını hem de gazetecilik hayatını nasıl değiştirdi konuşalım istedim. Okuyacağınız gibi sivri dilini tutmayı pek beceremedi.
 Çapamarka'yı çalışanlarına devrettin. Şimdi iki yeni yer açıyorsun. Neler yapıyorsun?
– İki yıl önce Hürriyet'te yazmaya başlayınca bu kararı aldım. Kendi yarattığım markalarımın danışmanı gibi bir şey oldum. Limonata'lar benim. Onlar da franchise… Çok yakında Kahwet Fairuz açacağız Nişantaşı'nda. Avrupa'da yetişmiş Lübnanlı bir kız, Ortadoğu'nun yemek ve kahve kültürünü Türkiye'ye getiriyor. Bu mekanın, senaryosu bu. Bir de eski ABD konsolosluk binasında açılacak Soho House'da yeni bir mekan olacak. Bunun yanında Trump Cadde gibi danışmanlık yaptığım projeler de var.
 E hâlâ patronsun o zaman…
– Son 1.5 yıldır beynimi satmayı tercih ediyorum.

ÜLKENİN GAZI VAR
 AVM'lere de projeler yaptın. Devam edecek mi bunlar?
– Yok anacım bir tane daha yapsam AVM danışmanı olarak anılırdım. İki tane yeter. Araya farklı projeler almam lazım. Uzun ilişki adamı değilim ben (gülüyor).
 Ekonomiye ilişkin öngörülerin de hep tutar. Nasıl piyasalar?
– Adı konmamış bir sıkıntı var. En alttan en üste kadar yansıyor. İster kriz de ister tedirginlik… Bana göre bu parasızlık. Mayıs gibi artık ‘bir şey yok' numarası yapamayacak hale geleceğiz. Fırtına öncesi sessizlik gibi… Bir bekleme modu… Parası olan da harcamıyor o yüzden. Ülkenin gazı var ama artık bilemem geğirerek mi çıkarır yellenerek mi. Beni aşar. Seçimlerden sonra ak koyun kara koyun belli olur. Fazlasını söylemek ekonomistlere düşer, beni aşar.
 Gazetecilik yapıyorsun. Sonradan gazeteci olan şöhretlere karşıyım prensipte ama sen o kadar çok çalışıyorsun ki… Gazeteci oldun artık. Neler değişti hayatında?
– Bir kere çok dost kaybettim. Gazetecilik çok zor. Bana hiçbir avantajı yok. Ama savaşmayı sevdiğim için devam ediyorum.
FENOMENLERİN ACIKLI HALİ
 Hangisi daha zor, patronluk mu, gazetecilik mi?
– Gazetecilik en zor olanı. Ticarette ufak tefek oyunlar yapabilirsin ama gazetecilik yapmak istiyorsan hiçbir oyuna bulaşmaman lazım. Yıllarca drug queen ve dansözlerle çalıştım ama medyaya geçtikten sonra gördüm ki bazıları gazetecilik kisvesi altında çok daha iyi kıvırtıyor. O dansözler kıymetliymiş. En azından mesleklerini icra ediyorlar. Kimileri para yapıştırılsın diye kıvırtarak gazetecilik yapıyor.
 Gelelim sosyal medyaya…
– Bazıları dürtü bozukluğu yaşıyor. Bir de kendini şöhret sanan fenomenlerin acıklı hali var. Klavyenin başında kahraman kesiliyor. Sokağa çıktı mı kimse tanımıyor. İki kişilikle yaşıyorlar. Zor işleri! Yaşadıkları kimlik bunalımını da biz değil ancak psikiyatrlar çözer.

KULAĞA KÜPE

– Gideceğiniz rotayı başkasının çizmesine izin vermeyin.
– Gençler, çok fazla düşünmeyin; dünyayı izleyin. O zaman gözünüzdeki perde kalkacaktır. Kafaya takarak bir şeyi yaratamazsınız; akışta kalın!
– Neyi bildiğinizi boşverin. Neyi bilmediğinizi bilmeye çalışın. Zamanınıza yatırım yapın.
– Yeni proje üretmek nefes almak gibidir. Üzerinde çok fazla düşünmeyin.

PİŞMANLIK

– Kişisel ve profesyonel hayatım arasında denge kuramamaktan pişmanım.
– Hep Boğaziçi Üniversitesi'ni bitirmemekle övündüm. Ama bilinçli en büyük pişmanlığım sanırım okulu bitirmemiş olmak. Bu acıyla da tam tersini söyleyip pişmanlığımı örtmeye çalıştım sanırım.
– Strese girmemek lazım. Ben kendimi çok fazla önemsemem. 50 olduktan sonra hiç önemsememeye başladım.

HOBİ

– Sürekli değişiyor. Tek bir şeye bağlanmak çok kısıtlayıcı.
– Parlak obje görünce dayanamayıp ona dokunan bebekler misali ilgimi çeken her şeye saldırıyorum.
– Bugün pul koleksiyonu yaparım haftaya golf oynarım. Sağım solum belli olmaz.

SOSYAL MEDYA

– Hemen her mecrada varım. Sosyal medya insanı aynı anda hem sanık hem savcı hem de yargıç yapan bir ortam.
– Tehlikeli ama bir o kadar da çekici.
– Orada kurduğum iletişimi seviyorum. Bazen canımı sıkmıyorlar da değil hani…

ŞANS

– Herkesin dediği gibi, şansı kendin yaratmıyorsun. Olmaması gereken yerde nice insanlar görüyoruz. Bunun nedeni de şans denen o ahlaksız herhalde.
– Hatta ‘hak etmeyenin hak etmediği yere gelmesi' kalıcı da olabiliyor. Bu şans değilse nedir?

İŞ HAYAT DENGESİ

– Öyle bir denge yok. Var, diyen de yalan söylüyordur. Kimi zaman biri ağır basıyor kimi zaman diğeri.
– 4-5 saat uyuyordum. Yaşlandım herhalde; 6 saate çıktı. Ama o da bebek uykusu gibi paramparça… Her an uyanmaya hazırım yani.

DALKAVUKLUKLA MÜCEDALE

– Size her zaman “evet” diyen insanlar ancak sonunuzu hazırlar. Çevremde benden daha akıllı insanlar tutuyorum ki sırtım yere gelmesin.
– Neden dalkavuğa, yalakaya ihtiyaç duyuyorlar? Osmanlı'dan beni böyle bir sorunumuz var.
– Her kralın bir soytarısı vardır. Bazen bu soytarı kendini kral zannetmeye başlıyor.

SOSYAL SORUMLULUK

– İbadet ve kabahat nasıl gizliyse… Hayır işleri de öyle gizli kalmalı. Ahkam kesmeyi doğru bulmuyorum.
– Kimseyi ilgilendirmez. Hepsi benim defterime yazılıyor.
– “Yapıyorum ama gizli” demek de hoşuma gitmiyor.

BAŞARININ SIRRI

– Böyle bir formül yok. Ben bir formülü olduğuna inanmıyorum.
– İnternetteki özlü sözlere çok gülen biri olarak şimdi bir formül açıklamayı komik buluyorum. Kendi kendime madara ettirme beni şimdi.

YETENEK AVI

– Yetenek değil karakter önemli. Karaktersiz adamı ne yapayım?
– Karakterli adamı da yanımda tutmak için elimden ne geliyorsa yaparım.

Günün Trend Videosu

Daha fazla göster
Loading...