Sözcü Plus Giriş

‘Taksidi sınırladık ama…’

Babacan, gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu

Güncellenme: 10:30, 31/05/2015
‘Taksidi sınırladık ama…’

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan,  Milliyet gazetesine röportaj verdi.

Taksit sınırı getirmelerinden dolayı uzun vadeli borçlanamadığı için vatandaşın bakiyesinin düştüğünü dile getiren Babacan, “Bunların hepsi sıhhatli şeyler, ama tabi kolay işler değil. Çünkü siyasi motivasyon da tam bunun tersine işliyor, vatandaş bol para harcasın, çok şey satın alsın, mutlu olsun. Ama biz ihtiyatlı olmayı tercih edelim. Bazen de çok ihtiyatlı olduğumuz için de bazen işte eleştiriliyoruz, ama çok önemli değil. Türkiye için doğrusu neyse onu yaptık işte, inşallah daha da iyi olur” dedi.

Üç dönem kuralı nedeniyle genel seçimde milletvekili adayı gösterilmeyen, Ak Parti'nin 2002'den sonra kurulan bütün hükümetlerinde bakan olarak görev yapan Babacan, görevinin son günlerinde şu açıklamalarda bulundu:

İHTİYATLI OLMAYI TERCİH EDELİM

Kredi hacmi 2013'te yüzde 35 artmıştı, 2014'te sadece yüzde 16 arttı, tedbir aldık, düşürdük, yani baskı uyguladık. Kredi kartlarıyla ilgili tedbirler, konut kredisiyle ilgili çok şey yapmadık, ama taşıt kredisiyle ilgili tedbirler yaptık, taksit sayılarını sınırladık, bunların hepsi işe yaradı.

Ticari krediler yüzde 20, KOBİ kredileri yüzde 25 arttı. Ama tüketici kredileri sadece yüzde 8 arttı. Vatandaşlarımızın kredi kartı borcu Türk Lirası olarak düştü. Biz 9 taksit sınırı getirince, daha uzun vadeli borçlanamayınca, eski taksitleri ödüyor, ama yeni uzun vadeli, uzun taksitli borçlanamadığı için vatandaşın bakiyesi düşüyor.

CARİ AÇIK BİR KIRILGANLIK ALANI

Türkiye'nin ekonomisinin önemli özelliği, cari açığının oluşu. Türkiye'nin cari açığı bir problem ve bir kırılganlık alanı. Ve bu cari açığın yurtdışından borçlanmayla ya da doğrudan sermaye girişiyle karşılanması gerekiyor, aksi halde dövizi nereden, nasıl bulacak memleket? Finansmanın sağlanması istikrarla alakalı, istikrar olmazsa yurtdışından bunun finansmanı da çok çok zora girebilir. Refah seviyemizi kendi birikimlerimiz az olduğu için yurtdışından finansman getirerek bu noktalara çıkarabildik.

Yoksa her 100 lira mevduatın 121 lirası kadar kredi kullandırmış bankalarımız. Bankalar kendi kaynaklarını tamamen kullandırmış kredi olarak, bir de yurtdışından borçlanmış. Bu kredilerle evler, arabalar alınıyor, yatırımlar yapılıyor. Yani mevcut bizim bu refah seviyemiz dışarıdan finansmanla mümkün. Güven ortamı sarsıldığı anda ciddi bir refah kaybı olur.

ANTALYA'DA GÜNDEM YOĞUN

G-20'de uluslararası vergilendirme konularından tutun da büyümenin finansmanına kadar, bankaların regülasyonundan, düzenlenmesinden tutun istihdam piyasasına kadar üzerinde çalıştığımız çok geniş bir gündem var. 15-16 Kasım'da Antalya'daki zirveye yaklaşık 15 bin kadar misafir bekliyoruz.

G-20'DE KADIN GİRİŞİMCİ HEDEFİ

Bu G-20 içerisinde ayrıca bir W-20 girişimi başlattık, yani Kadın-20 girişimi, bu da kadınların iş hayatındaki etkinliğinin ve rolünün güçlendirilmesini hedefleyen bir girişim oldu. Bu girişim de eylül ayında bizim W-20 ekibimiz başkanlığında toplanacak ve kasımdaki Liderler Zirvesi'ne bu grup öneriler hazırlayacak. Kadın girişimciler için G-20 neler yapmalı, kadınların işgücü piyasasındaki etkinliğini artırmak için neler yapmalı? Zaten G-20'de her ülke kadınların iş gücüne katılım oranıyla erkeklerin iş gücüne katılım arasındaki farkı 2025'e kadar yüzde 25 oranında azaltsın dedik.

PİYASALARIN FİYATLANDIRMASI

Finansal piyasalara Türkiye'yle ilgili rapor yapan uluslararası kuruluşlar, piyasa analistlerinin en iyi senaryosu siyasi istikrar zemininin korunması ve yine tek parti hükümetinin iş başında oluşu. Bunun haricindeki senaryolar piyasalarda hep olumsuz fiyatlandırılıyor.