Sözcü Plus Giriş

Rüşvet ve yolsuzluğa toleransımız sıfır

Dünya güzellik devinin ikinci ismi Sözcü’ye konuştu:

Güncellenme: 07:08, 10/05/2015
Rüşvet ve yolsuzluğa toleransımız sıfır

Emmanuel Lulin, arkadaşımız Denet Cengiz'e, yetenekleri ölçüsünde insanların yükselebilmesi gerektiğini kaydetti.

Özlem GÜRSES

Güzellik pazarında 22.5 milyar Euro ciro ile en büyük oyuncu olan L'Oreal'in Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Etik Direktörü Emmanuel Lulin, “Rüşvete, yolsuzluğa hiç tolerans göstermeyiz. İş kaybetmeyi, bir ülkeden çekilmeyi tercih ederiz” dedi

Dünyada güzellik uğruna harcanan para her geçen gün artıyor. 22.5 milyar Euro ciro ile en büyük oyuncu olan L'Oreal, geçtiğimiz yıl global değil evrensel bir şirket olduğunu ilan etti. Evrensellik kavramındaki vurgu ‘etik kodlar' ve insani değerleri içeriyordu. L'Oreal Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Etik Direktörü Emmanuel Lulin'in anlattığı etik kodlar gerçekten o kadar evrensel ki, isterseniz bir şirkete uygulayın isterseniz bir ülkeyi, hatta dünyayı yönetin… Lulin'e, “İnsanın içinin güzelliği dışına yansır” sözünü öğretiyorum ve bunu çok sevdiğini, mutlaka kullanacağını söylüyor.

1 MİLYAR YENİ TÜKETİCİ HEDEFİ

Güzellik ve kozmetik pazarı her şeye rağmen büyüyor. Dünya yansa umurunda değil.
– Evet büyüyor. Güzel olma isteği hep vardı, hep olacak. Dünya güzellik sektöründe lideriz. Etik odaklıyız. Türkiye pazarında çok büyük bir potansiyel görüyoruz. Daha çok büyüme bekliyoruz. Şu andaki büyümeden de çok memnunuz. L'Oreal, evrensel bir kurum. Riskleri ve fırsatları birlikte değerlendirmeliyiz. Gelecek 10 yılda 1 milyar yeni tüketici hedefliyoruz. Bunları nereden sağlayabiliriz? Yeni ekonomiler ve Türkiye gibi gelişen ekonomilerden gelecekler. Türkiye, gelişen ekonomiler liginde lider. Ancak bu tür ülkelerde kimi zaman insan hakları, kimi zaman da iş yapma biçimi ve yolsuzlukla ilgili iddialar gündeme gelebilir.
O zaman ne olur?
– Bizim için güzelliğin tam olabilmesi için etik kodlar önemli. Bu konuda çok netiz. Yolsuzluğa sıfır tolerans gösteririz. Rüşvete sıfır tolerans! Asla affetmeyiz.

CİNSEL İSTİSMARI AFFETMEYİZ

Bazı ülkelerde doğal iş yapma biçimi bu. Rüşvet vermezseniz, aldığınız ihalede ilerlemeyin diye bürokrasi elinden geleni yapıyor.
– Biz iş kaybetmeyi göze alırız. Asla rüşvete yanaşmayız! “Herkes yapıyor” veya “Burada iş yapma biçimi bu” iyi bir argüman değil. Biz rüşvet vermektense iş kaybetmeyi, bir ülkeden çekilmeyi göze alırız. Kalıcılık için etik kodlar şart.
Başka hangi konularda sıfır tolerans?..
– İnsan haklarına aykırı uygulamalar konusunda sıfır tolerans gösteririz. Cinsel istismar, cinsel saldırı veya cinsiyet ayrımcılığına sıfır tolerans! Mobbinge sıfır tolerans! Bunlar bizim için boş boş konuşmalar değildir. Sadece konuşmuyoruz. Uyguluyoruz da. Hatta pek çok şeyi kanunlar istediği için değil, gönüllü olarak yapıyoruz. Kendi etik kodlarımız bunu getiriyor bize.

