Sözcü Plus Giriş

Deniz Feneri’nde karar duruşması

Almanya’nın “Yüzyılın yolsuzluğu” olarak nitelendirdiği Deniz Feneri davasının Türkiye ayağında bugün mahkemeden karar çıkacak.

Güncellenme: 10:36, 13/05/2015
Deniz Feneri’nde karar duruşması

Asuman ARANCA

Almanya'nın “yüzyılın yolsuzluğu” olarak nitelendirdiği ve sanıklardan önce soruşturmayı yürüten savcıların yargılandığı Deniz Feneri davasının Türkiye ayağında bugün mahkemeden karar çıkacak. 51 Milyon Euro'luk bağış parasının şüphelilerin şirketlerine aktarıldığına ilişkin birçok belge ve ifadelere karşın, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin nasıl bir karar vereceği merak konusu oldu.

Örgüt ve dolandırıcılık yok dendi
Milyonlarca Euro’luk bağış paralarının usulsüz kullanıldığı iddiasına ilişkin Deniz Feneri yolsuzluğu soruşturmasını yürüten Ankara Cumhuriyet Savcıları Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz, aralarında Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ile RTÜK eski Zahit Akman'ın da bulunduğu şüphelileri gözaltına almıştı. Dernek paralarının AKP’ye aktarıldığı iddialarının da gündeme geldiği soruşturmada, Akman ve Karaman “örgüt kurmak ve nitelikli dolandırıcılık” suçundan tutuklanınca, savcılar görevden alınmış, şüphelilerin şikayeti üzerine HSYK üç savcı hakkında soruşturma başlatmıştı. Sanıklardan önce savcıların yargılandığı soruşturmayı devralan savcılar Harun Kodalak, Veli Dalgalı ve Hakan Pektaş ise, şüpheliler hakkında örgüt ve dolandırıcılık suçundan takipsizlik kararı vererek, daha basit suçlar olan “özel belgede sahtecilik” ve “güveni kötüye kullanma” suçundan dava açmıştı.

Bu deliller görmezden mi gelinecek?
Açılan dava daha sonra suç yerinin İstanbul olduğu gerekçesiyle İstanbul’a gönderildi. Davaya bakan mahkemede, esas hakkında mütalaa veren savcı, Akman ve Karaman ile Almanya’daki davada hüküm giyen sanıkların da aralarında bulunduğu 20 sanık hakkında beraat kararı verilmesini istedi. soruşturma aşamasında elde edilen deliller ise “Bu deliller görmezden mi gelinecek?” dedirtti.

İşte o önemli detaylar:
-Almanya’daki davada hüküm giyen sanıklardan dernek muhasebecisi Firdevsi Ermiş, Türkiye’de dosyadan el çektirilen savcılara, vurgunun boyutunu tüm detaylarıyla anlattı. Dernek paralarının şüphelilerin şirketlerine aktarıldığını söyleyen Ermiş, bazı Akman ve Karaman’a elden para teslim ettiğini de belirtti. Bu iddia, gayrı resmi tutulduğu ortaya çıkan muhasebe kayıtlarıyla da teyit edildi.
-Deniz Feneri parasıyla ilgileri olmadığını söyleyen sanıkların, dernek parasıyla Almanya’da 6 daire aldıkları ortaya çıkınca, daireleri iade etmek zorunda kaldılar.
-Derneğe yapılan bağışlara ilişkin alındı belgelerindeki imzaların sahte olduğu ortaya çıktı.

Bağış parasıyla gemi alındı
-Görevden alınan savcılar, yardım aldıkları söylenen 600 kişinin ifadesine başvurdu. Bu kişiler arasında yardım aldığını kabul eden tek bir kişi dahi çıkmadı. Böylece dolandırıcılık ve sahtecilik de kanıtlandı.
-Almanya’daki dernekte tutulan gayrı resmi muhasebe kayıtlarının aynısı, şüphelilerin İstanbul’daki Atlas isimli şirketlerinin bilgisayarında da bulundu.
-Şüphelilerin iş yerlerine yapılacak baskın öncesinde, bir köstebek tarafından haberdar edildikleri ve bilgisayarlarına format attıkları açığa çıktı.
-Derneğin bağış paralarıyla Letonya'da “Baltic Cristina” isimli bir geminin 1 milyon 150 bin euroya satın alındığı, geminin isminin de satın alındıktan sonra “Atlas 1” olarak değiştirildiği belirlendi. Geminin alınması için kullanılan şirketin ortakları arasında ise, Zekeriya Karaman, İsmail Karahan ve Almanya'da suçunu itiraf ederek hapis cezasına mahkum olan Mehmet Gürhan da bulunuyordu.

Söz konusu geminin alındığı, şüphelilerden İsmail Karahan’a “Ne yapıyorsun sadaka parasıyla gemi alan adam” şeklinde gönderilen bir SMS ile de adeta teyit edildi. Soruşturma kapsamında elde edilen tapelerin delil olduğu iddianameye yazılmasına karşın, söz konusu kayıtların da imhasına karar verildi.

Yayınlanma Tarihi:06:30,