Etiğin kitabını yazdık

Pek çok tedarikçiyle çalışıyorsunuz. Onlar bu kodları çiğneyebilir. Denetimlerden kaçabilirler.
– Dünya güzelliğine her boyutta katkı sağlamak istiyoruz. Kullandığımız malzemelerin sağlıklı olması için 5000 ayrı denetim yapılıyor tedarikçilerimize. Her şeye rağmen, yine de sizin istediğiniz gibi davranmayanlar olur. Tespit ettiğimiz an, birlikte çalışmayı bırakırız. Çocuk işçiler konusunda da çok çok hassasız. Etik bizde eski bir meseledir. Oturup kendi etik kitabımızı yazdık 2000 yılında. Sonra da bunu sürekli olarak yeniledik. Toplam 45 dile çevrildi.

Erkekler de kendine bakmaya başladı

Güzellik bizim kültürümüzde çok önemli bir kavram. Dış görünüşümüze çok önem veriyoruz. Siz Türkiye'yi nasıl görüyorsunuz dışarıdan?
– Türkiye çok sofistike bir pazar. Türk kadını da çok sofistike. İyi ve güçlü bir güzellik algısı var. Güzellik mirası da güçlü. Harika bir gelişim yaşıyor ülkeniz güzellik açısından.
Genel olarak erkekler nasıl dünyada? Sanki artık daha özenliler, değil mi?
– Erkekler kesinlikle kendine daha çok bakıyor. Bu bir saygı göstergesi aslında. Hem kendine hem de kadınlara…

İtaat eden insan yaratıcı olamaz

Çalışanların etik kodları takip etmesi için ne kadar baskıcı bir sistem var?
– Biz insan varlığı odaklı bir şirketiz. Biz insanları itaat etmeye yönelik olarak değil, doğru karar alma becerilerini artırmaya yönelik olarak eğitiyoruz. Çünkü itaat eden insan yaratıcı olamaz, girişimci veya inovatif olamaz. Herkes hata yapar iş hayatında. Önemli olan hatayı yönetebilme becerisi. Suçu iş arkadaşlarına mı yıkacaksın yoksa kuruma mı? Yoksa hatanın sorumluluğunu alacak mısın? Bunlar çok önemli. Anahtar bu!

Değerleri olmayan ölür

Etik kodları nasıl belirleyeceğiz?
– Kültürel entegrasyon çok önemli. Bunu sağlamak için ilk adım; her seviyedeki kişi cesaretle, korkmadan konuşacak. İnsanların sesini çıkaramadığı ortam iyi bir kültür yaratmaz. Ve gerçekten dinlendiklerini hissetmeliler. Organizasyonun içinde adalet çok önemli. Yetenekleri ölçüsünde insan yükselebilmeli. Çifte standart olmamalı. Çifte standart, önce kaliteyi katleder. Kurum içinde bilgi paylaşımı ve şeffaflık olmalı. Şirketteki tonu tepe yöneticilerin davranışları belirler. Orta kademe yönetim de öyle. Bunlar rol model olduklarını unutmamalı.
Etik konusuna neden bu kadar çok kafa yordunuz?
– Çünkü ancak güçlü değerleri, güçlü etik değerleri olan kurumlar daha kalıcı ve daha başarılı olur. Kalıcı ve sürdürülebilir olmak için ‘değer' şart. Bunu er ya da geç herkes anlar. Yeter ki iş işten geçmiş olmasın. Bu evrensel kurallar dünyanın her yerinde aynıdır. Suudi Arabistan, Çin, Rusya, Peru fark etmez.
Bu etik kodlarla bir ülkeyi de çok daha iyi yönetebilirsiniz…
– Bu kurallar evrensel. İster bir şirkete istersen bir ülkeye uygula. Enron, Lehman Brothers gibi örneklere bakın. Etik kodları olmayanın cezası ölümdür. Kısa vadede para kaybetmeyi göze alırız. Önemli olan uzun vadede hayatta kalmak ve oyunu sürdürmek.